• DOLAR
    7,6504
  • EURO
    8,9980
  • ALTIN
    471,52
  • BIST
    1,1759
“KADIN OLMAK”

“KADIN OLMAK”

Ne zordur kadın olmak .

Kadın ana deriz

Kadın toprak deriz

Kadın baş tacı deriz

Kadın her şeyimiz deriz.

Madem kadın bu kadar değerde neden hala toplumda yerini bulamamıştır. Neydi eksik olan, eskiler nasılda atasözü gibi hafızalara kazımışlar da günümüze kadar gelen belirgin ve keskin iki tane söz size.

“Elinin hamuru ile erkek işine karışma”.

“Eksik etek”..

Madem elinin hamuru ile erkek işine karışmayacaktı da neden hamuru kadın yoğuruyordu. Hamur yoğurmak çok kolay bir iş değildir aslında .O zaman erkek güçlüyse neden hamuru onlar yoğurmamıştı ?.

Madem eksikti kadınların eteği neden tamamlamışlardı. Eksik eden neydi etekleri .?

Düşündükçe nasıl da baltalamışız kadınları. O’ysa Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) efendimiz “Kadınlar gelincik gibidir, soldurmayın” demiş asırlar önce. İyi de madem inançlarımız sağlam. Madem ki dinimiz bütün. Neden soldurmuşuz  kadınları.

Hiç düşündünüz mü?

Çünkü kadın olmak zordur azizim zor.

Geçmişten bu güne gelen kadınlarımızın yaşamlarını ele alırsak aslında tüm zorlukları kadınların çıkardığını görebiliriz kadın tarafından verilen  nasihatlarla.

Geçmişte çok az kadın vardır kendi rızası ile evlenip sevdasına kavuşan. O’da kavuştuğunu zanneden. Aynı çatı altında yaşanmadan biten yaşanmışlıklar. Daha doğduğumuz zaman başlıyor kız ve erkek ayrımcılığı. Erkek çocuklarının her yaptığı alkıştan sayılırken kız çocukları ayıplarla büyütülüyor halbuki her iki çocuğunda aynı haklara sahip olarak büyütüp ayıpla ve yasakları ortak noktada buluştursalardı çığ gibi büyüyen ayrımcılık ortaya çıkmamış olacaktı. Aynı zaman da gündeme gelen kadın taciz olayların da erkeklerin de var olduğu saklanmamış olacaktı. Çünkü; sadece tacize uğrayan kız çocukları değildi eşit olmasa bile erkek çocukları da az değildi hani. Cinsellik dedim de acaba kaç kişi cinselliğin ne olduğunu biliyordu evlenmeden önce yada kaç kişi cinselliği doya doya yaşadığını belirtebilmişti ayıp sayılan dünyada. Kızlar evlenince tüm özgürlüğe sahip olacaklarına inanırlardı.

Çünkü; yapmak isteği bir çok şeyin “evlenince yaparsın” sözü ile karşılaşmasıdır. Hiç unutmam bir gün anneme “saçlarıma röfle yaptırmak istiyorum dediğimde evlenince yaptırırsın demişti. Evlendim eşime söylediğim de ise hayır cevabını alınca şok olmuştum. Anladım ki !

Öyle evlendiğinde her istediğin olmuyor. Peki yaptıramazmıydım, Elbette ki yaptırabilirdim .O’ zaman bir röfle yüzünden çok ciddi boyutta tartışmaların çıkacağı da aşikar olurdu. Eğer mutlu olmak istiyorsan iki kişilik yaşamda kendinden ödün verecektin. Annemizden öyle görmüştük. Hala içimde uktedir.

Çünkü kadına evlenirken cinsellik hakkın da bilgi verilmez iken erkekler bu konu da kadından daha özgürdür. Bir çoğu evlenmeden önce başkaları üzerinde cinsel deneyimlerini utanarak yazıyorum beynelminel kadınlar üzerinde cinsel deneyimlerini tatmin etmiş ve deneyimli olarak evlenmeye hazırdır. İşte bu yüzden “erkek” kendi koynuna saf ve arı duygularla giren kadının ya deneyim yaşadığı kadınlar gibi olmasını yada öyle olanlara ise sen nereden biliyorsun şiddetiyle karşılık verirler.

Çünkü; yıllar önce evlilikleri iyi gitmeyen bir hanım biliyorum. Öylesine yapmış olduğumuz sohbette “şöyle söylemiştim, bence bir evlilikte yatak odası karanlıksa hiç bir zaman aydınlık olmaz”.

Şöyle diyordu kadın,. Kocam üniversite mezunu diye sevinmiştim. Gelin olduğum gece koynumda sızan bir koca vardı. İkinci gece çeyizlerimden çıkarmış olduğum çamaşırlarımla karşısına çıktığımda bana şu ifadeyi kullandı “hayırdır nereden bu buldun bu “o…pu”  giysilerini. Dünyam başıma yıkılmıştı, ne yapacağımı bilmeden kocamın üstüme çullanması ve yıllardır da böyle devam etmesi. Gördünüz mü ?,kadın yatakta koruyamıyordu haklarını. Çocuk yaparken dahi özgür değildir kadın bir çok yerde. Evlendikten bir kaç ay sonra beklenir gebe haberi az keza bir yılı geçirdiyse kadının kısır olduğuna kanaat getirilirdi. Bir çoğunun üzerine gelen kuma denilen ikinci evlilikler. Tanıdığım bir yaşlı teyze vardı . 13 yaşın da evlenince çocuk doğuramamış adı kısır kalmış. Kendi elleriyle evlendirmiş kocasını. Çünkü soy sürsün diye yapılır çocuklar!!!. Düşünsenize bir erkek iki kadın.  Kim bilir biriyle zevki sefasıyla uyurken diğerinin koynuna çocuk doğrusun diye giriyor olması. Ne acı durum. Çocuk doğuran kuma ,doğurmaktan öte gidemez.

Çünkü; doğan bebeleri doğuramayan ana büyütür, istediği gibi öpüp koklayamaz.

Bu yüzden yok olup giden yaşamlar .O’ysa geçmiş den bu güne kadın erkek ayrımı yapmadan bir bütün olarak eğitselerdi çocukları iki cinsiyet arasın da uçurum olmayacaktı.

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar