• DOLAR
    7,8452
  • EURO
    9,2949
  • ALTIN
    483,74
  • BIST
    1,1847
Terör….

Terör….

PKK terör örgütü ilk saldırısını 17 Ağustos 1984 tarihinde Eruh baskını ile yaptı. Aynı gün gazetecilerle İstanbul Emirgan’da “Abdullah Efendi Lokantası’nda” yemek yiyen Başbakan Özal şu açıklamayı yaptı.

“Üç, beş çapulcunun marifeti! “

Ertesi gün de ailesi ile birlikte tatile gitti…

MİT ve TSK’nin uyarılarına rağmen bu hatalı bakış nedeniyle PKK büyüdü. Oysa o yıllarda bölge halkı üzerinde bu denli etkili değildi ve halkın desteği de yoktu!

“Üç, beş çapulcunun marifeti” sözleriyle ortaya çıkan siyasetin bakış açısı büyümesine neden oldu.

Sonra ANAP’ın devamı olan AKP iktidarında, Habur görüntülerini yaşadık. Yasal dayanaktan yoksun seyyar mahkeme dahi kurduk!

Ardından “Oslo Görüşmeleri” gerçekleştirildi.

Ve İmralı görüşmelerini de içeren “Çözüm süreci” yaşandı.

Bu süreçte PKK terör örgütü liderine AKP’li siyasetçiler ve yandaşları övgüler düzmeye başladılar.

“Çözüm süreci” sorumlusu Beşir Atalay, “Beğenseniz de beğenmeseniz de Öcalan Kürtlerin lideridir” dedi!

Mehmet Metiner, “Öcalan Türkiye’nin demokratikleşmesine katkı sağlıyor” dedi.

Yalçın Akdoğan, “ Öcalan’ın olayları okuma kabiliyeti var” açıklamasında bulundu!

Yasin Aktay, “Sürecin en önemli aktörlerinden Öcalan’ın talepleri normaldir, meşrudur” diyebildi…

Ve dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “Öcalan, Türkiye’nin ve bölgenin reel politiğini daha iyi değerlendiriyor” dedi.

TV ekranlarında iktidarı can siparane savunan Nihal Bengisu Karaca ise, “‘bebek katili’ denen adam bize geleceği gösterdi” diyebildi.

Herkes konuşurda jöleli danışman duru mu? O da konuştu ve dedi ki; “Öcalan Ortadoğu’da Türkiye’nin önünü açıyor.”

Oslo görüşmeleri sırasında MİT adına orada bulunan dönemin Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş, PKK yöneticisi Sabri Ok’a “Biliyoruz metropolleri de doldurdunuz bu arada, patlayıcılarla doldurdunuz” itirafında bulunuyordu!

PKK’lı Sabri Ok bu sözler üzerine, “ yok canım” diye tepki gösterince, Afet Güneş gayet kendinden emin şekilde “hepsini biliyoruz” yanıtını vermişti!

Demek ki “çözüm sürecinde” PKK terör örgütünün bölgede büyük kentlerde patlayıcı depoladığı yetkililer tarafından biliniyordu!

Bu arada valilere de talimat veriliyordu.

“Çözüm süreci zarar görmesin, sakın operasyon yapmayın” diye…

8 Ağustos 2015 tarihli yandaş Sabah Gazetesi de gerçeği itiraf eden bir manşet atmıştı.

“PKK şehirlere 80 bin silah yığdı.”

PKK bu silahları nereden buldu? Elbette ki Irak ve Suriye’de yaşanan durumdan beslendi…

Ve o silahlarla, o patlatıcılar ile bugün eylemlerini yapıyor!

Özal’ın 1984 yılında “üç, beş çapulcunun marifeti” açıklaması ile başlayan hatalar zinciri ile bugünlere geldik…

***  ***

Türkiye, teröre karşı hatalı siyaseti sadece PKK terör örgütüne karşı göstermedi. Örneğin IŞİD içinde hatalı bir söylemle bugünlere geldik.

Ne diyordu IŞİD içi önceki Başbakan Davutoğlu, “birkaç öfkeli Sünni genç”…

Özal’ın 1984 yılında PKK için kullandığı sözün bir benzerini de Davutoğlu IŞİD için etti. Sonra ne mi oldu?

O “birkaç öfkeli Sünni genç” güçlendi ve ülkemize yönelik terör saldırılarında bulunmaya başladı.

11 Mayıs 2013 tarihinde Hatay Reyhanlı saldırısı ile ülkemize yönelik IŞİD saldırıları başladı. Daha sonra ise;

20 Mart 2014 tarihinde “öfkeli gençler” Niğde –Ulukışla’da saldırdı.

Yine 6 Ocak 2015 Sultanahmet saldırısı, 5 Haziran 2015 HDP’nin Diyarbakır Mitingine saldırı,20 Temmuz 2015 Suruç Saldırısı,10 Ekim 2015 Ankara’da “Barış Mitingine” saldırı ve gar katliamı,26 Ekim 2015 Diyarbakır saldırısı,12 Ocak 2016 Sultanahmet Meydanında Alman turistlere saldırı,19 Mart 2016 İstiklal Caddesi saldırısı,1 Mayıs 2016 Gaziantep saldırısı ve 28 Haziran 2016 Atatürk Havaalanı saldırısı “öfkeli gençler” tarafından ülkemize yönelik saldırılar olarak kayıtlara geçmiştir!

IŞİD saldırıları ile ülkemiz 211 şehit vermiştir.

Bugün ise, dün “öfkeli gençler” dediğimiz IŞİD ile Suriye’de mücadele ediyoruz… Bu çatışmalarda ise 18 askerimiz şehit oldu.

***   ***

Sadece PKK ve IŞİD terör örgütlerine karşı değil, FETÖ konusunda da ülkemizi yönetenler ciddi hatalar yapmışlardır.

Sözcü Gazetesi’nde Saygı Öztürk diyor ki; 1968 yılından bugüne MİT, Fetullah Cemaatini takip etmiş ve her yıl rapor sunmuş!

2004 yılında Milli Güvenlik Kuruluna rapor sunulmuş ve önlem alınması istenmiş!

Cemaatin hedefinin Askeriye, mülkiye ve ilmiye (Milli Eğitim) ile Emniyet olduğu bilindiği halde hiçbir önlem alınmamış!

Hatta sınav hileleri ile bu kurumlara adamlarını yerleştirmiş!

Hedeflediği her kurumu ‘Sızıntı’ yapmış…

KPSS’ de ve PMYO sınavlarında kopya çekildiği günlerce medyada konu oldu ama nedense yetkililerin o günlerde dikkatini çekmedi.

“Kumpas davaları” ile TSK içinde üst kadroların tasfiyeleri sağlanarak, boşalan kadrolara YAŞ kararları ile FETÖ militanı subaylar terfi ettirilmiş.

Zaten “Kumpas davalarının” en önemli amacı da buydu.

Gerçek anlaşılana kadar atı alan Üsküdar’ı geçmiş oldu.

Siyasi iktidar, ucu kendisine dokunan kadar gerçeği görmekten uzak bir tutum sergiledi. Korudu, kolladı…

Ne istediler de vermedik” sözü ciddi bir itiraftır.

Ne istediler? Neler verdiniz? Bu soruların yanıtı henüz bilinmemektedir.

Dönemin etkili ismi Bülent Arınç’ın, Melih Gökçek için söylediği “Ankara’yı parsel parsel parsellediniz” sözü ile FETÖ’ye parsellenen yerler de henüz bilinmemektedir.

Başka pek çok bilinmezlik vardır.

15 Temmuz darbe girişimini ardından bile pek çok bilinmezlik henüz aydınlatılmış değildir.

TBMM’de kurulan “Araştırma Komisyonu” adeta ‘araştırmama komisyonu’ olarak görev yapıyor.

Çimler ezilsin ama fillere dokunmayalım anlayışı ile hareket ediyor!

Özellikle komisyonun iktidar partisi üyelerinin bu tavrı oldukça belirgin şekilde görülmektedir.

TBMM’de komisyona verilen süre dolmak üzere, ek sürede verilmeyeceğini düşünüyorum.

AKP’de ‘ya at izi it izine karışırsa’ kaygısı var gibi…

***        ***

Kaygılar ve yılların hataları ülkemizde terör saldırılarına, şehitlere ve gözyaşlarına neden olmaktadır.

Güvenlik kaygısını artırmaktadır.

2002 yılında sadece PKK terör örgütü vardı. Bugün IŞİD ve FETÖ adlı terör örgütleri de oldu!

Hata kimin?

Sorunun yanıtını vermek için siyasilerin sözlerine bakmak gerekiyor!

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar