TÜRK HALK MÜZİĞİ VE NEŞAT ERTAŞ

TÜRK HALK MÜZİĞİ VE NEŞAT ERTAŞ

 

*Müzik; insan oluşan duygu ve düşünceleri, uyumlu seslerle anlatma sanatı…

*Müzik; insanoğlunun toplumsal, dinsel, büyüsel, duyusal, düşünsel, gereksinmelerini karşılamak için kullandığı uyaklı-uyaksız, ölçülü-ölçüsüz, düzenli-düzensiz ses, sözlü ses, doğal ya da yapay aygıtların seslerinden oluşan evrensel kültürdür…

*Müzik; hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir..

*Müzik; duygu ile düşünceyi  solo ya da koro halinde anlatma sanatı…

İnsanlar müziksiz yapamaz!..

Müzik her insanın ilgilendiği kültürdür..

Giresun Ticaret Lisesi’ne okurken, müzik kültürüyle 1957 yılında tanıştım..

*İlk “Darbuka” sesini Debboy’da açılan Müzik Cemiyeti’nde yoldan geçerken dinledim.…

*İlk “Bağlamayı” Sokakbaşı’nda Cin Ahmet’ten, Giresun Halkevi’nde Tuncer Kalyoncu’dan, Gogara’daki parkta Cemil Uzel’den dinledim..

*ilk “Ud” sesini Çınarlar’da Kör Nazmi (Nazmi TERZİOĞLU) üstadımdan …

*İlk “Cümbüşü” Yeniyol’da Topal Ayten’den..

*İlk “Kemençeyi” Espiye’de (1952) Plaktan Piçoğlu Osman’dan…

*Yine “Kemençe’yi canlı Bulancaklı Hasan Çakır’dan..

*İlk “Zurnayı” Emeksanlı Kara Mustafa’dan..

*İlk “Davul’u” Emesanlı İsmail abimden…

*İlk “Klarneti” Göreleli Nazmi hocamdan dinledim..

Rahmetli Kör Nazmi, Tuncer Kalyoncu, Göreleli Nazmi

Cemil Uzel Giresun halkevinde hocalarımdı..

3 yıl Giresun Halkevi müzik çalışmalarına katıldım..

Solo sahneye çıktığımda, bağlamacım Apdallı (Pirazizli) Ali abimdi..

Bulancak’ta “Terzi Ali” diye tanınırdı..Mekanı Cennet olsun!

1969 yılına kadar radyolar müzik ve haber aletiydi…

Bu yıllarda radyo dışında müziğe takviye Gramofan olmayan ev yoktu..

İnsanlar radyoda ne icra edilirse onu,  gramofonda kendisi ne isterse onu dinlerdi..Gramofonlar 1970 yıllından sonra eridi kayboldu..

Türk Halk Müziği yurdumuzda genelde  Barak, Bozlak, Gurbet Havası, Gazel, Hoyrat, Kına Havası, Deyiş, Ağıt, Garip, Türkü, Uzun Hava, Zeybek, Yol Havası, Kol Havası, Azeri Havası şeklinde yorumlanırdı….

Daha sonra uydurukçular çıktı..Bu türkülerimizi kalıbından çıkararak, kendi kalıbına uydurdu..Türküleri önemsizleşttirdiler…Eskisi gibi yurdumuzda türküler derlenemedi..Muzaffer Sarısözen’in gayretleriyle Anadolu’da derlenen türküleri dinleyerek büyüdük..

*Çocukluğumda ve gençliğimde TRT sanatçıları dışında kimseyi tanımazdım..

Aşık Veysel’i, Hacer Buluş’u, Nida Tüfekçi’yi, Çekiç Ali’yi, Yıldıray Çınar’ı,Yastımanı,    Hasan Sözeri’yi, Muazzez Türüng’ü, Hacı Taşhan’ı, Bayram Aracı’yı, Zekeriya Bozdağ’ı, Nurettin Çamlıdağ’ı, Ahmet Sezgin’i, Nuri Sesigüzel’i, Ali Ekber Çiçek’i, Davur Sulari’yi, Ruhi Su’yu, Aşık Daimi’yi, Muzaffer Akgün’ü, Ahmet Gazi Ayhan’ı , Mahsuni Şerif’i  söyledikleri türküleri ile radyolardan ve plaklardan dinleyerek büyüdüm..

Neşat Ertaş’ı, Arif Sağ’ı, Tuğrul Şan’ı, Muhlis Akarsu’yu, Mükerrem Kemertaş’ı, Burhan Çaçan’ı, Ömer Şan’ı, Seyit Al’ı, Turan Engin’i, Bedia Akartürk’ü Musa Eroğlu’nu, Hale Gür’ü TV’lerde söyledikleri türkülerle sevdim..

Neşat ERTAŞ’ın bende ayrı bir yeri var…

‘Ne Güzel Yaratmış Yar Yar Seni Yaratan” türküsüyle adını duydum..

O’nun 1967 yılında Sokakbaşı’nda Giresun Kültür Salonun’da canlı performansını izledim..Düşünebiliyor musunuz, bugün yıl 2016, Giresun’da Kültür Salonu yok!..55 yıl önce Giresun’da Kültür Salonu vardı..

Neşat hocaya gelirsek;

*İster; “Türküleri Şehre Taşıyan Adam” deyin!

*İster; “Gönül Dostu” deyin!

*İster; “Halk Müziğine Yön Veren Adam” deyin..

*İster; “Ses ve Saz Virtiözü” deyin..

*İster; “Bozkırın Tezenesi” deyin!.

*İster; “Çağımızın Karacaoğlan’ı” deyin..

*İster; “Kırşehirli Mahalli Sanatçı” deyin!

* ”Söz ve Ses Sultanı” da deyin!

* ”Caz ve Blues Sanatçısı” diyenler bile oldu..

* “Tam Bir Ses Mühendisi”…deyin..

Türkiye’de THM’ni insanlara sevdiren öncü oldu..

Bağlamayı geniş kitlelere sevdirdi…

Bugün bağlamayı eline alan, Neşat Ertaş türküleriyle öğrenmeye çalışıyor..

Neşat Ertaş’ı örnek alıyor..

Tüm eserleri, profesyönel müzik alanında olanlar tarafından okundu..

Popçusu da okudu..Cazcısı da, Türkücüsü de, Arabekçisi de Neşat Ertaş eserleri okudu..

Yaşamı boyunca bu milletin içinde ve dilinde oldu..Şimdi kendisi yok ama O olmaya da devam ediyor..

Yaşamı boyunca sazı ile sözü ile gönüllerde taht kurdu..

Sesinde, sazında ve tavrında ekol oldu..

Yeri mekanı Cennet olsun!

FOTOLAR;

1-Neşat Ertaş..

2-Muzaffer Akgün

3-Ahmet Sezgin..

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar