• DOLAR
    7,8684
  • EURO
    9,3188
  • ALTIN
    483,16
  • BIST
    1,1833
BU BAŞARIZLIĞA ORTAĞIZ

BU BAŞARIZLIĞA ORTAĞIZ

Kısaltılmış adı PİSA.

Açılımı, “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı”

OECD ülkeleri arasında 15 yaş grubu içerisinde üç yılda bir yapılan sınav türü.

Öğrencilerin uluslararası ölçekte fen bilimleri, matematik, okuma becerileri alanlarında kazanmış oldukları bilgi ve becerileri ölçüp değerlendiren bir araştırma projesi.

Gençleri daha iyi tanımak, onların öğrenme istekleri, derslerdeki performansları, öğrenme ortamları ve tercihlerini açık biçimde ortaya koymak amacıyla yapılmakta.

Sınav verileri, ülke eğitiminin mevcut durumunun belirlenmesi, eğitim politikalarına dair sonuçları göstermesi, gereken önlem ve ders alınması yönünde çok önem taşımakta.

2015 sınav verileri ülkemiz açısında tam bir hayal kırıklığı.

Sonuçlar dikkate alındığında PİSA ortalamasının çok gerilerindeyiz.

Adını duymadığımız, haritada yerini bulmada zorlanacağımız ülkelerle aynı saftayız.

Moldovya, Togo, Arnavutluk, Tayland, Kosta Rika, Dominik…ile yarışmaktayız.

Her alanında kıyasıya bir yarışmanın egemen olduğu, içersinde bulunduğumuz bilgi çağında ‘her şeyin başlangıcı eğitim’ diyebilenler bu sonuçları dikkate aldılar.

Fazla etkili olmasa bile, bir ülkenin geleceğine yapılan en büyük yatırım olan eğitimin düştüğü bu acıklı duruma duyarlılıklarını göstererek, nedenler üzerinde görüşlerini sundular.

Bilinen gerçek; sosyal, kültürel, siyasal, ekonomik, teknolojik ve diğer tüm alanlarda kalkınmanın temeli eğitimden geçmekte olduğu.

Ancak, ülkemizin eğitim karnesine baktığımızda bırakınız iyiyi, orta bile yok.

Neredeyse tamamı yetersiz.

Bu durum bazılarının işine gelebilir.

Görünen o ki, eğitim sistemi tıkandı ve önünü açmak için hiçbir çaba da yok.

Son yıllarda okulların fiziki durumları, araç-gereç ve donanımda yatırım olarak epeyce mesafe alındı.

Ancak, bu gelişmeyi nitelikli eğitim ile destekleyip, birlikte yürütemedik.

Yıllardır bilgiyi ezberletmeden öte değişiklik yapamadık.

Analiz, sentez, yorumlama, sorgulama, eleştirme yok.

Çözüm, milyonların yerine birkaç kişinin düşünmesi.

Çocuklar kendi dilinde okuduğunu anlamada zorlanmakta.

Bu durumda çocuğun asla suçu yok, olmamalı. Onlara okulu sevdiremedik.

Okulun açık olduğu gün sayısı, kapalı olduğu süreden daha az olan tek ülkeyiz.

Gösterişli binalar yapmak, araç-gereç ve donanımını sağlamak iyi ancak, yetmemekte. Önemli olan içerisini de doldurarak bütünlüğü sağlayabilmek.

Sonuçlara bakıp, çocuklarımıza aptal gözüyle bakmaya kimsenin hakkı yok.

Sistemi tüm öğeleri ile birlikte, çağdaş normlara göre geliştirecek olanlara ne demeli?

Öğrenci dışında öğretimin öğeleri öğretmen, veli, yöneticiler kendilerini sorgulamalı.

Elbirliği ile eğitim-öğretimde olması gereken ruhu kaybedenler bunlar değil mi?

Öğretimin en etkili öğesi olan öğretmen iyi yetiştirilememekte, kendini yenilemiyor.

Ülkeye yön verenlerin sistemi, programları yenileme çabaları yok.

Öğretmen benden bu kadar anlayışında, öğrenci, veli ve yöneticilerden şikâyetçi.

Üzülerek belirtmek gerekir ki, kendini geliştirmiyor ve çok geleneksel bir anlayışla ders işlemekte.

Veli, çocuğun ihtiyaçlarını karşılıyorum gerisi öğretmene ait demekte.

Yöneticiler bir üst makamlardan gelen yazılara yanıt vermeyi asli görev bilmekte.

Bakanlık mı? Onların sesini duyan yok.

İşbirliği içerisinde, aynı şeritte yol alarak çocukları eğitim süzgecinden geçirmesi gereken öğretimin öğeleri çatışma halinde.

Sonuç mu? Bu başarısızlığa öğrenci dışında veli, öğretmen ve yöneticiler olarak hepimiz ortağız.

Yılardır “aynı tas, aynı hamam” anlayış ve uygulaması egemen.

Veliler asla vazgeçemediğiniz ucuz, basit, düzeyden yoksun evlilik ve magazin programları ile, değerlerimizle bağdaşmayan TV dizilerinizi seyretmeye devam.

Öğretmenler, kendinizi yenileme yerine, giyiminiz ve kendinize çok yakıştırdığınız, imajınızı tamamladığına inandığınız farklı türde uzattığınız sakallarınızla öğrenci karşısına çıkmaya ve dededen kalma yöntemle ders yapmaya devam ediniz.

Yöneticiler, bulunduğunuz makamda kalabilmenin yollarını aramayı bırakmayınız.

Bizler bunlarla uğraşırken “Atı alan Üsküdar’ı geçmiş”, eğitimde başarılı olan ülkeler   sıralamasında sonlarda kalmışız kimin umurunda?

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar