• DOLAR
    7,6604
  • EURO
    8,9115
  • ALTIN
    458,62
  • BIST
    1,1633
ATATÜRK’E VE CUMHURİYETE YÖNELİK SALDIRILAR ARTIYOR

ATATÜRK’E VE CUMHURİYETE YÖNELİK SALDIRILAR ARTIYOR

Emperyalizm, ulusal kurtuluş savaşı sonrası Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyetinin varlığından mutlu olmadı!

Ne de olsa kuyruk acısı var…

Türk Ulusu Mustafa Kemal öncülüğünde emperyalizmin Sevr planını bozdu. ‘Yedi düveli’ işbirlikçilerin ihanetlerine rağmen yenilgiye uğrattı.

Bize Sevr’i dayatanlara, Lozan Antlaşmasını imzalattı. Sömürgeleştirilmek istenen Misak-ı Milli toprakları üzerinde ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık ilkeleri temelinde çağdaş bir cumhuriyetin adımlarını atmaya başladı.

Emperyalizm için bundan daha büyük kuyruk acısı olabilir mi? Elbette olamaz.

Bunu daha Lozan sırasında itiraf ettiler. İngiliz temsilci Lord Gürzon’un baş temsilcimiz İsmet Paşaya söylediği sözler bu niyetin itirafıdır.

Nitekim genç cumhuriyete yapılan saldırılar bu nedenledir.

Soğuk savaş sonrası Truman Doktrini ve Marshall Planı bu amaca hizmet içindir. Laik cumhuriyete karşı bize “yeşil kuşak” politikalarını önermeleri ve bu plan için işbirlikçileri ile adımlar atmaları bu nedenledir.

Nasıl olsa bu topraklarda her zaman kolayca işbirlikçi bulabiliyor…

Dün Şeyh Sait gibiler, Derviş Mehmet gibiler ile hareket etti.  Çok partili sistem sonrası siyaset yolu ile daha kolay adımlar atmaya başladı.

Daha ziyade sağ muhafazakâr anlayışları destekledi ve kullandı.

Yeri geldi marjinal sol grupları kullandı. Yeri geldi ASALA’yı kullandı. Yeri geldi PKK’yı kullandı. Ancak sağ- muhafazakâr aşkı her zaman ağır basmıştır.

Çünkü toplumsal yapımız buna uygundu.

“Yeşil Kuşak” ve 12 Eylül sonrası devreye sokulan “Ilımlı İslam” politikalarının nedeni budur.

Günümüzde varlığını sürdüren Kürt Teali Cemiyetine ve Teali İslam Cemiyetine destek vermelerinin nedeni de budur.

Hedef ise Lozan yerine yeniden Sevr’dir.

Bu yolla ülkemizin ve bölgemizin yer altı ve yer üstü zenginliklerine sahip olmaktır. BOP bu amaçla SSCB’nin dağılması sonrası devreye sokulmuş bir plandır.

“Arap Baharı” versiyonu da…

Emperyalizm bu hedefe ulaşmak için, yeni Sevr planının başarılı olması için çaba harcıyor. Siz onların “stratejik müttefikiz” demelerine bakmayınız.

BOP ile “stratejik müttefiklik” örtüşmez…

Emperyalizmin ülkemiz planlarının gerçekleşmesi için önünde en büyük engel Kemalizm’dir. Onun egemenlik ve bağımsızlığa dayanan laik cumhuriyetidir.

O nedenle “ Yeni Türkiye” hedefini destekler.

O nedenle cumhuriyete ve kurucusu Atatürk’e yönelik saldırılarda bulunan işbirlikçilerini, bazen açık bazen de örtülü olarak destekler.

Bazen aba altından sopa gösterir. Bazen sırt sıvazlar!

Son zamanlarda Atatürk’e ve cumhuriyetimize yönelik artan saldırılara bu pencereden bakmak gerekiyor.

Rize Belediyesinin yaptıklarına bu açıdan bakmak gerekiyor.

Rize’de Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk Heykelini kaldırıp yerine çay bardağı heykeli dikmek istemesi bilinçli ve maksatlı bir plandır.

Bunun için ihaleyi kazanan yüklenici firma ile protokolü 9 Eylül tarihinde imzalaması da tesadüf değil özel seçilmiş bir tarihtir.

TBMM’den mareşal üniformalı Atatürk portresinin kaldırılması bilinçli bir adımdır. TBMM Başkanının “Abdülhamit Haftası” etkinlikleri düzenlemesi de anlamlıdır!

“Abdülhamit’e vefa borcumuz var” demesi düşündürücüdür. Başkanlığını yaptığı TBMM’yi kuran Mustafa Kemal Atatürk için, ‘Atatürk’e vefa borcumuz var’ derken duyanınız var mı?

Ve Anıtkabir’e yapılan çocuk parkı da bilinçli bir plandır… Tepkiler şimdilik planı bozmuştur.

Stadyumlardan Atatürk ve İnönü isimlerinin kaldırılması ve “arena” isminin verilmesi de bu planın parçasıdır.

Köprülere Osmanlı padişahlarının isimlerinin verilmesi de bilinçli bir tercihtir.

GATA Haydarpaşa Hastanesinin adının değiştirilerek “ Abdülhamit Eğitim Araştırma Hastanesi”  yapılması da bilinçlidir.

Müfredat değişiklikleri de…

Atatürk büstlerine ve heykellerine yapılan ‘meczup’ saldırıları da…

Tüm bu saldırıları, emperyalist bir talep olan ve iktidarında benimsediği “Neo Osmanlıcılık” fikrinde aramak gerekiyor.

Bu söz yerine iç politikada “yeni Türkiye” dillendiriliyor!

Saldırılar ve adımlar bu hedefe ulaşabilmek içindir.

Boşuna mı emperyalizm; yeni Kürt Teali, Teali İslam ve mandacı Cemiyetlerle, kuruluşlara destek veriyor?

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar