• DOLAR
    7,5575
  • EURO
    8,9826
  • ALTIN
    474,07
  • BIST
    1,1843
Şaban KARAKAYA
Şaban  KARAKAYA
saban@giresungundem.com
KÜMBET YAYLA ŞENLİKLERİ VE BU ŞENLİKLERİN İLKLERİ
  • 0
  • 192
  • 09 Ağustos 2020 Pazar
  • +
  • -

Sevgili dostlar,
Değerli canlar,
Bugün siz değerli dostlarımla ‘Kümbet Yayla Şenlikleri’ üzerine sohbet etmek istiyorum…
Neden böyle bir ‘sohbet’ konusu seçtiğimin nedeniyse;
Hafta sonları Yayların tıka-basa dolup taşması…
Dereli ilçe merkezi başta olmak üzere, Kümbet Yerleşkesinde trafik düzeninin olmaması..
Ve yollarda trafik kurallarına uyulmaması…
Yani demem o ki;
Bu ‘Şenlik Programlarına’ kısaca değindikten sonra da, sohbet bitimine doğru, yetkililere naçizane birkaç tavsiyem olacak..
Ve Kümbet Yayla Şenliklerinin yola çıkışı;
Bölgenin ve yörenin ‘Ot Göçü’ geleneği kültüründen esinlenerek, yola çıkılan Kümbet Yayla Şenliklerinin ‘düşünce ve fikir babası’ Giresun Dergisi ile naçizane içinde benimde olduğum bu ‘yayla şenliklerinin’ yolculuğun çoban ateşi 1988 yılında yakılmıştı…
Ve 1989 yılında Dereli Belediye Başkanı Halil Bektaşoğlu’nun ve ilçe kaymakamı Kamil Sarıaslan’ın sahiplenmesiyle birlikte yeni bir ‘Tertip Komitesi’ oluşturularak (ilk resmi yolculuğuna) 1989 yılında birincisi ‘Salon Çayırında’ yapılmıştı…
Değerli dostlarım,
Saygıdeğer okurlarım,
Burada engin hoşgörünüze sığınarak ‘Yayla Şenliklerinin’ yerine sağlam oturması için emeği geçen ‘Tertip Komitesinde’ yer alan (ve bugün birçoğu aramızda bulunmayan) kişilerin kim olduğunu belirtmez’sem haksızlık olur…
Tertip Komitesinde yer aldıktan sonra gece-gündüz gönüllülük esasına dayalı olarak emeği olanlar şunlardır;
Belediye Başkanı:Halil BEKTAŞOĞLU (Aramızdan ayrıldı)
İlçe Kaymakamı; Kamil SARIASLAN
İlçe Mal Müdürü; Tahsin AKSU (Aramızdan ayrıldı)
İlçe Karakol Komutanı; Ceylan DÖNMEZ
İlçe Orman İşletme Müdürü: Yaşar AKKUŞ
Yüksek Ziraat Mühendisi; Mustafa DAĞ (Aramızdan ayrıldı)
Eczacı Faruk DENKDİKEN
Giresun Dergisi İmtiyaz Sahibi; Remzi MAMAŞOĞLU
İlçe Eşraflarından (ilk yayla ağası) Atıf LARÇIN
Ve naçizane Program Sorumlusu; Şaban KARAKAYA olarak ben…
Kümbet Yayla Şenliklerinin ilk program sunucuları;
Ali ÖZDEMİR (Aramızdan ayrıldı)
Ve Pakize ÖZER’di…
Daha sonraki ‘Program Sunuculuğunu’ daha çok Hamza Apaydın arkadaşımız yapmıştır…
(Hatta birkaç kere program sorumluluğunu da üstlenmiştir)
Özetleyecek olursak;
1. Kümbet Yayla Şenliklerini ‘Salon Çayırı’ denilen küçük bir alanda yapmıştık ve katılımcı sayısı 4-5 bin arasıydı…
2. Kümbet Yayla Şenliklerini ‘Aymaç’ denilen geniş bir alanda yaptık…
Katılımcı sayısı 15-20 bin arasındaydı…
Yani bir hayli kalabalıktı…
(Görselde kalabalığın sadece sahne arkasını paylaştım.)
Ve 2.sini yaptığımız programa profesyonel sanatçı olarak, ünlü Türk Halk Müziği sanatçısı Tuğrul Şan’ı getirmiştik…
Yani başka bir ifadeyle;
Kümbet Yayla Şenliklerine gelen ‘İLK’ Profesyonel Sanatçı unvanına sahiptir Tuğrul ŞAN…
Peki -dikkate değer- başka hangi etkinlikleri yapmıştık?
Değerli meslektaşım, can dostum ve yakın arkadaşım Mesut Özkaya’nın öncülüğünde Samsun’dan-Artvin’e kadar yani Doğu Karadeniz Bölgesini kapsayan (ve katılmak isteyen güreşçilere) ‘ÇAYIR GÜREŞİ’ yaptırmıştık…
Başka?
Başka; yöre gençlerine ‘Yayla Kros Koşusu’ yaptırmıştık…
Başka?
Doğaçlama olarak ‘At Yarışları’ yapmıştık.
Daha başka?
Hayvansal ürünlerden ‘en kaliteli peynir’ ve ‘tereyağı ve yoğurt’ yarışması yapmıştık..
Ve buna benzer, halkın bizzat içinde yer alacağı ve zevkine varacağı programlar yapıyorduk…
Ve şimdi gel-gelelim trafik sorununa…
Yani (giriş bölümünde de söylediği gibi) ‘trafik düzeni konusunda’ yapmak isteğim önerilere…
Kümbet Yayla Şenliklerini yaptığımız ilk yıllarda da ‘trafik düzeni’ başta gelen sorunlarımızdan idi…
Ancak; bu sorunu biraz olsun aşağıya çekebilmek için; dönemin Belediye Başkanı (rahmetli) Halil Bektaşoğlu, Aymaç tarafından Armutalanı yaylası eteğinden asfalta çıkan çok güzel bir ‘iniş’ yolu açtırmıştı…
Ve bugün Cumartesi-Pazar günleri trafik Kümbet Yerleşkesinde bu kadar sıkışıp kalıyor da (en azından Aymaç’ta olan araçlar) neden bu -sözünü ettiğim-yoldan asfalta iniş yapılması tavsiye edilmez de;
illa Kümbet yerleşkesine inip, Çifte Oluk Çeşmesi önünden yol almaya çalışırlar? bunu anlamak mümkün değil…
Üstelik birde Dana Düzü’nün altından Çifte Oluk önünden yola çıkan bir ‘tali yol’ daha tanzim edilmesine rağmen, neden hala inatla Kümbet Çıkışı yol tercih edilir? anlaşılır gibi değil…
Ve bir başka soru veya öneri daha…
Kümbet merkeze girmek veya çıkış yapmak için Uzundere üzerinden bir yolumuz daha var…
Akşam üzeri yayladan ayrılırken, neden trafiğin bir kısmi bu yol üzerinden yapılması düşünülmez? inanılır gibi değil..
Her neyse…
Akşam üzeri Kümbet’ten ayrılıp ve Dereli-Giresun istikametine doğru yol alındığında ise; hangi arabanın ne zaman ve nerede sizi sollayacağı ve tehlikeye atacağı hiç mi-hiç belli değil…
Kafayı çekip yola girenler…
Yola tam gaz girip yolculuğunu ‘Allah’a emanet edenler!
En beklenmedik ve en tehlikeli yerlerde sizi sollayıp geçenler!
Yaşanan tehlike kapıyı çalınca; birbirine kornayla küfür edenler!
Kısacası;
Cumartesi ve Pazar günleri Kümbet-Giresun arası yola çıkanlar yaşamayı bir anlamda şansa bırakıyorlar…
Kümbet’i bırakalım…
İnelim Dereli ilçe merkezine…
Kümbet yerleşkesinde yaşanan trafik rezaleti ve kepazeliği aynen Dereli ilçe merkezinde de yaşanıyor…
Halbuki kısmen burada da bir çözüm var…
(Biz söylediğimiz ve önerdiğimiz için ne kadar ciddiye alırlar orasını bilemeyiz de)
Biz yinede düşündüğümüz öneriyi söyleyelim…
Şöyle ki;
Dereli ilçe merkezinde zaten üç cadde var…
Orta cadde trafiğe kapatılmış…
Dere kenarındaki Cumhuriyet Caddesinde arabaların hangi yönde gidip-geldiği belli değil..
Ve trafikte en yoğun cadde arka taraftaki üçüncü cadde…
Yani demem o ki;
İnanın bana abartmıyorum…
Cumartesi ve Pazar günleri yolunuz eğer Dereli’den geçecekse 800 metrelik caddeyi en az yirmi dakikada geçebiliyorsunuz…
Bir bağlantı yolu da Lisenin önünden var ama…
Her nedense (en azından) Cumartesi ve pazar günleri trafiğin yarısını bu yola yönlendirilir ama….
Aması var işte!…
Yani, eğer bu konuyu yönetsel yetkililer değilde, siz düşünüyor ve düşündüğünüzü öneriyorsanız bir işe yaramıyor!…
Kısacası her nedense;
Günümüz yöneticilerine ‘öneri’ denilen şeyler çok ağır geliyor!
Adeta “biz başkasının düşündüğünü yapmayız” dercesine gizli bir komplekse giriyor…
Kim bilir;
Belkide beni bu kez yanıltırlar…
Önerilerimi dikkate alırlar da, beni utandırırlar!

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM