• DOLAR
    7,9943
  • EURO
    9,5026
  • ALTIN
    463,96
  • BIST
    10,6856
Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
İLERİDE KİM NE OLACAK BİLMİYORSUN AYRIM GÖZETMEDEN YETİŞTİRİYORSUN
  • 0
  • 167
  • 26 Ekim 2020 Pazartesi
  • +
  • -

Merhaba sevgili dostlar,
Merhaba değerli canlar,
Bugünkü sohbet konumuz:
Son günlerde okuduğum ‘Aklın Yolu’ kitabının analizi olacak…
Ancak;
Sözünü ettiğim kitabın değerlendirmesine geçebilmem için, bizim öğretmenlik yaptığımız günlere kısaca geri dönüp, bizim eğitimcilik felsefemizden de söz edersem -anlatmak istediğim-konuya daha sağlıklı yaklaşabilirim diye düşünüyorum…
Ve sözü daha fazla uzatmada, dallandırıp-budaklandırmadan da konuya giriyorum…
Efendim;
Sizlerinde çok iyi bildiği üzere ‘eğitim sistemimiz’ iyiden-iyiye dibe vurmayı vurdu da…
Ancak; öğretmen-öğrenci ilişkilerinde de bir değişiklik oldu mu onu pek bilemem…
Bilsem de; ulu-orta söyleyemem!…
Fakat bizlerin çeyrek asır önce nasıl bir ‘eğitimcilik’ anlayışına sahip olduğumuzu (bizim kuşak adına) göğsümüzü gere-gere nasıl bir felsefeye sahip olduğumuzu söyleyebilirim…
Örneğin, biz ( o dönemlerde 1. basamak olarak tabir edilen) İlkokul öğretmenleri 7 yaşındaki çocuklar bizlere teslim edildiğinde, öğrencilerimizi kendi çocuklarımızdan daha ön palanda tutardık…
Öğrenci velilerinin; sosyal, siyasal ve ekonomik durumlarına bakarak öğrencilerimiz arasında asla ve asla ‘ayrım’ yapmazdık…
Yapamazdık;
Çünkü onlar bizim ‘botanik bahçemizde’ yetiştirmeye çalıştığımız ve birbirinden farklı özelliklere sahip körpecik fidanlarımızdı…
İleride hangi mesleğin içinde yer alıp ve hangi konumda olacağını bilmediğimiz öğrencilerimiz ve çocuklarımızdı…
Bu nedenledir ki, öğrencilerimiz arasında asla-ve asla siyah-beyaz ayrımı yapmazdık…
Yapmadık da…
Hep ‘Aklın Yolunu’ kullandık…
Üstelik kullanmak zorundaydık…
Kullanmasaydık;
Geçmişte diktiğimiz fidanların ulu bir ağaç olduğunu göremezdik.
Olgunlaşan meyvelerini toplayamazdık…
Zaten öğretmenlerin;
Öğrencilerinin üzerinde kurduğu düş zenginliğinden başka bir zenginliği yok ki…
Yani öğrencilerinin başarısından başka bir ‘onur’ duymadı ki…
Her neyse…
Bu kadar meslek şovenizmi konuya girmeme yeterde artar bile…
Bundan beş-altı gün önce…
Akşam saat; 18.00 suları filan..
Kapı zilimiz çaldı…
Ve hanım benden erken davranıp, kapıyı açtı ve bana seslenerek;
“Sana bir kargo gelmiş” diyerek, beni kapıya çağırdı…
Kargocu;
“Bu kitap size gelmiş” dedikten sonra vatandaşlık numaramı aldı.
Ve ben ‘teşekkür’ ettikten sonra kargo hizmetlisi ayrıldı…
Kim göndermiş diye gönderinin ismine baktım;
Ercan TÜRK yazıyor…
Bu ismi görünce nasıl mutlu oldum bilemezsiniz…
Nasıl mutlu olmam birader; bu kitabı gönderen şahıs, yıllar öncesi Dereli merkez ilkokulundan bizim öğrencimizdi…
Ambalajı açtım…
Kitabın adı: AKLIN YOLU
Yazarı: Ercan TÜRK
Nobel Bilimsel Eserler Yayın evinden çıkmış.
Sözünü ettiğim şahsı tanımayanlar belki haklı olarak soracaklardır;
“Ercan Türk kim?” diye..
Kısaca hemen tanıtayım;
1970 Giresun-Dereli ilçesi doğumlu.
İlköğrenimini Dereli Atatürk İlkokulunda yaptı.
Orta öğrenimini ise Giresun merkezde tamamladı.
Lise öğreniminden sonra sırasıyla;
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi- Eğitim Yönetimi ve Planlama Bölümünden mezun oldu…
Ardından;
Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetimi ve Teftişi Ana Bilim Dalında yüksek lisans yaptı..
Ardından;
“Cumhuriyet Döneminde Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Örgütündeki Yapısal Değişiklikler” konulu tez çalışmasıyla; Eğitim Yönetimi Bilim Uzmanı’ oldu..
Ardından;
Milli Eğitim Bakanlığı Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı görevini yaptı…
2011 yılında Orta Öğretim Genel Müdürlüğüne Eğitim Politikaları Başkanı olarak atandı.
Şu an ise Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır.
Ve sohbet konumuzun asıl başlığı olan ‘Aklın yolu’ kitabının içinde neler anlatıyor konusuna gelince;
‘Aklın Yolu’ kitabının içerisinde kısa-kısa başlıklar halende ve eğitim içerikli birbirinden güzel konular işlenmiş…
Birbirinden farklı, fakat birbiriyle ilintili olan bu 40 başlığın hepsini ayrı-ayrı analiz etmek yerine…
Ben bu sözünü ettiğim kitabın bizzat okunmasını öneririm…
Kimlere mi öneririm?
Öncelikle öğretmenlerin mutlaka okumasını salık veririm…
(Mezun olunca, her ne kadar atanma şansları olmasa da)
Eğitim Fakültesinde öğretmen olacak öğrencilerin…
Ve bu çatı altında ‘öğretmen yetiştiren’ akademisyenlerin…
Öğrenci velilerinin de mutlaka okusun derim..
Kısacası; eğitimi önemseyen tüm insanların okumasını öneririm.
Öneririm önermesine de;
Ancak bu sözünü ettiğim ‘Aklın Yolu’ kitabı, piyasaya çıkıp satışı ne zaman yapılacak (doğrusunu söylemek gerekirse) şimdilik bende bilmiyorum…
Ve bu ‘bilgi notunu’ verdikten sonra da, sohbetimizi bitirmek istiyor ve sözü sizlere bırakmak istiyorum…
Buyurun;
Şimdi söz sırası sizin…
NOT; Görselde paylaştığım siyah-beyaz fotoğraf benim Dereli merkez Atatürk İlkokulunda görev yaptığım yıllar olup, Ercan Türk’ün’de o dönemlerde öğrenci olduğu yıllar olduğu için bu görseli paylaşayım istedim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM