• DOLAR
    7,7894
  • EURO
    9,3367
  • ALTIN
    443,21
  • BIST
    10,3919
SİYASİLERE KARŞI NİYE BU KADAR  KÖTÜ DAVRANILIYOR?

SİYASİLERE KARŞI NİYE BU KADAR  KÖTÜ DAVRANILIYOR?

İnsan yaşadığı toplumda bilgi deneyim tahsil yoluyla kendini yetiştirdiğinde birikimini  topluma hizmet etmek için harçamak istediğinde  demokratik yollardan  zamanı ve süresi içinde baş vurmak suretiyle  kısıtlı deyilse her türk vatandaşı aday olma koşullarını yerine getirmiş’se , aday olma şartlarına haizse aday olabilir.

Siyasi partilerden millet vekili , belediye başkanı ,il genel meçlisi, belediye meçlisi, dernek , oda , başkanlıği yönetim kurulu üyeliği, köy , mahalle muhtarlığı ihtiyar heyetliği görevlerine talip olabilir.Olmalı da. Ancak her kişinin kendine ait siyasi görüşü ,arkadaş çevresi  , mahalle grupları sülale faktörü gibi guruplaşmalar nedeniyle taraf olma hakkı vardır bu da gayet tabidir.Aday olanların ise amacı yaşadığı ve ait olduğu topluma hizmet etmek olduğuna göre aday olanlar seçmenlere göre üstün insanlardır biz seçmenler hizmet edilecek olan; Adaylar ise hizmet etmeye talip olanlardır.

Bize hizmet etmeyi kendine amaç edinmiş insanlar  bizim başımızın tacı olmalıdır. Mesayisini  ,enerjisini bize hizmet etmek için yola girmiş adaylar bizden üstündür. Amacları bize hizmet etmektir.Oysa bizler ne yapıyoruz? Kendi siyası gurubumuza uymayan bizim gibi düşünmediği kanısına  vardığımız adaylar hakkında karalama , adeta yaftalama kampanyası yapmakta  linç oparasyonu yapıp olayı kalp kırma noktasına kadar getirmekteyız.Oysa aday olanların yapacakları porojeleri anlatmaları  karşı adaylarında porojelerin eksiklİk ve noksanları üzerinden eleştiri yapmaları gerekmezmi? Bizim kültürümüzde ise bu tam tersi ceyran etmekte, olaylar kişiselleştirilip projeler üzerinden değilde  kişiler üzerinden yapılmaktadır.

Biz seçmenler acısından ise  durum daha karışık bir hal almakta kendi tuttuğumuz siyasi parti veya adayın kazanması adına birlikte aynı havayı aldığımız adaylar hakkında acımasız eleştirilerde bulunmakta . Bir arada geçirdiğimiz günleri unutup daha yüz yüze gelmeyeçekmiş gibi acımasız itamlarda bulunup  rakip gördüğümüz dostlarımızı yerden yere vurup. ‘’Kuzudan yılan doğmaz, yılandan kuzu doğmaz’’ Ata sözünü işleyerek kendisi bu göreve layıksada dedesi, dayısı, babası  gibi aileden gelen eksik davranışları  ortaya cıkarıp elimizden gelen olumsuz bütün örnekleri  ortaya dökmekten kacınmıyoruz. Gerçek arkadaş, zekânı keskinleştirmen için yardım eder. Sabit tavsiyelerde bulunmaz; çünkü sabit tavsiye işe yaramaz. Bugün doğru olan, yarın doğru olmayabilir ve bir durumda doğru olan başka bir durumda yanlış olabilir. Durumlar her zaman değişiyor, o halde ihtiyacımız olan sabit bir görüş modeli değil, bakış açısıdır. Böylece kendiliğinden nasıl davranacağını ve kendi varlığına nasıl dayanacağını bilirsin.

Oysa aday olan nın amacı bize hizmet etmek bizim amacımızda hizmet alacak olan deyilmiydi?  Amacı bize hizmet etmek olan insan’a kötü demek nankörlük deyil mi? Aday olup en Az oyu alan bizden daha üstün bir insandır.  Bize hizmet etmek istemektedir. Buna karşılık bizim yaptığımız ise nankörlüktür.Seçim bittiğinde ise kazanan kazandığıyla amel etmek için hizmet etmeye calışmakta.

Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.

Güneş onu yakıp kavurur.

O da Tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye.

“Ol” der Tanrı. Güneş oluverir.

Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.

Bulut olmak ister. “Ol” der Tanrı. Bulut olur.

Rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.

Rüzgâr olmak ister bu kez.  Ona da “Ol” der Tanrı.

Rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.

Her şey karşısında eğilir.

Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.

Oradan eser buradan eser, kaya bana mısın demez!

Bildiniz !  Tanrı kaya olmasına da  izin verir.

Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı…

ama sırtında bir acı ile uyanır…

Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.

Kaderini sev ! belki seninki en iyisidir

Kaybedende bizimle aynı ortamda yaşamını sürdürmeye devam etmekte  birbirimize her an değişik konularda ihtiyaçımız olduğunu farkedip mahcupiyet içine girmekteyiz .Bazende kırmadan önçe sıra şu an sende deyil deyip kırmadan aday seçmeyi başara bilsek.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar