RIZA MI, REZA MI?

RIZA MI, REZA MI?

Elini, kolunu sallayarak ABD’ne gidene kadar en saygın ve popüler kişi, saygıdeğer iş adamı olarak tanıtılmaktaydı. 24 yaşında ülkemize geldiği ya da getirildiğinde, siyasetin zirvelerinde bulunanlarla olan özel ilişkileri nedeniyle ışık hızıyla zirveye tırmandırıldı. AKP’nin üst düzey yöneticileri tarafından el üzerinde tutuldu, baş tacı yapıldı.

Özel statü ile Türkiye Cumhuriyeti ‘istisnai vatandaş’ kimliği verildi.

Yandaş TV’de, üstelik Türk Bayrağı fonu önünde, ülkemizin cari açığının yüzde 15’ini kapattığı göğsünü gere gere anlattırıldı.

En başarılı işadamı olarak devlet büyüklerinin elinden ödül aldı.

Devlet protokolünde yer gösterilerek, ‘ hayırsever işadamı’ unvanına sahip oldu.

İran vatandaşı iken Reza olan adı, Türk vatandaşlığı verilirken Rıza yapılmıştı.

ABD’de yargılanıp konuşmaya başlayınca, dünün Rıza’sı tekrar Reza oldu.

Bir zamanların ‘kardeşim Esad’ adının ‘Esed’ olarak söylendiği gibi.

Yine, bir dönemler baş tacı edilen, manevi şahsiyeti önünde saygı ile eğilinen, ‘sahtekar olan bu adamın amacı başka, terörist’ denildiğinde, ‘bunu söyleyenler vatan haini. O, ülkemizin değeri olan hoca efendimiz F. Gülen Hazretleri’ demişlerdi.

Rıza’nın eski adına dönülmeden önce epey mücadelesi yapıldı.

Kişisel suçu ‘milli dava ve sorun’ olarak görülerek, ABD’ne iki kez nota bile verildi.

Dünün saygıdeğer iş adamı olarak önünde sıraya dizilenlerin Rıza’ları, mahkemede ‘ötmeye’ başlayınca, ‘devletin gizli bilgilerini yurt dışına kaçıran casus, hain’ ilan edildi.

‘Kimin adamı’ olduğu sorgulanmakta.

Hemen söyleyeyim ki ne FETÖ, ne Zarrab, ne de benzerleri hiçbir dönemde, bizler gibi yurtseverlerin adamı olmamışlardır.

Onlar, asla bizlere yaklaşamaz ve kimlerin adamı olacaklarını gayet iyi bilirler.

Gelişen olaylar izlendiğinde, her zaman olduğu gibi nedenler görmezlikten gelinerek, sonuçlar üzerinden değerlendirme yapılmakta.

İşin aslı, özü unutturularak kasıtlı olarak CHP’ne yüklenilmekte.

Tıpkı FETÖ olayında olduğu gibi algı yönetimi harekete geçirilmiş durumda.

Dönemin Rıza’sına ‘…Senin önüne yatarım…’ , ‘…her Cuma günü bir bakara, makara sallarım…’, dediği iddia edilen, 700 bin dolarlık saat ile hava atan CHP’li bakanlardı.

17-25 Aralık sürecinde ayakkabı kutularına yerleştirilen milyonlarca dolarları imam hatip lisesi yaptırmak için evde saklayanlar da CHP’li yöneticilerdi.

Bir zamanların Rıza’sının, bakanlara verdiği iddia edilen milyonlarca dolar rüşvet ( bir bakana 50 milyon dolar verdiğini şimdiki Reza söylemekte) soruşturulması mecliste bulunan CHP’lilerin oyları ile reddedilmişti değil mi?

Zerrap’ın açıklamalarını yok sayma yerine, AKP oyları ile aklanan adı geçenler hakkında neden yeniden soruşturma başlatılmıyor?

Yoksa, ucu bir yerlere dokunabilir diye mi korkulmakta?

Burhan Kuzu’nun söylemi ile, ‘oğlan bizim, kız bizim.’ Kimi, nasıl yargılayacaksınız?

‘Devletin sırlarını açıklayan casus’ ilan edilen dünün Rıza’sı için ‘can güvenliğinden endişe ediyoruz..’ notası verilmesine ne dersiniz?

Daha dün ‘hayırsever işadamı madalyası’ takılan bu adamı Türkiye’ye kim getirmişti?

Ahmet Davutoğlu, ‘..kim kendi çıkarını düşünmüş, servetini artırmayı planlamış,

rüşvet almış, haksız kazanç peşinde olmuş ve elde etmişse hesap sorulmalıdır…’demiş.

Akşam oldu ama sizlere günaydın….günaydın…ve onlarca kez günaydın.

Daha 25’li yaşlarda bağrınıza bastığınız, gözbebeğiniz olan R.Zarrap’ın rüşvet verdiği iddia edilen bakanlar ile ilgili 17-25 Aralık iddiaları mecliste yapılan oylamada AKlanırken nerelerdeydiniz?

‘Rüşvet aldığı iddia edilenlerin de mal varlığına da el konulsun, yeniden yargılanma başlatılsın..’ diyebilir misin?

Sonuç mu? Allah affetsin, yanıldık, aldatıldık, kandırıldık deyip kendilerini AKlarlar.

‘Senin önüne yatarım’ dediği öne sürülen ve 50 milyon dolar rüşvet aldığı söylenen  zatlardan ses gelmemekte, kayıplarda.

Sanki ‘yer yarıldı, yerin dibine girdiler.’ Yoksa, suskunluk kabullenmek mi?

Rıza Sarraf gerçeğini sorgulamadan, Kılıçdaroğlu üzerinden algı yaratmaya çalışarak gerçekleri saklamaya çalışanlara gözü kapalı inanan aklını kiraya verenlere ne dersiniz?

Biliniz ki; ‘Güneş balçıkla sıvanmaz’ ya da ‘Mızrak çuvala sığmıyor’

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar