• DOLAR
    7,6720
  • EURO
    8,9490
  • ALTIN
    459,36
  • BIST
    1,1635
İSTERSEN GEL BİRLİKTE DÜŞÜNELİM KAZIM  24 KASIM’I NASIL DEĞERLENDİRMEK LAZIM

İSTERSEN GEL BİRLİKTE DÜŞÜNELİM KAZIM 24 KASIM’I NASIL DEĞERLENDİRMEK LAZIM

 

24 Kasım deyince aklıma 1928 yılları gelir…

Yeni kurulmuş cumhuriyetin yapmak istediği yenilikler aklıma gelir…

Arap harflerinin rafa kaldırışı ve ‘Latin Harflerinin’ kabul edilişi…

Mustafa Kemal’in bizzat yazı tahtasının başına geçmesi…

Ve Mustafa Kemal’in ‘yeni harfleri’ kendi elleriyle yazarak tanıtması ve halkına bizzat öğretmesi aklıma gelir…

Yeni ‘Latin harflerinin kabulü’ deyince;

Mustafa Kemal’in ilk öğretmenliği ve ‘Başöğretmenliği’ aklıma gelir…

Gericilerin bu yapılan ‘yeniliği’ kabul etmemeleri ve ayak diremeleri gelir!

24 Kasım deyince…

87 yıl geriye gidip; Mustafa Kemal’in karşısına geçip, ondan yüz-yüze ders alıp ve “keşke onun öğrencisi olma onurunu taşıyabilseydim” diye düşündüğüm düşlerim aklıma gelir!

24 Kasım 1928 deyince…

O yılların 24 Kasımlarına saygı duymam gerektiği aklıma gelir!

***

24 Kasım deyince aklıma; 1981 yılı gelir…

1981 yılı deyince;

Aklıma Mustafa Kemal’in 100. Doğum yıl aklıma gelir…

Cuntacı başı faşist Kenan Evren’i…

Beşi-biyerde üyeleri!

Avaneleri…

Şakşakçıları…

Yardakçıları…

İhbarcıları…

İspiyoncuları aklıma gelir!

Her 24 Kasım tarihi gelince…

Birileri ne zaman 12 Eylül tarihi deyince…

Faşist darbecilerin, Mustafa Kemal değerlerini sömürmesi aklıma gelir.

Atatürk diye-diye Atatürk’ü tepeledikleri aklıma gelir…

Nerede ‘Kenan’ ile ‘Evren’ sözcüğünü yan-yana görsem…

İçimden öğürmek gelir!

İşkencehaneler…

İşkenceciler…

İşkenceler…

Çocuk yaşta ipe çekilmeler…

Fotoğraflarla liste-liste arananlar…

Sokak aralarında otomatik silahlarla tarananlar aklıma gelir.

Her “24 Kasım Öğretmenler Günü” gelince aklıma o günün öğretmenleri…

Kollarına kelepçe takılarak işkence odalarına sürüklenerek götürülmeleri ve sabahlara kadar öğretmenlerin üzerinde tepinmeleri aklıma gelir…

Her 24 Kasım gelende…

Aklıma; bin-bir zorlukla, bir yolunu bulup yurt dışına kaçan öğretmenler ve daha sonra bunların vatandaşlıktan çıkarılmaları gelir…

On binlerce öğretmenin yargılanması…

Yüzlerce öğretmenin işkenceden geçmesi…

Binlerce öğretmenin vatandaşlıktan çıkarılması…

Ve yüzlerce öğretmenin işkenceler sonucu bu dünyaya veda etmesi gelir her “24 Kasım Öğretmenler Günü” gelince aklıma…

Yani zihnim bulanık ve içim buruk bir şekilde kutlarım her zaman 24 Kasım Öğretmenler Gününü…

Dedim ya…

Ben iki şekilde anlarım 24 Kasımları…

Birisi Mustafa Kemal’in yeniliklerin altına imza attığı gün olan 24 Kasımlar.

Bir diğeri ise yapılan o yenilikleri bir şekilde silip, onun yerine orta çağın karanlığını işaret eden 24 Kasımlar…

Değil midir ki; o faşist Kenan Evren Atatürk’ün 100. Doğum yılında 24 Kasım tarihini “24 Kasım Öğretmenler Günü” ilan edip, aynı tarihlerde Mustafa Kemal Atatürk’ün en çok önemsediği “Dil ve Tarih Kurumunu” kapatıyor ve hiç bir kimse de gıkını çıkaramıyor! (bizlerde dahil)

Şimdi siz gelinde bu faşist öğretmen düşmanı diktatörün ilan ettiği “24 Kasım Öğretmenler Gününü” gönül rahatlığıyla kutlayıver…

Onun için ben 24 Kasım’ları ikiye ayırıyorum…

Birisi ’12 Eylül Miladından” önceki 24 Kasımlar…

Ki, o 24 Kasımlara canım kurban!

Bir diğer 24 Kasım ise “12 Eylül Miladı” ile başlayan 24 Kasımlardır ki…

O 24 Kasımları Kenan Evren ve onun yandaşları alsında başına çalsın!…

***

Sonuçlandıracak olursak…

Öğretmen günleri hangi tarihlerde yapılırsa yapılsın, hangi tarihlerde kutlanırsa kutlansın, “Kutlanan” veya “Kutlanılmak İstenen” öğretmen günlerine hiçbir itirazımız yok…

İtirazımız olamaz da…

Bizim itirazımız; bir devrimcinin adını kullanarak ve sinsi organizasyonlarla onu kirletenlere ve kirletmek isteyenleredir…

Hele-hele söz konusu; ülkeyi bugünkü duruma getiren faşist cuntacılar ve onun sivil uzantılarıysa, isyanımız ve itirazımız daha da artmaktadır!…

Yoksa “Öğretmenler Günü” hangi gün, hangi tarihte kutlanırsa kutlansın, öğretmene saygı duyulan her ‘güne’ bizimde saygımız sonsuzdur…

Çünkü dünyadaki bütün değerler onun eseri ve onun ürünüdür…

Saygı duyulması gereken öğretmenlere saygılarımla…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar