• DOLAR
    7,6604
  • EURO
    8,9115
  • ALTIN
    458,62
  • BIST
    1,1633
LİSANSLI DEPOCULUKTA İKİNCİ DENEME    

LİSANSLI DEPOCULUKTA İKİNCİ DENEME    

Bu günlerde fındıkta, sanki kurtuluş reçetesigibi üreticiye lanse edilen ve  Giresun Ticaret Borsası tarafından kurulması son aşamaya gelen, lisanslı depoculuk konusunda  hummalı bir çalışma yürütülmektedir. Her sene yeni umutların aşılandığı ve sezon sonunda üreticinin hayal kırıklığına uğradığı ,2002 yılında ise FKB’ nin özerkleşmesinden bu yana, yeni sezon başında yeni umutlar yeni beklentiler üreticiye sunulup,  sezon sonunda umutların tükendiği ve  üreticinin yalnız bırakıldığını görmekteyiz.

”ÜRETİCİNİN YEDİ TANE YENİ SENESİ OLUR” atasözü üreticiyi oyalamaya devam etmekte.  Yedi sene içinde ya üreticiyi kaybetmekte, ya da yedi sene bittiğinde, yeni bir yedi senenin başladığına şahit olmaktayız. Yeni senede umudumuzu lisanslı depoya bağlamamız istenmekte. Bakalım hep birlikte ne olacak denmekte, kurtuluş olarak yeni bir alternatif sunulmaktadır. Oysa yeni mi? Oysa ilk mi?

Fındıkta adeta bir kurtuluş olarak görülen ‘lisanslı depoculuk’ çöktü. Ünye ve Düzce’de iki pilot lisanslı depo kurulmuştu. Her iki pilot uygulama da fındığını emanet eden üreticiyi arayarak, şubat ayına kadar fındıklarını almasını istedi.

Lisanslı depolar fındığın serbest piyasaya bırakıldığı 2009 yılında tüm kesimler tarafından umut olarak nitelendirilmişti. Fındıkta lisanslı depo için Ünye ve Düzce’de iki pilot uygulama başlatılmıştı. Bu yapının kurulması için de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) yüzde 49, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) yüzde 48, Ordu İl Özel İdaresi’nin yüzde 2, Umat AŞ’nin yüzde 0.5 ve Gümrük Turizm AŞ yüzde 0.5 ortaklığı ile Lisanslı Depoculuk AŞ yani kısa adıyla Lidaş kurulmuştu. Şirketin kurulması için toplam 51 milyon liralık sermaye beyan edilmişti.

Ünye’de 25 bin ton, Düzce’de 10 bin tonluk kapasite var. Ancak Düzce’de 900, Ünye’de ise yalnızca 35 ton fındık toplanabildi. Lisanslı depoların bu duruma gelmesinde gerekli teşvikin yapılmadığı görüşü hâkim. Depoların tüccarla (manavla) yarışamadığı da belirtiliyor. Üreticiye manav avans verirken, lisanslı depoculukta bu hizmet yok. Üretici aldığı avansla, gübre ve ilaç gibi ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Ayrıca manav, mahsulü depolara bedava taşıyor. Kurulan şirket Lidaş’ın sadece bir deposunun kirası yıllık 700 bin TL. Şirketin 2.5 milyon lira civarında zarar ettiği de iddialar arasında.

Lidaş Genel Koordinatörü Sait Eğerci: Ünye’de 25 bin ton, Düzce’de 10 bin tonluk kapasitemiz var. Ancak Düzce’de 900, Ünye’de ise yalnızca 35 ton fındık var. Bu oranlar oldukça düşük. Bunun sebebi ise talep görülmemesi. 2012 yılında bu iş, çok fazla talep görmedi. Bu yüzden geçen yıl tanıtım faaliyetlerine ağırlık verdik. Ankara’da Trabzon, Giresun, Düzce, Ordu Borsa Başkanları ile konuyla ilgili toplantı düzenledik. Bu da yeterli olmadı. Biz manavlarla rekabet edecek düzeyde değiliz. Yasalar buna müsaade etmiyor. Köylerde geçtiğimiz yıl tanıtım toplantıları düzenledik, broşürler dağıttık. Ancak hiçbirinden sonuç alamayınca kapatma kararı aldık.”dedi.

Lidaş Ünye Şube Müdürü Şenol Köksal: Şirketimiz bu faaliyeti iki yılı aşkın zamandır yürütüyor. Üreticilere depolarımızı açtık. Üreticiler, depolara gereken ilgiyi göstermedi. Yasal olarak bizim sektöre müdahale hakkımız yok. Üreticiler bizden piyasadan mal almamızı bekliyorlar, ama bizim böyle bir şey yapmamız mümkün değil, piyasaya müdahale hakkımız yok. Yaşanan bu sıkıntılar nedeniyle, beklentilere cevap verilemediği için Lidaş Yönetim Kurulu, fındık sektöründen çekilme kararı aldı. Üreticilere yazılı olarak değil ama sözlü olarak bildirdik. Üreticilere şubat ayının sonuna kadar ürünlerini almaları için süre tanıdık. Bu işi şubat ayında bitireceğiz.” açıklamasını yaptı.

Ünye Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Muslu: Lisanslı depoculuk sektörün gerçeklerine uygun şekilde oluşturulmadığı için hayal kırıklığı yarattı. Üretici açısından cazibeli hale getirilmedi, sektörün diğer paydaşlarının üstlendiği misyonun gereğini yapmadığı için cazip olmadı.” diye konuştu.

Giresun Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Demirci: Fındıkta büyük oyun oynanıyor. Bu oyunu oynayanlar lisanslı depoculuğun başarısız olmasını sağlamışlardır. “ dedi.

Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mehmet Cirav: Lisanslı depoculuğun başarısız olması , sektörün sunduğu imkanları sunacak şekilde donatılmamış, bu nedenle üretici için verimli bir tablo ortaya çıkarılmadığı için başarısızlık kaçınılmaz olmuştur. Üreticiyi lisanslı depoculuğa yönlendirmek için, ilk üç yıl cazibe haline gelecek çalışmalar lisanslı depoculuk tarafından uygulanmamıştır.” İfadelerini kullandı.

Durak Fındık Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Durak: İlk günden “ölü bir bebek” olarak doğduğunu daha önce söylemiştim. Gelinen noktada sektörel gerçekler doğrultusunda üreticinin ihtiyaçlarına cevap vermeyen lisanslı depoculuğun kapanmasını normal karşılıyorum.” şeklinde konuştu.

Düzce Ticaret Borsası Başkanı Nurettin Karslıoğlu: Depoculuk Düzce’de 2.4 milyon liraya mal olurken, 1.5 milyon lira zarara uğradı. 31.12.2013’te kapanma kararı alındığını biliyoruz. 2013’te de depolar denenmemiş oldu. Doğu Karadeniz’de de rağbet görmedi.” açıklamasını yaptı.

ORDU Ziraat Odası Başkanı Uğur Cörüt:  Fındık üreticilerinin bulunduğu bölgelerdeki ziraat odaları olarak planlama yapacağız.” Şeklinde konuştu.

“Fındık çalış tayında lisanslı depoculuğu savunduk ve programına koydurduk” diyen başkanı kutlamak gerekir. Üretimini yaptığı ürünü muhafaza depolama görevi de üreticinin kurumu olan ziraat odalarının görev ve sorumluluğu olmalıdır. Lisanslı depoculuk işine ise Giresun Ticaret Borsasının talip olması ayrı bir tartışma konusudur. Velhasıl ziraat odasının yapması gereken işlere Ticaret Borsası talip, Ticaret Borsasının yapması gereken ihracat pazarlama fiyat işlerine ziraat odası talip olmuş görüntüsü piyasalarda hakimdir.

Hal böyle iken Giresun Ticaret Borsası ,ikinci kez kendi   imkanlarıyla lisanslı depo yapma çalışması işine  talip olup Avrupa Birliği fonlarından hibe destek  aldığı projesini kendi üyelerine ait olan mükemmel değerdeki arazisi üzerinde hayata geçirmenin son aşamasına gelmiştir. Bu konuda  yapılan ilk çalışma yok sayılarak Giresun Ticaret Borsasının yaptığı projenin fındıkta ilk yeni  süper bir çalışma gibi anlatılması manidardır. Bu çalışmanın üreticiye  ve Giresun Ticaret Borsasına getirileri nelerdir ?

1-Deponuza fındık vermek isteyen üretici  randevu almak zorunda mı  ?

2-Üretiçi fındığını nakil ederken işçi ve araç yardımı verecek misiniz?

3-Ürün tesliminde randıman ve fire işlemini yapacak ekipler hangi kriterlere göre işlem yapacaklar. Fındık eksperliği mezunu İŞKUR kanalıyla piyasada çalıştırılmış pratik kazanmış yüksekokul mezunu eksperlere görev vermeyi düşünüyor musunuz? Kendi yandaşlarınızı yerleştirmeye devam edecek misiniz? Fire düşmese depolar açık verecek, randıman nizami yapılırsa zaman aşımından düşecek olan randıman farklarını kim karşılayacak.

4-Depodaki ürünün sigorta bedelini kim ödeyecek depo        kirası ödeyecek mi üretici ?

5-Lisanslı depoda para alış verişi olmayacağı için üretici depodaki ürününü yine piyasa aktörlerine satıp parasını  manav ; fabrikacıdan  alacaksa  ne değişmiş olacak?

6-İşlem gören fındık bedeli bankadan ödeneceği için, BAĞKUR , MALİYE, EMLAK VERGİSİ, icrada bekleyen alacaklı  olan alacaklı kurum ve kişiler alacağını E haciz yoluyla haciz edeceği için üretici ürün bedelini  eline geçmeden kaybedecek, mağduriyeti nasıl önlenecek?

7-Giresun Ticaret Borsası bu depolama işleminin işçilik ve depolama maliyetini üreticiden mi karşılayacak? İşçi ve çalışanlarının maliyeti üreticiye yüklenmeyecek mi?

8-Depoçuluk faaliyetlerini yürütmek için bir şirket kurulması gerekmiyor mu? Bu şirket kuruldu mu? Kuruldu işe sermayesi ne kadardır? Ortakları kimlerdir? Kurulan şirket başarı veya başarısızlığından Giresun Ticaret Borsası ne denli etkilenecektir? Bu durumda borsa üyelerine karşı sorumlu olan borsa üyelerinden olur aldı mı?

Bu şartları görüp göğüsleyip fındığını lisanslı depoya teslim eden üreticinin piyasadan  farklı olarak  ne avantajı olacak?   Denilebilir ki piyasa aktörleri güvenilir değil, güvenilir kurum olan borsaya ürün teslimi güvenilirliğinden erzemdir. Peki borsa  ve de lisanslı depo, piyasa aktörlerinin malı, kurumu değil mi? Yöneticileri bu aktörlerin içinden seçilmiyor mu.?  Parayı verip  ürünü alacak olan piyasa aktörleri olduğuna göre, lisanslı depoya gitmeden ürün tedarikini gerçekleştirirse,  üreticiye gelin ürününüzü geri alın dermişiniz ?  Demeyiz, demeyin… Yukarıya bakın der üreticiler. .

Devletin taraf olmadığı alım garantisi olmayan para alım, satımından uzak maliyeti, getirisi, belli olmayan maliyeti üreticiye yük olarak binen artı değer oluşturmayan bu depoculuk hevesi niye?  Birilerinin yıllardır hayalidir, gerçek olsun diye yapılan bunca emek hak getire. Bunca belirsizliğin ise üreticiye sanki lütuf, kurtuluş, avantaj, ümit olarak sunulması anlaşılır gibi değil. Siyasilere yaranmak hükümetin parçası gibi görev addedip bu işe soyunanlar önce üreticinin temiz duygularında mahkûm, daha sonrada borsa üyelerinin yıllardır birikimi olan değerleri ve parayı bu yolla kaybetmeleri önce üyeler nezdinde değer kaybetmelerine,  görevlerinden olmalarına, siyasiler nezdinde de başarısızların yeri olmadığından orada da yer bulamamalarına sebep olacaktır.

Bu şartlar üreticinin bir yeni senesin inde heder olacağının göstergesidir. Umutlar günden güne tükenecek, yine sezon sonunda mağdur olan üretici olacaktır. Bu tür günü kurtarma adına çalışmalar yerine fındıkta devlet desteği alım garantisi şarttır. Diğer tüm seçenekler ne üreticiyi memnun edecek ne de fındık sorununun konuşulmadığı günleri getirecektir. Sorunlar devam edecek üretici mağduriyeti günden güne büyüyerek devam edecektir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar