• DOLAR
    8,2378
  • EURO
    9,6941
  • ALTIN
    505,11
  • BIST
    1,1770
SEVİYESİZLİK ZİRVE YAPARKEN

SEVİYESİZLİK ZİRVE YAPARKEN

Yaklaşık on yıldan bu yana en çok izlenen, konuşulan TV programlarının ilk sırasında.

Gündüz kuşağının ‘reyting’lerini kimseye kaptırmamakta.

İlk zamanlarda adı ‘Dest-i İzdivaç’ idi. Farklı kanallarda yayınlanmakta.

Daha önceleri de ‘gelin-kaynana, biri bizi gözetliyor, benim stilim, gelinim olur musun…’ gibi programlarla toplum ustaca uyuttular.

Bu ve benzeri yapımlar en çok izlenen, konuşulan programlar oldu.

Hem eleştirilmekte, hem de en çok izlenenler sıralamasında ilklerde.

Basit, düzeysiz, içi boşaltılmış, toplumun genelinin yaşam ve değer yargılarına aykırı.

Aile bireylerinin evde olduğu saatlerde canlı olarak yayınlanmakta.

Belli ki yayın saati özel olarak seçilmiş.

Öncelikle ev kadınları ve yaş itibariyle ‘kartlaşmışlar’ ilgiyle ve kaçırmadan izlemekte.

Gerçekle hiçbir bağlantısı bulunmamakta ve inandırıcı değil.

Tamamı önceden hazırlanmış senaryo, kurgudan ibaret, sahte ve düzmece.

Argo konuşma ve yapmacık davranışlarla ahlaksızlık zirve yapmış durumda.

Sergilenen ise, tam bir rezalet, utanç verici görüntüler.

Yaşları 18-40 arasındaki genç kadın ve erkekler göz alıcı olarak biçimlendirilmiş, özenle döşenen stüdyodaki yerlerini almışlar.

Sayıları az da olsa 50’li yaş ve üzerinde olanlar da bulunmakta.

Kadın ve erkekler epeyce süslüler.

Verilen rolü iyi oynamakta, önceden ezberletilen cümleleri aksatmadan kullanmaktalar.

Sunucu tam bir profesyonel, işinin ehli.

Görücüye çıkan kadın ve erkekler kurulan paravan arkasından, ‘hangi burçtansın, benim nere mi beğendin, evin, araban var mı, beni taşıyabilecek misin?….’ gibi sıradan, saçma sapan sorularla, birkaç dakika süren konuşmalarla birbirlerini tanımaya çalışmakta.

Bu süre içersinde ‘elektrik’ alıp almadıkları belirleniyor.

Figüranların kurdukları cümle ve sorular çok basit, düzeysiz, ahlaktan yoksun, cahilce.

Program sunucuları ve figüranları cahil, bilgiç, ukala, yaşamında kitap okumamış tipler.

Görünen o ki, alan da, satan da memnunlar.

Yapımcı firma ve sunucunun aylık gelirleri milyon liralarla ifade edilmekte.

Kurulan yuvanın kutsallığına yönelik tüm değer ve kavramların içi boşaltılmış.

Aile içtenlik, sevgi, saygı, paylaşım, adalet gibi ortak değerler üzerine kurulur.

Sıradan, ucuz insanların sahte ve şova yönelik kurabileceği kurum değildir.

Bu ve benzeri programlar ulusumuzun gelenek-görenekleri, kültürüne tamamen ters.

İnsan onuru, özel yaşam gizliliği ayaklar altına alınmış.

Tüm bu olumsuzluklara karşın RTÜK arada bir para cezası vermekle göz yummakta.

Yayınlanan kanallar yandaş olunca en çok eleştiri ve şikayet edilen bu programlara farklı yaptırımlar yapılmamakta.

Eleştiren, itiraz edenler seslerini duyuramamakta.

AKP’yi iktidara taşımada en büyük rolü üstlenen, ellerindeki poşetlerle kapı kapı dolaşarak oy isteyen kadınlar sizler nerelerdesiniz?

Evlilik gibi kutsal bir birlikteliğin yapay ve sıradan gösterilmesi, birilerinin çıkarları uğruna malzeme olarak kullanmalarına niçin tepki göstermiyorsunuz?

Bu hususta hiç sesiniz çıkmıyor, niçin suskunsunuz?

TV ekranlarında, “12 yaşındaki çocuğun evlenmesinde dinen sakınca yoktur, çocuğunu kucağına alan baba ona his duyabilir….” diyen ahlak yoksunlarına, bazı vakıflarda çocuklara karşı yapılan cinsel istismara ne tepki verdiniz ki, buna da veresiniz?

Toplumun genel etik değerleri ile gelenek, göreneklerine karşı yapılan, içten içe yozlaştırmaya yönelik davranışlara karşı suskun kalmak sahiplenmek değil mi?

Yeri geldiğinde ‘ahlak yozlaşmasından’ söz eden, kendilerini ‘muhafakazar’ olarak tanımlayanların görüntüleri var, sesleri yok.

Toplumu yozlaştıran bu programlara niçin tepki vermiyorsunuz?

Hadis olarak bilinen bir sözü hatırlatmak isterim.

“Haksızlık karşısında suskun kalan dilsiz şeytandır.”

Ülkemizde Aile ve Sosyal işler Bakanlığı vardı değil mi?

Ya Diyanet İşleri Başkanlığına ne demeli?

Ya da RTÜK’e…

Çoğunluğa sözümüz, “Sizler A. Ilıcalı’nın Survivor’nu, adına ünlü denilen sıradan kişilerin gece yaşamlarını, kimlerle birlikte olduklarını, kaçamaklarını, düzeysiz TV dizilerini, Ali Ağaoğlu’nun 20 yaşındaki dördüncü eşini, evlilik programlarını.”izlemeye devam ediniz.

Demokrasi, hak, hukuk, adalet, toplumsal barış, eğitim, çocuklarınızın geleceği neyinize?

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar