ÇAKIRMELİKOĞLU NEYİ DOĞRU YAPTI, DEĞİŞİM NEREDE DUVARA ÇARPTI?
Giresun Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri geride kaldı. Sandık konuştu. Ve sandığın söylediği söz, aslında oldukça net: Hasan Çakırmelikoğlu devam dedi, Giresun iş dünyasının büyük bölümü de ona “devam” dedi. 17 meslek komitesinin 15’ini kazanmak, 44 kişilik mecliste 37 üyeye ulaşmak sıradan bir seçim sonucu değildir. Bu, ciddi bir organizasyon başarısıdır. Ama aynı zamanda rakipleri açısından da ciddi bir uyarıdır. Çünkü böyle bir farkla kaybedilen seçimlerin ardından “şanssızdık”, “beklediğimiz sonucu alamadık” ya da “seçim böyle sonuçlandı” demek kolaydır. Zor olan şudur: Nerede yanlış yaptık?
Çakırmelikoğlu seçimi nasıl kazandı?
Öncelikle hakkını teslim edelim. Hasan Çakırmelikoğlu’nun en büyük avantajı yalnızca başkan olması değildi. Çakırmelikoğlu seçim gününe değil, yıllardır devam eden bir ilişki ağına yatırım yaptı.
Komitelerdeki adaylar, Üyelerle kurulan ilişkiler, Sektörlerdeki tanınırlığı, Geçmiş dönemden gelen tecrübe, Devam eden projeler, ve bütün bunların üzerine kurulan “yarım kalan işleri tamamlayacağız” söylemi, Bu strateji işe yaradı. Çünkü ticaret odası seçimi, genel seçimlere benzemez. Burada seçmen çoğu zaman afişteki sloganı değil, karşısındaki insanı tanır. Aynı sektörde çalıştığı kişiyi bilir. Telefonunu bildiği adaya güvenir. Birlikte iş yaptığı insanı tercih eder. Çakırmelikoğlu’nun en büyük avantajı da buydu. Rakibi seçim kampanyası yaparken, Çakırmelikoğlu’nun ekibi uzun zamandır seçim yapıyordu.
“Değişim” güzel bir slogan ama tek başına yetmez
Gelelim Ergin Kılıçaslan’a. Kılıçaslan’ın ortaya koyduğu tabloyu küçümsemek doğru olmaz. Finansmana erişim, teşvikler, ihracat, yeni pazarlar, şeffaflık, katılımcılık ve genç girişimcilerin daha fazla söz sahibi olması gibi başlıklar önemli. Ama seçim kampanyalarının acı bir kuralı vardır: İyi fikir, tek başına oy değildir. “Değişim” diyebilirsiniz. Peki seçmen size neden değişmesi gerektiğini sorarsa ne diyeceksiniz? İşte burada kampanyanın en önemli açmazı ortaya çıktı. Çakırmelikoğlu’nun elinde somut bir savunma vardı: “Biz yaptık, devam edeceğiz.” Kılıçaslan’ın elinde ise daha çok gelecek üzerine kurulmuş bir anlatı vardı: “Biz gelince daha farklı olacak.” Seçmen, özellikle ekonomik belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde, ikinci cümleden önce birinci cümleye bakar. Bildiği düzen mi, bilmediği gelecek mi? Giresun iş dünyasının önemli bölümü bu seçimde bildiği düzeni tercih etti. Asıl kayıp sandıkta değil, sandıktan önce yaşandı Bence seçim gecesinin en fazla tartışılması gereken konusu bu. Kılıçaslan’ın kaybetmesi seçim günü olmadı. Eğer 17 komitenin 15’inde rakibiniz kazanıyorsa, problem yalnızca seçim günü stratejisinde aranamaz. Sorun daha erken başlamıştır. Aday belirlemede, Komite yapılanmasında, Üyelerle ilişkide, Saha çalışmasında, Ve en önemlisi, değişim fikrini tabana yaymakta, Bir başkan adayının kendisine inanması yetmez, Komite adaylarının da inanması gerekir, Komite adaylarının inanması da yetmez. Üyenin “Bunlar gerçekten yönetecek” demesi gerekir. Sandıkta görünen tablo, bu zincirin bazı halkalarının yeterince güçlü kurulamadığını düşündürüyor.
Çakırmelikoğlu’nun karşısına sadece aday değil, sistem çıkmalıydı;
Bir başka önemli nokta da şu:, Mevcut başkanla yarışıyorsanız sadece başkanla yarışmazsınız. Mevcut sistemle yarışıyorsunuz. Çakırmelikoğlu’nun arkasında bir yönetim tecrübesi, komiteler, meclis üyeleri, geçmiş dönem ilişkileri ve devam eden projeler vardı. Dolayısıyla karşısına çıkacak adayın yalnızca “Ben daha iyisini yaparım” demesi yeterli değildi. Şunu göstermesi gerekiyordu: “Benim arkamda da bu işi taşıyacak güçlü bir ekip var. “Her komitede karşılığı olan isimlerim var. ”“Üyelerle ilişkim seçimden seçime değil. ”“Projelerim yalnızca vaat değil, uygulanabilir bir yol haritası. ”“Ve en önemlisi, seçildiğim gün nereden başlayacağımı biliyorum. ”Bu güven tam anlamıyla oluşturulamadı. Sonuç da sandığa yansıdı.
Fakat Çakırmelikoğlu da zafer sarhoşluğuna kapılmamalı
Burada Çakırmelikoğlu’na bir uyarı yapmak gerekiyor. Büyük zafer, büyük sorumluluktur. 37 meclis üyesiyle çok güçlü bir yapı oluşturuldu. Artık mazeret alanı daraldı. “Meclis destek vermedi. ”“Çoğunluk bizde değildi. ”“Karar almak zordu, ”gibi gerekçelerin arkasına sığınmak kolay olmayacak. Çünkü çoğunluk sizde. Şimdi sıra icraatta. Giresun’un sanayileşmesi…OSB’ler…İhracat…Yatırım…KOBİ’lerin finansmana erişimi…Yeni girişimciler…Dijital dönüşüm…Gençlerin iş dünyasına kazandırılması, Bunların hepsi önümüzdeki dönemin karnesine yazılacak. Çakırmelikoğlu seçimde 10-0 kazanmış gibi görünse de ekonomi sahasında maç yeni başlıyor.
Kılıçaslan’ın önünde iki yol var
Seçimden sonra kaybeden adayların yaptığı en büyük hata, ortadan kaybolmaktır. Kılıçaslan bunu yapmamalı. Çünkü 7 meclis üyesi azımsanacak bir güç değil. Üstelik bazı komitelerde yarışın oldukça yakın geçmesi, değişim fikrinin tamamen karşılıksız olmadığını gösteriyor. Şimdi yapılması gereken “Biz aslında kazanmıştık” demek değil. Tam tersine: “Neden kazanamadık?” sorusuna dürüstçe cevap vermek. Komite komite analiz yapmak, Hangi sektörde neden oy kaybedildiğini görmek, Hangi adayların neden karşılık bulmadığını değerlendirmek, Üyelerin hangi sorunlara tepki verdiğini anlamak… Ve seçimden seçime değil, bugünden itibaren sahada olmak. Eğer bunu yapabilirlerse, bugün alınan yenilgi yarının siyasi ve kurumsal sermayesine dönüşebilir.
Son söz
Bu seçimin kaybedeni Ergin Kılıçaslan olabilir. Ama “değişim” kavramının kaybettiğini söylemek için henüz erken. Çünkü seçim sonucu bize yalnızca bir şeyi gösterdi: Giresun iş dünyasının çoğunluğu bugün için değişimden çok istikrara güvendi. Hasan Çakırmelikoğlu bu güveni yeniden kazandı. Şimdi sıra bunun karşılığını vermekte. Kılıçaslan ve ekibinin görevi ise seçim sonucuna küsüp kenara çekilmek değil. Çünkü önlerinde önemli bir fırsat var: Bugünün muhalefetini, yarının alternatif yönetimine dönüştürmek. Bunun yolu da sloganlardan geçmiyor. Sahadan geçiyor. Projeden geçiyor. Üyeden geçiyor. Ve en önemlisi, güvenden geçiyor. Çakırmelikoğlu seçimi kazandı Ama şimdi herkesin gözü onun üzerinde. Kılıçaslan kaybetti. Ama onun da önünde dört yıllık bir hazırlık dönemi var. Dolayısıyla GTSO seçimlerinin gerçek sonucu belki de seçim gecesi değil, önümüzdeki dört yılda ortaya çıkacak. Sandık bugün “devam” dedi. Şimdi hep birlikte göreceğiz:
Bu devam, Giresun ekonomisinde gerçekten yeni bir dönemin başlangıcı mı olacak, yoksa bir sonraki seçimde yeniden “değişim” sorusunu mu gündeme getirecek?
İnş.Müh.Osman BAYRAM
Mail: osmanbayram_28@hotmail.com