• DOLAR
    7,9475
  • EURO
    9,4174
  • ALTIN
    466,97
  • BIST
    10,6029
KÖYDE “EFENDİ” ŞEHİRDE “SEFİL”

KÖYDE “EFENDİ” ŞEHİRDE “SEFİL”

 

Son yıllarda, köylerden şehirlere göç başladı..

Giresun’da, Bulancak’ta şehir nüfus artışı oldu..

Kentinde, artan nüfusuna sevinen belediye başkanları bile ortaya çıktı..

Köyler; kurtlara-kuşlara kaldı..

Köyler boşaldı..

Hastaneler doldu..

Köyler boşaldı..

Ekmeğin, yumurtanın, patatesin tadı kaçtı..

Köyler boşaldı..

Sütün, kaymağın, peynirin lezzeti kalmadı..

Köyler boşaldı..

Çökeleği araki bulasın!

Köyler bitti..

Genel kültür rafa kalktı..

Köyler bitti..

Davul-zurna, kemençe salona taşındı..

Köyler bitti..

Kültürürünü yaşattığını zanneden dernekler çoğaldı..

Köyler boşaldı..

Birlik, beraberlik, imece kültürü katledildi..

Köyler boşaldı..

Camiler imamlara kaldı..

Köyler bitti..

Dini duygular, misafirperverlik rafa kalktı..

Köyler boşaldı..,

Büyüğe, küçüğe saygı, sevgi kalmadı..

Köyler bitti..

Elektirik kesintileri arttı..

Köyler boşaldı..

Yol yapımı yavaşladı…

Köyler boşaldı..

Araban yoksa, köye ulaşım zorlaştı..

Köyler boşaldı..

Su sıkıntısı başladı..

Köyler bitti..

Ürünler de zayıfladı…

Köyler boşaldı..

Mısır tarlaları tarih oldu..       

Köyler boşaldı..

Köy mezarlıkları değere bindi..

50 yıl önce TC, sadece Meksika’dan tohumluk buğday ithal ederdi..

Şimdi ise…

Pirinç: Çin’den…

Balık: Norveç’ten..

Çay: Seylan’dan…

Pamuk: Kazakistan’dan…

Mısır: Amerika’dan….

Ot: Romanya’dan..

Sebze tohumları: İsrail’den..

Fındık, kivi:  Gürcistan’dan, gelir oldu..

Patates, Soğan, Sarımsak aracı insafına bırakıldı..

Hükümetin yaptığı 3 kuruşluk maaş zammına göz diken dikene..

Kala kala bir kara lahana kaldı..

O da modaya uydu..

Kara’sı, Azman’ı, Beyaz’ı, Alagöbek’i 5 lira..

Eskiden her köylü; okuttuğu çocuklarıyla gurur duyardı..

Köy ürünleriyle okuyan çocuklardı..

Çok değerlilerdi..

Parmakla gösterilirlerdi…

Köylerinden okuyup, üniversite bitiren akademisyen, bürokrat çocuklar; köylerinin gurur kaynağı olurdu…

Şimdi Giresun’da köyler bu değerlerden de mahkum bırakıldı..

Geldiğimiz nokta:  köyleri savunur olduk..

Köylü olmayı özler olduk..

Milletin efendisi olmak kolay mı?

Eski köy kahvelerini, köy odalarını arar olduk..

TC’nin geleceğini düşünenler;  köy  nüfuslarının artmasını beklerken, köylerin boşalması için yanıp tutuşan belediye başkanlarını görünce insan şaşırıyor..

Bir insan köylerin boşalmasını neden ister?..

Ya; kendine oy artışı yaratma peşinde…

Ya; kentte kiralık evi, işyeri fazla..

Ya; belediyesine hükümetten fazla para gelsin diye düşünüyor..

Ya: bulunduğu kentte sefil ve düşkün sayısını artırıp sağlık, eğitim, yakacak, giyecek yardımı yaparak gelecekte koltuğunu sağlamlaştırmak..

Ya da ; artan nüfusla şehrin temizlik, su, lağım atıklarının artmasıyla yükselen masrafına karşılık daha çok zam, daha çok vergi ile vatandaşı daha da yardıma muhtaç duruma düşürmek arzusunda…

Ya da; nüfus artışını bahane edip, kaldırım söküp, söktüklerini yerine koyarak  hizmet ettiğini zannetme peşinde..

Daha beteri; yukarıda saydığım zaruri ürünlere, vatandaşı dış ülkelere mahkum etmekten zevk almaları..

Öyle zaman gelecek ki; köylerde yaşamayı cazip hale getirmek için, köye göç edenlere maaş bağlayacaklar….

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar