Ülke iyi yönetilmiyor

Ülke iyi yönetilmiyor

On beş yıldır ülkeyi AKP iktidarı yönetiyor. Ne yazık ki yönetemiyor! Bu nedenle içeride ve dışarıda sorunlar büyüyor. Hem de her alanda…

Ülke dışında Suriye’de ve Irak’ta sıkıntılı bir süreç ile karşı karşıyayız. AB ile sorun var. ABD ile sorun var.

Yunanistan Ege’de adalarımızı işgal ediyor ses yok. Kıbrıs konusunda Cenevre Görüşmeleri yapılıyor, kamuoyunun haberi yok… Gelen bilgiler can sıkıcı.

Sadece İsrail ile şimdilik sorun yok görülüyor. Sanırım bunun nedeni, CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun gündeme taşıdığı ve belgelerini gösterdiği, ABD’de ki Yahudi lobilerine 67 milyon dolar ödenmesinden!

Biz bütçeden 67 milyar dolar ödedik. İsrail ise Mavi Marmara ile ilgili olarak ölenlerin ailelerine 20 milyon dolarlık tazminat ödedi sorun çözüldü! Dost olduk…

Birde uçak krizi ile ilişkilerimizin bozulduğu Rusya ile bu aralar muhabbetimiz iyi. Neredeyse başka da dost ülke kalmadı.

***

Ülke içinde de çözüm bekleyen çok sorun var. Her gün bu sorunlara yenileri ekleniyor. Ekonomik kriz giderek yaklaşıyor. Yıllardır izlenen yanlış ekonomik politikalar ile adeta krize davetiye çıkarıldı.

Ekonomi üretim yerine sıcak paraya dayalı yürütüldü. Sıcak para ne için gelir? Paradan para kazanmak için.

Merkez Bankasına yapılan müdahaleler ile sıcak para girişi azaldı. Ayrıca ülkemizdeki ekonomik ve siyasi riskler de sıcak para girişini azalttığı gibi kaçışlara da neden oldu.

Türk Lirası karşısında doların değer kazanması da sıcak para kaçışında etkili olmuştur.

Cari açıkta ülkemizde oldukça fazladır.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılsonu itibarıyla cari açığımız 0,6 milyar dolar iken 2015 yılsonu itibarıyla cari açığımız 143 milyar 935 milyon dolar olmuştur. Dolar AKP’nin iktidar olduğu zaman 1,58 TL iken bugün 3,40 TL olmuştur. Benzin 1,66 TL iken bugün 4,83 TL olmuştur.

İşsizlik % 8 den % 13’e çıkmıştır.

2002 yılında vatandaşın kredi kartı ve bireysel kredi borcu toplamı 6,4 milyar TL iken bugün 420 milyar TL’yi aşmıştır. Takipteki borçlar oldukça fazladır. İcrada dosyalar raflara sığmıyor!

İç ve dış borç toplamı 2002 yılında 222 milyar dolar iken bugün 405 milyar dolar olmuştur. “IMF’ye borcumuz yok “ açıklamasının yanlışlığını İMF borcumuzu açıklayarak vermiştir. Türkiye IMF’ye borçlu ülke sıralamasında 26. Sıradadır ve toplam borcu 285,4 milyar dolardır.

Yoksulluk giderek artmaktadır.

İktidar yoksulluğu yönetmek için sadaka devlet modelini uygulamaktadır.

Ayrıca bir yandan dini duyguları artırmaya çalışmakta, öte yandan da otoriter yöntemlerle tepkilerin sokağa taşmasına engel olmaya çalışmaktadır. (OHAL ve KHK yetkisi de bu konuda işe yaramaktadır!)

Sendikasızlaştırma ve taşeron çalıştırma da bu nedenle bilinçli bir politikadır.

Ancak buna rağmen ekonomik göstergeler yaklaşan bir krize işaret ediyor. Bu kriz, 5 Nisan krizinden daha ciddi sonuçlar doğurabilir!

Veriler bu krize işaret ediyor!

***

Ülke içerde ve dışarıda pek çok sorunla karşı karşıya… İktidar bu sorunları çözmek yerine yeni sorunlar yaratmanın peşine düşmüş gibi.

Küçük kız çocuklarına taciz, istismar ve tecavüz edenlerin mağdurla evlenmesi durumunda CMK’ nın 231. Maddesindeki koşullara bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine yönelik vicdanları sızlatan bir yasayı TBMM gündemine getirebiliyor!

Yasalarımıza göre evlilik yaşı 18’dir. Yine yasalarımıza göre ailelerin rızası ile 17 yaşında veya mahkeme kararı ile 16 yaşında da evlilik olanaklıdır.

O halde iktidarın yasa teklifine göre taciz, istismar veya tecavüze uğrayan kız çocuklarında 15 yaş ve daha küçükler ağırlıktadır…

Salı günü bu teklif yasalaşırsa, cezaevindeki binlerce taciz, istismar ve tecavüz sanığı özgürlüğüne kavuşmak için mağdura ve ailesine baskıya başlayacaklardır.

Mağdurun babasına yüksek rakamlar önereceklerdir.

Anlaşmalı nikâhlar yaşanacaktır. Birkaç yıl sonra boşanmalar yaşanacaklardır…

Yeni mağduriyetler ortaya çıkacaktır.

Ne yazık ki iktidar olaya mağdur penceresinden değil tacizci, istismarcı ve tecavüzcünün penceresinden bakmaktadır.

Bu bakış cahiliye dönemi bakışıdır. Çağdaş cumhuriyet hukukuna uygun bir bakış değildir.

Bu ortaçağ bakışı ile ülkenin yönetilemeyeceği ekonomik veriler ile sabittir. Eğitim politikaları ile sabittir. Dış politika anlayışı ile sabittir.

Çoğulcu demokrasiden uzaklaşması ile sabittir…

Ve tüm veriler göstermektedir ki ülkemiz yıllardır iyi yönetilmemektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar