• DOLAR
    7,9701
  • EURO
    9,4633
  • ALTIN
    487,38
  • BIST
    1,1861
PARTİLERİMİZ PART-TAYIM ÇALIŞIYORLAR ÇOK ŞÜKÜR BİRBİRLERİNİ ARATMIYORLAR

PARTİLERİMİZ PART-TAYIM ÇALIŞIYORLAR ÇOK ŞÜKÜR BİRBİRLERİNİ ARATMIYORLAR

 

Eski günleri özlüyorum…

Kim ne derse desin, kim nasıl düşünürse-düşünsün, ben eski günlerin özlemini çekiyorum!

Nasıl çekmem birader;

12 Eylül öncesi bu kadar Siyasi Parti enflasyonu yoktu ve üstelik mevcut partilerin kendilerine özgü planı-programı ve az buçukta olsa bir dünya görüşü ve ideolojisi vardı…

Örneğin açıktan-açıktan söylemese de, yaptığı işlerle ve verdiği mesajlarla;

“Ben sermaye sınıfının ve kapitalist sistemin temsilcisiyim” diye savunan partiler vardı…

Kendilerini açık-açık ‘İslami Parti’ olarak ilan edip; Montaj Sanayi politikasını reddedip ‘Ağır Sanayi’ projesini benimseyen ve “Adil Düzen” sloganları atan partilerimiz vardı…

Irkçılığı ve Turancılığı bangır-bangır bağırarak savunan partiler mevcuttu…

Yine bir dönem 15 Milletvekiliyle Parlamentoda yer alan sosyalist düşünce ağırlıklı TİP (Türkiye İşçi Partisinin) gölgesinden korkan Sosyal Demokrat kimlikli Siyasi parti bile (TİP sayesinde) kendine çeki-düzen veren Siyasi Partilerimiz vardı…

Ki, bu Sosyal Demokrat kimlikli Siyasi Parti; ezilenin, sömürülenin yanında olduğunu ileri sürerek;

“Ne ezilen, ne ezen. İnsanca, hakça bir düzen” sloganları atardı.

Toprak reformunu hayata geçireceğini iddia eder;

“Toprak işleyenin,su kullananın” sözünü dağlara-taşlara yazardı.

Özgürlükleri savunur ve ‘devletçilik’ politikasını ön planda tutardı.

Yani kısmende olsa, yarım-yamalak da olsa emekten yana tavır alır ve evrensel sosyal demokrasinin yanında yer alırdı…

Şimdi?

Şimdi bunların hiçbirisi yok…

Eh,öyle ya ‘Bizim Çocuklar’ 12 Eylül’ü süs olsun diye yapmadılar!

Yaşadığımız bu güzel günler için yaptılar!

Ve 12 Eylülcüler ve ‘Sivil Uzantıları’ işbaşına gelir-gelmez, önce (sözüm ona) popülist politikaları ortadan kaldırdılar!

Neyi mi?

“Yok emekmiş”

“Yok Köylülükmüş”

“Yok Yoksulluk-Zenginlikmiş”

“Yok Ezen-Ezilenmiş”

“Yok Sömüren-Sömürülenmiş”

“Yok Emek-Sermaye çelişkisiymiş”

“Yok Burjuvaziymiş- İşçi sınıfıymış”

“Yok İnsan haklarıymış-Özgürlükmüş”

“Yok anasının örekesi imiş!”diyerek, bütün bu popülist politikalara son verdiler ve yeniden’Üst-Akılın’ verdiği akılla bütün partilerimiz kendilerine çeki-düzen verdiler!

Ve Partilerimiz; üstlerine vazife olmayan işlere fazla karışmayıp, o gündür-bu gündür vazifelerini üstlendikleri rol karakterine göre yapmaya devam ediyorlar!

Rol gereği; kimi zaman birbirlerine ana-avrat küfrediyorlar!

Kimi zaman; sureti-haktan görünüp halkın yanında duruyorlar!

Kimi zaman; fazla açık vermemek için kayıkçı kavgası yapıyorlar!

Kimi zaman; birbirlerinin mıntıkasına girmeyip, kimi zaman ise birbirlerinin kucağına oturuyorlar!

Velhasıl-kerim çaktırmadan vaziyeti idare ediyorlar…

Üstelik birbirlerine o kadar çok benziyorlar ki; bazen insan kimin iktidar, kimin muhalefet olduğunu şaşırıyor…

Yani demem o ki; kimin ne zaman ve nerede duracağı pek belli olmuyor!

Ama her şey kendi mecrasında akıp gidiyor!

İktidar olana değil de, muhalefet tarafında durana soruyorsun;

“İktidar eğitimi evire-çevire, budaya-budaya kuşa çevirdi. Eğer siz iktidar olursanız ne yapacaksınız?”

“Şey…Ne mi yapacağız?”

“Şey yapacağız”

Kendisinin de bu konuda bir hazırlığı olmadığı için “çıt” yok!

Ve aklına gelenleri sormaya devam ediyorsun;

“Ülkenin elinde-avucunda ne kadar kamusal üretim merkezleri varsa hepsi birer-birer satıldı ve satılmaya devam ediliyor. Eğer siz iktidar olursanız bu konuda ne yapacaksınız?”

“Hı..Şey!…”

“Ne mi yapacaksınız” dediniz?

“Biz iktidara gelince onlardan daha iyi yapacağız!”

Bu son cümleyi pek anlamadığınız için tekrar soruyorsunuz; “Biz daha iyi yapacağız” demekle; “Sizde mi satıp-savmaya devam edeceksiniz?” diye sorunuzu yenilemek isteseniz de yine verilen yanıtlar eveleme-geveleme yöntemiyle sürüp gidiyor…

Yani “Biz daha iyi yaparız” sözüyle, ne yapılmak istendiği açıkça pek belli olmuyor!

İktidar ‘iktidarlığını’ sürdürüyor…

Muhalefet duracağı yeri biliyor!

Rolünü layıkıyla yerine getiriyor!

Velhasıl-kerim şimdilik Kervan yoluna devam ediyor…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar