• DOLAR
    8,0975
  • EURO
    9,5696
  • ALTIN
    495,65
  • BIST
    1,1810
EĞİTİMDE ACI TABLO

EĞİTİMDE ACI TABLO

Kısa adı PİSA. Açılımı,“Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı”

OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) tarafından yapılan bir sınav türü.

Amacı, uluslar arası düzeyde üç yılda bir yapılan sınavla, 15 yaşındaki öğrencilerin (ülkemizde karşılığı 9. Sınıf) başarılarını belirlemek.

Hedef, yaklaşık 70 ülkeden sınava giren yüz binlerce öğrencinin matematik, fen bilimleri ve okuma becerileri alanlarında öğrendiklerini ne kadar kullanabildiklerini görmek.

Ülkemiz 2003 yılından bu yana sistem içersinde ve öğrenciler sınava katılmakta.

2015 yılı sınav sonuçları bizim açımızdan tam bir fiyasko, eğitimdeki acı tablomuz.

2003 yılından itibaren girilen tüm sınavlarda alınan puanlar ortalamanın çok altında.

Ortalaması 45. sıralarda ve her sınav döneminde gerilemiş.

2015 sınavlarında ise 70 ülke arasında 50. sıralarda yer bulmuşuz.

Görünen o ki, iyiye doğru yol almayı bırakın, kötü olan yer bile korunamamakta.

Son sıralara demir atarak Afrika ve adı duyulmayan diğer ülkelerle yarışmaktayız.

Sonuçlar açıklandığında, oranları az da olsa, ülkenin eğitilmiş insanlar aracılığı ile istenilen düzeye geleceğine inananlar, bu acı tabloyu gündeme getirerek nedenlerini sorguladılar.

Önceleri suskun kalan ancak, konuşmak zorunda bırakılan en yetkili kişi milli eğitim bakanının söylemleri ise evlere şenlik.

Sorumlu bakan, “ …Finlandiya’da geriledi…Fen Liselerimiz başarılı. Meslek liseleri puanlarımızı azalttı…” dedi.

Finlandiya eğitim modeli ise, dünyaya örnek gösterilen ve bu sınavlarda daima ilk beş ülke içerisine giren bir uygulama.

İşin kolayı ve aldatmacası hep bulunmakta.

“Bu tabloyu kabul edemeyiz. Aksaklıkları düzeltmek için gerekli önlemleri alacağız.

Neden ve niçinlerini sorgulayacağız…” diye gerçekleri söyleme dertleri yok.

Haksız da değiller.

“Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor…” diyen akademisyen ve  “ Okuma oranı arttıkça oyumuz düşüyor. Üniversite mezunlarından daha az oy almaktayız…” diyebilen siyasetçinin akademik unvanları profesör.

Bu anlayışın egemen olduğu bir yerde eğitim sistemi ne diye sorgulansın ki?

Sistem, istedikleri gibi kendilerine uygun insan modeli yaratmakta.

Onlara göre PİSA’nın yaptığı sınav sonuçları değerlendirmesinin hiçbir değeri yok.

Önemli olan ilkokuldan üniversiteye değin tüm okulların imam hatibe dönüştürülmesi.

Eğitim sisteminde biriken yığınla sorun var elbette.

Tamamını bugünkü yönetime yüklemek haksızlık olur.

Ancak, 15 yıldır tek başına iktidar olanların ileriye götürme adına yaptıkları ne var?

Aynı iktidarın değişen altı bakanı da farklı uygulamalar yapmadılar mı?

Matematik, fen bilimleri, sosyal bilimler, okuma-anlama becerileri dışlanmadı mı?

Eğitimde fırsat eşitliği nerede kaldı?

Ezberci, sorgulamayan, eleştirmeyen, analiz ve değerlendirme yapamayan, yaşamdan kopuk, özgür ve laik eğitim konusunda sorunları bulunan bir sistemden ne beklenir ki?

Kimsenin çocuklarımıza suç yüklemeye hakları bulunmamakta.

Onların diğer ülke çocuklarından hangi eksiği var ki?

Ülkemizin geleceği olan çocukları çağdaş, bilimsel, laik, evrensel değerlere göre değil de, ideolojik beklentilere göre yetiştirilmeye çalışılırsa sonuç tam bir fiyasko olacaktır.

Bu duruma düşülmesi nedenlerinin başında, eğitim adına ülkeye yön verenler, aile, öğretmen ve yöneticiler gelmekte.

Son yıllarda öğretimin öğeleri arasında görülebilen, hissedilen çatışma söz konusu.

Öğretmen; veli, öğrenci ve yöneticiden,

Veli; öğretmen ve çocuktan,

Yönetici; öğretmen, öğrenci, veliden şikayetçi.

Öğretmen, veli ve yönetici üçlüsü kendi aralarında kısır bir döngü, çatışma içerisinde.

Sistemi sorgulamaktan kaçmaktalar. Görmezlikten geliyorlar.

Onlara soralım. 4+4+4 sistem değişikliği uygulama sonuçlarından haberiniz var mı?

Neredeyse lise düzeyine indirilmiş, her konuda hep suskun kalan üniversiteler nerede?

Yeri geldiğinde ‘çocuklarımızı çok seviyoruz, onlar bizim geleceğimiz…’ diye ses verenler, onları nasıl bir gelecekle karşı karşıya bıraktığımızın farkında mısınız?

Sonuçta, “ne ekersen onu biçersiniz”

Yoksa, PİSA denilen bu kuruluşu dış mihraklar mı başımıza bela etmekte?

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar