• DOLAR
    7,6235
  • EURO
    8,8714
  • ALTIN
    455,43
  • BIST
    1,1638
Şaban KARAKAYA
Şaban  KARAKAYA
saban@giresungundem.com
AT’TAN İNİP – EŞEĞE BİNENLER VE BUNU HAZMEDEMEYENLER
  • 0
  • 171
  • 10 Ağustos 2020 Pazartesi
  • +
  • -

Yani;
Zübükzadeler…
Yeni bir fare deliğine girmek isterler…
Tıpkı;
Bir zamanların ‘başbakan’ı gibi…
Tıpkı;
Bir zamanların Hazineden ve Maliyeden sorumlu ‘bakanı’ gibi…
Tıpkı;
Bir zamanlar Cumhurbaşkanlığı seçimlerini muamma bir şekilde kaybeden malum Cumhurbaşkanı adayı gibi…
Yani;
Sizlerde takdir edersiniz ki…
“Attan inip, eşeğe binmek kolay değildir”…
Yani onların yerinde sizde olsanız;
Sizde onur meselesi yaparsınız…
Bir gün önce ‘Fildişi Kulelerde’ varaklı, gümüş ve altın işlemeli, sedefli koltuklarda otururken;
Bir gün hiç beklenmedik bir şekilde o koltuklar eğer altınızdan birdenbire çekilirse;
Hangi babayiğit katlanabilir bu kimlik değişimine?
Yani;
Bir siyasi partinin bünyesinde demokrasi işlemiyorsa…
Cümbür-cemaat herkes bir kişinin ağzına bakıyorsa…
Kadro tıkanıklığı varsa…
Lider;
“Tamam, o koltukta oturduğun.”
“Şimdi oturma sırası başkasında” dediğinde o koltuktan kalkılmak istenmiyorsa…
Hele hele “kabak olmadan boynuz uzatanlar” varsa;
Sinsice..
Gizliden gizliye…
Parti içerisinde ‘Liderlik’ kavgası başlatmışsa;
O siyasi partinin içinde karıncalanma başlamış demektir…
Yani;
O siyasi partinin ‘oğul atma’ zamanı gelmiştir!
Yani bu da demektir ki;
En kısa zaman diliminde bölünecektir…
Herkes;
Bu zamana kadar toplumdan sakladığı sırları ve eteğindeki taşları yere dökme zamanı gelmiş demektir!
Efendim;
Aziz Nesin’in yazdığı ZÜBÜK öyküsünü okumuşsunuzdur…
Veya da;
Kemal Sunal’ın başarıyla canlandığı ZÜBÜK filmini mutlaka seyretmişsinizdir diye düşünüyorum…
Yani demek istiyorum ki;
Aziz Nesin, sadece bir siyasi ‘ZÜBÜK’ simgeleyip anlatmıştı.
Acaba günümüzde;
Siyasilerimiz arasında kaç ‘Zübük’ vardır? diye hiç düşüneniz oldu mu?
Yani;
Azaldı mı, yoksa daha da mı çok çoğaldı?
Her neyse…
Demokrasi rayına oturmadığı sürece bizim bu güzel ülkemizden ‘Zübük’ ve ‘Zübükler’ eksik olmaz!
‘Demokrasi’ dedim de;
Aklıma bu konuda neler geldi biliyor musunuz?
Partilerin ‘isimleri’ geliverdi…
Ve İnternet dünyasına girip, siyasi partilerimizin listesine şöyle bir baktım da;
Ülkemizde 90’nın üzerinde kurulmuş siyasi parti var…
Ve bu partilerin çoğunun adının içinde;
‘Demokrat-Demokratik ve Demokrasi’ geçiyor..
‘Bağımsız-Özgürlük ve Özgürlükler’ adı yazıyor..
‘Hak ve Adalet” geçiyor…
Geçiyor geçmesine de…
Bu sözlerin hayata geçirilip-geçirilmek istenmediği biraz kuşku götürüyor!
Nasıl kuşku götürmesin birader?
Senin partinin adının içerisinde ‘demokrasi’ veya ‘demokrat’ geçiyor geçmesine de;
Senin partinin içerisinde ‘demokrasi çalışmıyor’ ve ‘demokrat’ uygulama hüküm sürmüyorsa;
Buna halka nasıl taşıyacak ve inandıracaksın?
Halk diyorsun;
Halkın içine girmiyorsun…
İşçi diyorsun;
Ter kokuyor diye yanına yaklaşmıyorsun…
Emek diyorsun;
Emek sömürüsüne göz yumuyorsun…
Hatta bir-şekilde emek sömürüsünü destekliyorsun…
Özgürlük diyorsun;
Özgürlük mücadele verenlere omuzdan bakıyorsun…
Hata ve hatta; özgürce konuşmak isteyenleri, yazım-çizenler hapse tıkılınca görmezlikten, işitmezlikten geliyorsun…
Partilerinizin adına ‘Hak ve Adalet’ diyorsunuz ama…
Sıra adaletli davranmaya gelince;
Hakça bölüşmeyi ve Adaletli davranmayı kenedi aranızda uyguluyorsunuz ama;
Sıra yönetilenlere gelince ‘hak ve adaleti’ unutuyorsunuz…
Özetleyecek olursak;
Ülkemiz sadece ‘şehitler mezarlığına’ değil, aynı şekilde ve paralel bir biçimde ‘parti mezarlığına’da dönüşüverdi…
Parti içinde demokrasi uygulanmıyor…
Parti içerisinde demokrasi mücadelesi verilmiyor…
Demokrasi mücadelesi tabana indirilip yaymak istenmiyor!
Liderine darılan…
Oturduğu koltuk altından alınan…
Üst kademelerde yer bulamayan…
Kısacası lideri tarafından gözden çıkarılan;
Dört-beş kafadar bir araya geliyor…
Sizin oğlan-bizim oğlan şeklinde, yeni siyasi parti kurmaya çalışıyor…
Ve her kurulan parti;
Kendisi için hiçbir şey istemiyor!
Sadece vatanı ve milleti kurtarmak istiyor!
Ve bu düzen..
Ve bu devran…
Böyle gelmiş, böyle gidiyor…
Yani;
Zübükzadelerden bir türlü yakayı kurtaramıyoruz…
Yani;
Zübüklük alışkanlığımız hala devam ediyor!

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM