• DOLAR
    8,2378
  • EURO
    9,6941
  • ALTIN
    505,11
  • BIST
    1,1770
EĞİTİMDE GERÇEK OLAN

EĞİTİMDE GERÇEK OLAN

İki hafta süren yarıyıl dinlencesi sona erdi ve dün itibariyle dersler yeniden başladı.

Öğrencilerin neredeyse tamamına yakını “ne çabuk geçti, karneleri daha dün aldık, tatil bir ay olsaydı” serzenişleri bir hafta kadar sürer.

Sırada ise, hava tahmin raporlarının günlük, hatta aylık izlenmesi var.

Kar yağışı ve okulların birkaç gün de olsa tatil edilmesi beklenecek.

Sadece öğrenciler değil, sayıları az da olsa öğretmenlerden de aynı düşüncede olanlar yok değil.

Tatilinin okulun açık olduğu gün sayısından fazla olan tek ülkeyiz.

Okulu en az seven öğrenci ve öğretmen bizde.

Dini ya da ulusal bayramların hafta sonu tatiline rastlaması sadece öğrencilerin değil, çalışanların bile moralini bozmaya yetmekte.

Gerçek olan, dünya devletleri arasında eğitim süresi en kısa olan bizim ülkemiz.

Sınavlara odaklı eğitim sistemimizi bir türlü rayına oturtamadık.

Varsa yoksa sınav, üstelik ilkokuldan üniversiteye değin.

Çocukluktan itibaren yaşamın her aşamasında sınav var.

Dün vardı, yarın da, gelecekte de olacak.

Çocukların neredeyse tamamında bulunan sınav kaygısı ve stresini en aza indirme, hatta yok etmenin yolları mutlaka bulunmalı.

Dünden ders almadan, bugünü görmeden yarınları hesabını yapmak başarısızlığa yol açacaktır.

Her ülkenin eğitim ve diğer alanlarda belirledikleri amaç ve ilkeleri bulunmakta.

Tüm uğraş, eğitimi aracı kılarak hedeflere ulaşmak, toplumun mutluluğunu sağlamak.

Başarabilmenin tek yolu, eğitimin öğeleri arasındaki çatışmayı yok ederek,  işbirliğine dönüştürmekle olacaktır.

En zengin olanı bile her şeyi devlet yapsın, bana dokunmasınlar anlayışında.

Bilinmesi gereken, eğitim sadece devlete bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir.

Öncelikle aileler olmak üzere, tüm kurum, örgüt ve kuruluşlar duyarlı davranarak, gücü oranında eğitime katkıda bulunmak zorundadırlar.

İlerdeki yaşamında kendi ayakları üzerinde durabilen, bağımsız güvenli bir kişilik oluşmasına ailede verilen eğitimle başlanır.

Çocuğun mevcut alabilirliği, başarı ve başarısızlıkları dikkate alınarak, beklentiler buna göre ayarlanmalıdır.

Onların, akranlarından oluşan bir sosyal çevresi bulunmakta.

Belirli zamanlarda hoşça zaman geçirme ve başarıyı yakalama yönünden bu çevre çok önem taşımakta.

Öğrencileri hep gelecekte yaşamaya zorluyoruz.

Esasında bugünü yaşayarak geleceğe hazırlık yapılmalı.

Ders alma, deneyim kazanma yönünden önceki yaşantılarımız çok önem taşımaktadır.

Aileler çocukları için neler yapmalıdırlar?

Aile ilk eğitim kurumu olma özelliğini taşımakta.

Geleceğe yönelik planlama yapılarak, disiplin içersinde uygulanmaya konulmalı.

Disiplinli olma birçokları tarafından farklı algılanabilir.

Başarıyı yakalamanın yolu planlı, programlı ve disiplinli çalışmadan geçmektedir.

Disiplin asla baskı, şiddet, kesin ve katı çizgiler çizerek uygulanması demek değildir.

Öğrenci için her şey, hep ders çalışmak anlamı taşımaz.

Onlara kaldıramayacağı yük verilmemeli, planlı ders çalışma alışkanlığı sağlanmalıdır.

Sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler çocukların yaşam alanlarında mutlaka yer almalı.

Öğrenme her yerde, eğitim yaşamımızın her aşamasında vardır.

Önemli olan çocuğa görev bilinci, sorumluluk duygusu verebilmektir.

Tüm görevlerini bir tarafa bırakmaya zorlayıp, sadece derslere odaklanmasını istemek ona kâbus yaşatacaktır.

Önce birlikte karar verilip, sorumluluk alınmalı, geleceğe yönelik planlama yapılmalı.

Ben neyim, nereye kadar ve nasıl başarırım, hedeflerime nasıl ulaşabilirim? Sorularına yanıt bulunmalı.

Çocuğun tek başına karar vermesini beklemek yanlış olacaktır.

Çocuğa moral vererek güvenini artırmalı, kaygı ve endişelerini azaltmalı.

Onunla birçok şeyleri paylaşmalı, neleri sevip sevmediklerini iyi bilinmeli.

Çocukların TV, telefon, bilgisayar ekranlarındaki bağımlılığı kesinlikle azaltılmalı.

Özellikle öğretmen, psikolog ve PDR öğretmenlerinden destek alınmalı.

Doğru eğitimi yakalamada ilgili olma, geliştirici, destekleyici, paylaşımcı, empati yapabilme, sınır ve sorumlulukların harmanlanıp uygulanmasıyla başarılı olunacaktır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar