Ahmed ÇITLAKOĞLU
Ahmed ÇITLAKOĞLU
ahmedcitlakoglu@giresungundem.com
Başörtüsü mü, tesettür mü?.. Başı örtülü mü, başörtülü mü?..
  • 0
  • 357
  • 04 Ocak 2021 Pazartesi
  • +
  • -

Şerîatın gayesi güzelliğin görünmesini önlemektir. O halde güzelliğin teşhiri için açılmak suçtur.” (Ebul-A’la el-Mevdudi)

***

***

Her dönemde olduğu gibi son günlerde de başörtüsünün yine siyasetçilerin gündeminde siyasî malzeme olarak kullanılmaya başlandığı görülüyor…

***

Tesettür; erkek veya kadının şer’an örtülmesi gereken yerlerinin örtülmesi anlamını ifade eden fıkhî bir terimdir… Tesettür aynı zamanda bir semboldür. Lakin siyasi değil dini bir semboldür.

**

Başörtüsü; hanımların tesettür kıyafetlerinin bir parçası…

Başörtülü (hanım) denilince; inancı gereği vücudunun bütün uzuvlarını tesettüre uygun kapatan hanım akla geliyor.

***

Kadınların örtünmesinin gayesi, yabancı erkeklere kadınlıklarını hatırlatmayacak, erkeklerin kalbine kötü duygular getirmeyecek bir ortam oluşturmaktır…

***

Başörtüsü denildi, türban denildi; başörtüsüne tesettür kurban edildi!..

 

Bugüne kadar tesettür muhalifleri de tesettür taraftarları da (bilerek veya bilmeyerek) ısrarla tesettür yerine başörtüsü kelimesi kullandılar ve tesettürü unutturdular.

 

Maalesef Diyanetin gündeminde dahi tesettür yer almaz oldu!


Bunun neticesi olarak, belki de İslamî hassasiyeti olan hanımlar dahi sadece başlarını örtmeyi tesettür zannettiler. Ve başlarını da örttüler… Lakin vücudun örtünmesi gereken diğer uzuvlarını ihmal ettiler.

***

Başörtülü mü, başı örtülü mü?..

– Nice başı örtülü hanımlar var ki, tesettürlü değil!

– Nice başı açık hanımlar var ki, tesettürlü!..

Mesela öyle hanımefendiler var ki, sadece başı örtülü değil, fakat baş harici vücudun bütün uzuvları tesettürün fıkhî anlamına tamamen uygun şekilde (bol elbiselerle) örtülü… Hatta göz ve sözleri de örtülü(!)… Hal ve hareketleri; edep ve hayâ timsali…

***

Zaman, artık tesettür zamanıdır…

Bugün, başı örtülü fakat başörtüsü dışındaki bütün kıyafeti Hz. Peygamber (sav) Efendimizin “giyinik çıplaklar” tasvirini andıracak biçimde kadınlığı ve kadınsılığı olabildiğince teşhir eden bir giyinme anlayışı ve tarzı; maalesef nice Müslüman ailelerin kanayan bir yarası…

Rengârenk bir başörtüsünün altında etek ve pardösünün de bulunmadığı, vücut hatlarını tamamen saran bir giyim tarzı, hatta çantanın ayakkabıya uydurulmasına varıncaya kadar, başörtüsü renginde makyaj moda hastalığı Müslüman camia için fevkalade üzüntü verici…

Bu, aileler için, Diyanet camiası için, velhasıl bütün Müslümanlar için; önlenemeyen salgın bir hastalık misali, müdahale edilmemesi veya edilememesi varlığından daha elem verici bir vakıa!..

***

Tesettüre uygun olmayan giyim tarzı, kıyafet serbestliği kapsamında savunulamaz…

Bu mes’eleye çözüm aramak, yozlaşmış tesettüre dur demek; kıyafete müdahale değildir.

Bu mes’ele; bir kişinin ferdî inanç hak ve hürriyetinin kullanılması da değildir.

***

Başörtüsünün altına saklanarak dinin kesin emirlerinden tesettür hükmünü kimsenin dejenere etmeye, yozlaştırmaya hakkı olamaz…

Bu tür tahriflere de devlet olarak, Müslümanlar olarak müsaade edilmemelidir…

Mes’ele başı örtülü olup olmamak değil, tesettürlü olup olmamaktır.

***

Tesettür mü, teberrüc mü?..

Teberrüc: Kadının, elbise gibi sun’i ya da doğuştan gelen vücudundaki (tabii) güzelliklerini yabancı erkeklere uygun olmayan yerlerde kasıtlı olarak göstermesi, giyimde, renk seçiminde, konuşma ve yürüme tarzında dikkat çekici davranması anlamında Kur’ânî bir terim… (Ahzap suresi,33)

***

Süslü bir başörtüsü, dikkat çekici gözlük, uzun topuk ve çok şık ayakkabılar, alınmış kaşlar, aşırı makyajlı cehreler, işveli (edalı, cilveli) konuşmalar hep “teberrüc” cümlesinden sayılmıştır.

Baştaki başörtüsüne rağmen giyim kuşam, hariçteki nazarlara davetiye çıkarıyorsa; bu, tesettür değil teberrüctür.

***

“Bugünkü kadın tesettürü konusunda diyebiliriz ki, elbise artık bir örtme, gizleme aracı olmaktan ziyade, Müslüman kadınlarda dahi bir teşhir, bir reklam aracı haline gelme eğilimindedir…

 Tesettürlü olan erkek ve kadın adeta, ben Allah’ın otoritesini kabul eden, ona inanan bir insanım, bana bu gözle bakın demiş ve hatta bu inancın reklamını da yapmış olur.

Kadın elbisesi şeffaf olmamalıdır. Çünkü örtme göstermeme demektir. Şeffaflık bunu sağlayamaz. Çok dar olmamalıdır. Çünkü örtünme bir bakıma bedensel özellikleri gizleme demektir.

Kadın için de erkek içinde tesettürde esas olanın cinselliği teşhir etmemeleridir.” (Prof. Dr. Faruk Beşer)

***

Başörtüsü; başı örten basit bir bez parçası değil, Müslüman kadının inancını izhar eden bir alamet-i farikadır, dinî bir simgedir!..

 Tesettür göstermez ama değer katar…

Teberrüc gösterir, gösteriş içindir ama hiçbir değeri yoktur.

***

Tesettür; “bana bakma!” demektir, “bana bakmadan geçme” demek değildir!

Tesettür hayâ ölçüsüdür… Hayâ imandandır…

***

“Ey Rabbim! Beni her ne cezâ ile cezâlandırırsan cezâlandır, yalnız hicâb (utanma) zilleti ile cezalandırma!” (İmam KUŞEYRÎ)

 

Vesselam…

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM