
| GİRESUN’UN KAYIP YILLARI SESSİZ ODALARI VE CEVAPSIZ SORULARI |
Giresun yıllardır aynı sorunları konuşuyor, Sorunlar değişmiyor, yalnızca yıllar geçiyor.
Ancak asıl üzerinde durulması gereken konu, bu sorunların varlığı değil; bu sorunlar karşısında şehrin en güçlü kurumsal yapılarının neden etkili bir irade ortaya koyamadığıdır.
Giresun’da ticaret odası, esnaf odaları, meslek kuruluşları ve çeşitli sivil toplum örgütleri on yıllardır faaliyet gösteriyor. Binlerce üyeyi temsil eden, önemli bütçelere sahip olan ve kamuoyunda ağırlığı bulunan bu kuruluşların temel görevi sadece seçim yapmak, belge düzenlemek veya rutin hizmet sunmak değildir.
Giresun’da faaliyet gösteren meslek odaları, ticaret ve sanayi kuruluşları, esnaf teşkilatları ve diğer sivil toplum kuruluşları aslında şehrin en güçlü kurumsal yapıları arasında yer almaktadır. Binlerce üyeyi temsil eden, onlarca yıllık geçmişe sahip bu kuruluşların ortak akıl üretmesi, kentin sorunlarını gündemde tutması ve çözüm arayışlarına öncülük etmesi beklenir.
Ancak yıllardır Giresun’un kronikleşen sorunlarına baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz.
Ulaşım sorunları, çevre yolu ihtiyacı, istihdam eksikliği, genç nüfusun göçü, sanayi yatırımlarının yetersizliği, limanın etkin kullanılamaması, turizm potansiyelinin değerlendirilememesi gibi birçok konuda güçlü ve sürekli bir kurumsal mücadele ortaya konulduğunu söylemek güçtür.
Asıl dikkat çekici olan ise şudur: Şehrin ekonomik ve sosyal hayatında söz sahibi olması gereken odalar ve sivil toplum kuruluşları, çoğu zaman ortak bir masa etrafında buluşamamaktadır. Bir araya gelerek ortak deklarasyon yayımlayan, merkezi yönetime somut proje sunan, Ankara nezdinde sürekli takip yapan bir yapı görmek oldukça zordur.
Oysa Türkiye’nin birçok ilinde oda ve sivil toplum kuruluşları şehir adına birlikte hareket ederek önemli yatırımların önünü açabilmektedir. Giresun’da ise kurumlar çoğu zaman kendi alanlarıyla sınırlı kalmakta, şehir ölçeğinde ortak bir vizyon ortaya koyamamaktadır.
Bir başka tartışma konusu da yöneticilerin görev süreleridir.
Demokratik seçimlerle göreve gelen oda ve dernek başkanlarının yeniden aday olması elbette en doğal haklarıdır. Ancak demokrasi sadece seçilmekten ibaret değildir. Aynı zamanda hesap verebilirlik, performans değerlendirmesi ve ortaya konulan sonuçlarla da ilgilidir.
Yıllardır görevde bulunan yöneticilerin dönemleri boyunca Giresun’a hangi yatırımların kazandırıldığı, hangi sorunların çözümüne katkı sundukları, hangi projelerin hayata geçirildiği kamuoyu tarafından sorgulanmalıdır. Çünkü temsil makamları bir unvan değil, bir sorumluluktur.
Bir şehirde aynı isimlerin uzun yıllar görev yapması tek başına bir sorun değildir. Sorun, uzun yıllar boyunca somut sonuç üretilememesine rağmen değişimin gündeme gelmemesidir.
Belki de Giresun’un ihtiyacı olan şey yeni kurumlar değil; mevcut kurumların daha şeffaf, daha katılımcı ve daha hesap verebilir hale gelmesidir. Oda ve STK seçimleri sadece belirli grupların kendi iç meselesi olmaktan çıkmalı, üyeler yöneticilerden faaliyet raporları kadar somut şehir projeleri de istemelidir.
Bugün Giresun’un en büyük ihtiyacı ortak akıldır. Birlikte hareket edebilen, siyasi görüşlerden bağımsız olarak şehrin çıkarlarını savunabilen, gerektiğinde Ankara’nın kapısını aşındırabilen güçlü bir sivil toplum iradesidir.
Çünkü şehirler, sorunlarını konuşmaktan çekinen kurumlarla değil; çözüm üretmek için cesaret gösteren kurumlarla büyür.
“Bir şehrin geleceğini belirleyen şey, sahip olduğu sorunlar değil; o sorunlara karşı gösterdiği ortak iradedir.”
“Makamlar kalıcı değildir; geride bırakılan eserler ve hizmetler kalıcıdır.”
Asıl görevleri, temsil ettikleri kesimlerin ve şehrin ortak menfaatlerini savunmaktır.
Peki bugün dönüp baktığımızda şu soruyu sormamız gerekmiyor mu?
Giresun’un son yirmi yılında hangi büyük yatırımın arkasında güçlü bir sivil toplum baskısı vardır?
Hangi ulaşım projesi için ortak bir mücadele verilmiştir?
Hangi ekonomik sorun karşısında Ankara’nın kapıları aşındırılmıştır?
Hangi konuda bütün odalar bir araya gelerek ortak bir strateji oluşturmuştur?
Bu soruların cevapları ne yazık ki kamuoyunu tatmin edecek düzeyde değildir.
Şehir büyümüyor, nüfus azalıyor, gençler başka illere gidiyor, yatırımcı yeterince gelmiyor; fakat bu tablo karşısında odaların ve meslek kuruluşlarının ortaya koyduğu refleks çoğu zaman birkaç basın açıklamasını aşamıyor.
Daha da düşündürücü olan ise yöneticilerin uzun yıllardır görevlerini sürdürmeleridir.
Elbette her yönetici demokratik seçimlerle göreve gelir ve yeniden aday olma hakkına sahiptir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak demokrasinin özü yalnızca seçilmek değildir.
Demokrasinin özü hesap verebilmektir.
Bir yönetici yıllarca görevde kalabilir. Fakat aynı süre içerisinde şehre ne kazandırdığını, hangi sorunların çözümüne katkı sunduğunu, hangi projeleri hayata geçirdiğini de açıklamak zorundadır.
Bugün birçok oda seçiminde üyeler, projelerden çok mevcut ilişkiler ağının belirleyici olduğu bir ortamla karşılaşmaktadır. Yönetimler değişmiyor, isimler değişmiyor, anlayış değişmiyor. Sonuç olarak şehir de değişmiyor.
Oysa kurumlar kişilerden büyüktür.
Bir oda başkanının görevi makamını korumak değil, temsil ettiği kesimlerin haklarını savunmaktır.
Bir meslek kuruluşunun görevi protokol fotoğraflarında yer almak değil, gerektiğinde şehrin hakkını en güçlü şekilde talep etmektir.
Bir sivil toplum kuruluşunun görevi siyasi iktidarlarla veya yerel güç odaklarıyla iyi ilişkiler kurmak kadar, gerektiğinde yanlış gördüğü uygulamalara karşı durabilmektir.
İşte Giresun’da uzun süredir eksikliği hissedilen nokta tam da budur.
Şehir adına konuşan çok kişi vardır ama şehir adına mücadele edenlerin sayısı aynı ölçüde değildir.
Bugün Giresun’un ihtiyacı yeni tabelalar, yeni dernekler veya yeni makamlar değildir.
Giresun’un ihtiyacı cesur bir sivil toplum anlayışıdır.
Siyasetten bağımsız olarak şehrin çıkarlarını önceleyen, hesap vermekten kaçmayan, üyelerine karşı şeffaf olan ve sonuç üretmeyi hedefleyen bir yönetim kültürüdür.
Çünkü makamların uzunluğu başarı ölçüsü değildir.
Bir koltukta kaç yıl oturulduğu değil, o koltukta otururken şehre ne kazandırıldığı önemlidir.
Giresun artık aynı isimleri, aynı açıklamaları ve aynı mazeretleri değil; somut projeleri, ortak mücadeleyi ve gerçek sonuçları görmek istemektedir.
Şehrin geleceği bunu beklemektedir.
Görüş ve öneri için : osmanbayram_28@hotmail.com