Kutlu Doğum ile Gelen En Güzel Peygamberim Muhammed Mustafa (S.A.V)

Kutlu Doğum ile Gelen En Güzel Peygamberim Muhammed Mustafa (S.A.V)

 

Alemlere Rahmet Olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed in bizlere sunduğu merhamet ve şefkat vurgusunun tüm yaralara merhem olması, tarih boyunca tüm insanlığın ortak değeri olan merhamet ve şefkati hayatın her alanına etkin kılmamız temennisi ile tüm İslam aleminin Kutlu Doğum Haftası’na ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

KUTLU DOĞUM HAFTASI NEDİR?

Kutlu Doğum Haftası, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1989 yılında başlatılan, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da desteklenerek Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’in doğum tarihinin miladi olarak doğum günü olan 20 Nisan’ın içinde geçen haftaya denir.

Mevlit gecesi ise 13.yy’dan beri kutlanmaktadır. Kutlu doğum haftasında Hz. Muhammed (S.A.V) yad edilir ve kendisine salavat okunur. Bu hafta da anma etkinlikleri yapılır.

BİZ SENİ ALEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERDİK   (Enbiya Suresi.107.Ayet.)

Dedi gördüm oL Habib’in anesi,

Bir aceb Nur kim, güneş pervanesi.

İndiler gökten melekler saf saf,

Kâbe gibi kıldılar beytim tavaf.

Dediler oğlun gibi hiçbir oğul

Yaratılalı cihan, gelmiş değil

Bu gelen İlm-i Ledun Sultanıdır

Bu gelen Tevhid-ü İrfan kanıdır.

Süleyman Çelebi.

Yüce Allah’ın; “Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım” diye hitap ettiği Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.S) ‘nin doğduğu gecedir.

İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen en son ve en büyük Peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s ) 571 yılı Nisan ayının 20’sine rastlayan, Rebi’ul-evvel ayının 12. Pazartesi gecesi, sabaha karşı Mekke-i Mükerreme’de dünyaya gelmiştir.

O dünyaya gelmeden önce her tarafta küfür, zulüm ve her çeşit dalalet, ahlaksızlık hüküm sürmekteydi. Mukaddes Mekke şehrinde, putları Allah’a eş tutanlar tarafından Kabe’nin içi, dışı ve etrafı irili ufaklı putlarla donatılmıştı. İman yok, vicdan yok, zulüm çok. Irz ve namus ayaklar altına alınmıştı. En şerefli varlık olması gereken insan ahlaksızlığın yüz karasıydı.

Bu feci durumda kıvranan insanlık sanki bir şeyleri bekler gibiydi. O, Hz. Muhammed olmalıydı. Allah’ın lütfu, beşeriyete bir defa daha erişmiş, insanlığın çilesi dolmuş, Hz. Muhammed’in kutlu doğumu yaklaşmıştı.

On dört asır evvel yine böyle bir geceydi. Peygamberlerin en üstünü Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V), Mekke-i Mükerreme’de ayın on ikisine rastlayan bir pazartesi gecesi dünyaya geldi ve insanlığı şereflendirdi. Gün yeni ağarmıştı. Mekke ufukları şimdi kızarıyordu. Gelen Hz. Muhammed’in nurundan çıkan bir aydınlıktı.

Büyük şair Arif Nihat Asya, Peygamberimizin doğumunu ne güzel anlatıyor:

Günler, ne günlerdi! YA MUHAMMED,

Çağlar ne çağlardı;

Daha dünyaya gelmeden

Müminlerin vardı….

Ve bir gün ki gaflet

Çöller kadardı,

Halime’nin kucağında

Abdullah’ın yetimi

Amine’nin emaneti ağlardı.

Hatice’nin goncası,

Aişe’nin gülüydün.

Ümmetinin gözbebeği

Göklerin Resulüydün.

Hz. Muhammed (S.A.V) efendimizin gelişlerinden önce müjdesi Tevrat’ta ve İncil’de verilmiştir. Kur-an-ı Kerim bu hususu şöyle dile getirmektedir.

Hani, Meryem oğlu İsa, Ey İsrail Oğulları !! şüphesiz ben Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, AHMED adında bir peygamberi müjdeleyici olarak gönderdiği peygamberiyim demişti.

Peygamberimiz Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde dünyaya geldiği gün ve gecesinde yeryüzünde bir çok harikalar meydana gelmiştir. En önemlileri şunlardır;

1-Kisra Sarayının burçları yıkılmıştır. ( İran’daki saray )

2-İran’da 1000 yıldan beri yanan ateş o gece sönmüştür. (İran’daki Mecusilerin taptıkları ateş )

3-Sava Gölü kurumuş ve yere batmıştır. (İran’da Sava Kasabasının yakınında)

Müslüman Alemi için, bütün kainatın yaratılışından şuan ki ve de gelecek bütün zamanlar içerisine kadar yaşanmış olan eşsiz, tek, en parlak ve de en önemli hadise şüphesizdir ki Yüce Yaradan Resulü’nün (S.A.V) kutlu doğumudur.

Yüce Peygamberimiz yaratılmamış olsaydı, hiçbir şey yaratılmayacaktı. Eğer ki o yaratılmasaydı, hiçbir şeyin yaratılmasının anlamı, manası kalmayacaktı. Peygamber Efendimizin üzerinde yaşamadığı bir yeryüzü, bir evren, yaşanmaya değecek bir evren olmayacaktı.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V) ve de O’na ayet, ayet gönderilen Rehberimiz olan Kura’nı Kerim’in vazettiği hakikat nurlarının yokluğunu tasavvur edebilseydik, nasıl bir karanlıkla, nasıl berbat bir vahşetle yüz yüze geleceğimizi de hayal edebilirdik.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V) olmadığı bir evrende, bütün her şeyin bir hiçlikten çıkıp yeni hiçliklere gömüldüğü, adeta hiçbir anlamı olmayan, manasız olan, dayanıksız ve de çıldırtıcı görüntülerin mahşerinden birer tablo ile ibaret kalacaktı.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V) olmasaydı, kainat adeta taşıdığı tüm sırlarıyla beraber dilsizleşecekti, var edilen hiçbir şey, kendi sırrını insanlara açmayacaktı.

Ondandır ki Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V) “alemlere rahmet” olarak gönderilişi bu yüzdendir.

Bütün kainatın ta ki en başından, Peygamber Efendimizin doğumuna hazırlanması, O’nun o eşsiz muhteşem doğumuyla kainatın ruh kazanması da, adeta yeniden doğması bu sırdandır da diyebiliriz.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V) asırlardan beridir ki ümmeti tarafından Şefkat ve de Rahmet Peygamberi olarak her zaman, her saniye hatırlanması, her dakika da her namaz da her dua da salat ve de selam gönderilmesi de bu büyük sırdandır.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V), baştan sona o muazzam büyüleyici ve de Müslümanların pusula olan Kur’an ahlakıyla tamamen güzelleşmiş hayatıyla, Kur’an-ı Kerim hakikatlerine dair verdiği harika derslerle, mübarek olan o sözleriyle, o muhteşem halleriyle bugün de, tüm evrende ki Müslümanlar için yollarını aydınlatan, yollarını güzelliklere çıkaran, her yeri beyazlatan ve de ışıklandıran büyük bir rehberdir.

O, Hakta, adalette, merhamette, insanlıkta, yemede, içmede, oturup kalkmada, işte, güçte, devlet başında, vazifede, liderlikte ve hayatın akla gelen her şubesinde TEK ÖNDER VE TEK İNSAN. Kutlu doğum haftanız mübarek olsun!

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (S.A.V) salat ve selam olsun…

Selam ve Dua ile..

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar