• DOLAR
    7,2021
  • EURO
    8,4766
  • ALTIN
    470,02
  • BIST
    1,1760
KARADENİZ BÖLGESİNİN  EKONOMİK SEKTÖRLERİNİN DURUMU

KARADENİZ BÖLGESİNİN EKONOMİK SEKTÖRLERİNİN DURUMU

Değerli okurlarımız köşemizdeki yazı serilerini bir süredir yaşadığımız “pandemi salgını” nedeniyle de ülkemizdeki ve karadeniz bölgesindeki ekonomik, tarımsal, turizm ve altyapı üzerine çalışmalar ile ilgili görüş ve düşünceler üzerine yazmaya çalıştım.
Pandemi salgını ile beraber, yeni ihtiyaçların doğması, bundan sonraki süreçte de bu ve benzeri salgınların olabilme ihtimalinin güçlü olarak ortada durması, olasılığına karşı, ortaya çıkan mücadelede artık kendi kendine yeterli bir ülke olmak zorunda olduğumuz ve bundan sonraki yönetimsel süreçlerde yatırım ve planlamalarda ilk önceliğimizin “kendi kendine” yetebilme, kendi gücü ile ayakta kalabilme mücadele edebilme hedeflerine yönelik olacağını şimdiden görmek mümkün.Bu itibarla bu konular üzerinde yazdığımız yazılardan çıkan sonuçları özetlersek;
Karadeniz bölgemizin ortaya çıkan, eksikliği duyulan, ve çözüm bekleyen sorunlarını veya ihtiyaç duyulan sektörleri kısaca sıralarsak;
Bölge tarımının ve ekonomisinin çay-fındığa bağımlı bir ekonomi olması,
Sanayide mekânsal sıkıntıların yanında beşeri sermaye eksikliği yaşlanması,
Bölgede alternatif turizm alanlarında potansiyelin yüksek oluşu,
Bölge iklim ve coğrafyasına bağlı çevresel sorunlar ve altyapı sıkıntılarının yaşanması,
Çay ve fındık dışında süt ve süt ürünleri, ağaç ve orman ürünleri ile mobilya, organik tarım-gıda, deniz ve tatlı su balıkçılığı, turizm ve gemi inşa sanayi mevcut durum içerisinde veya gelecekte yüksek potansiyel taşıyan alanlar olarak öne çıkması,
Bölgenin kendine has kültürü, yöresel ürünleri, doğa ve iklim yapısı iktisadi değere dönüştürülebilir fırsatlar sunması,
Stratejik konum itibarıyla Orta Asya, Kafkaslar ve Orta Doğu gibi bölgelere yakın olması iktisadi, sosyal ve kültürel alanlarda önemli kazanımlar getirebilecek potansiyel teşkil etmesidir.
Bu hususlarla ilgili önümüzdeki süreçte, işbirliği sağlamak için, Kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, ulusal kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak ve sürdürülebilirliği sağlamaktır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar