• DOLAR
    6,6807
    %0,99
  • EURO
    7,3029
    %0,12
  • ALTIN
    339,22
    %1,13
  • BIST
    8,2951
    %0,98
Ahmed ÇITLAKOĞLU
Ahmed  ÇITLAKOĞLU
ahmedcitlakoglu@giresungundem.com
YAŞLILAR MAAŞLARINI NASIL ALACAK?
  • 0
  • 55
  • 25 Mart 2020 Çarşamba
  • +
  • -

Sokağa çıkma yasağı kapsamında olan 65 yaş üzerindekiler soruyor:
✅ – Emekli maaşlarımız nasıl ödenecek; ikametgâhımızda mı ödenecek?..
✅ – Doğrudan Destek (dönüm) paraları nasıl ödenecek; ikametgâhımıza mı getirilecek?..
✅ – Banka Kredi Kartı borçlarımızı nasıl ödeyeceğiz; banka yetkilileri ikametgâhımıza gelip elden mi tahsil edecekler?
*
✅ Şehirden köydeki evime gidip kendimi karantinaya almak istiyorum, 155 ve 156’yı arıyorum; evden ayrılamassınız diyorlar!..
✅ Vali ve Kaymakamların acaba yetlisi yok mudur; ikamet değiştirmek isteyenlere (155 ve 156’ya bigi vermek şartıyla) günün belirli saatlerinde şehir hudutları dahilinde ikametgâhlarını değiştirmelerine imkan ve kolaylık tanınsmaz mı?

***
Mesela; yasakların duyurulmasında, iyiliği emir ile kötülükten menetme gibi konularda *yağcılık yapmak, akide ve inanç ile cihad konusunda tembellik ve gevşeklik göstermek* bu çeşit günahlardandır.

Bir hadisi şerifte de ifade buyurulduğu üzere: *Bir geminin dibini delmeye uğraşan bir kişinin fiili*, öyle bir boğulma olayı meydana getirir ki, bu fitne o geminin içinde bulunanlardan *yalnızca onu delenleri ve onlara yardım edenleri değil, hiç haberi olmayanlara varıncaya kadar hepsine* isabet edecek şekilde bir musibet halinde ortaya çıkar. *Belki bu işten hiç haberdar olmayanlar*, daha hazırlıksız yakalanacaklarından dolayı *daha zararlı çıkarlar*. Bundan dolayı böyle *umumi fitnelere meydan vermemek için*, işin başından itibaren iyi korunmak, *muhtemel gelişmelere karşı önceden tedbirli olmak*, ictimai hadislerde kontrolü elde tutmak o gemide bulunanların hepsine farz-ı kifaye olan bir görevdir. İçlerinden bir kısmı bu görevi yerine getirdiği zaman, hepsi kurtulur, hiçbirisi aldırmayıp gemi delindiği zaman ise hepsi musibete uğrar.

Fakat dikkat edilmek lazımgelir ki, *gemiyi delene mani olalım derken*, bütün gemidekileri harekete geçirmek ve karışıklık çıkarıp, *geminin dengesini bozarak, onun devrilmesine meydan vermemek de gerekir*. Evvela farz-ı kifayenin ifasını yüklenen görevliler bu görevi farz-ı ayn gibi icra edecekler.

Mesela geminin kaptanı ve tayfaları gibi ki, *”İyiliği emretmek ve kötülüğü önlemekle görevli yönetici kadro”* yani, idarenin başında olan *”ümmet”, görevini tam yapacaktır*. (Böyle bir yönetim kadrosu yoksa veya *var da görevini tam olarak yapmıyorsa* farz ihmal ediliyor demektir.)

İkincisi, *herkesin kendi kendini toplumsal görevlerini yapıp yapmamaktan hesaba çekmesidir*.

Üçüncüsü, *umumî gelişmelerin ve gidişatın akışından gaflet etmemek*, gidişatı dikkatle izlemek ve *gelişmelerin seyrine zamanında müdahale ederek, olaylara yön vermek ve hiçbir zaman kontroldan çıkmasına izin vermemek* lazım gelir. Nizam ve intizam ile iyi niyet ve hüsn-i ahlâk ile bu murakabeyi sürdürmek lazımdır. Bu ise her müminin kendi nefsinde Allah ve Resulü için itaat ve icabeti gerektirir.

Ayrıca *fitne meydana gelmemesi için* kendine ve sorumlu olduğu *cemaatına özen göstermesi ve gafletten sakınması* yükümlülüğünü getirir.

Bundan anlaşıldığına göre, *umumî fitne* yalnızca cürmü işleyen zalimlerin cezası değil, *aynı zamanda ona meydan veren gafillerin de cezasıdır*.

*Son nefese kadar çalışıp da fitneye engel olamayanlara gelince;* “Rabbinize karşı bir mazeret olmak üzere…” (A’raf, 7/164) gereğince, *Allah katında mazur olurlar*. Mamafih o zalim ve gafillerin içinde bulunup *onlara yakınlık gösterdiklerinden ve komşuluk ettiklerinden dolayı, dünya hayatında o musibet çerçevesinin dışında kalmamaları da ihtimal dahilindedir*. Ahiret hayatında ecir alırlarsa da *dünyada sıkıntı çekerler ve bunların çektikleri sıkıntı, o sıkıntıya sebep olan zalimlerin daha şiddetli azap görmelerini icap ettirir.*

Bunun için fitne ve sıkıntı zalimlerden başkasına isabet etmez sanmayınız ve ondan korununuz. Ve şunu iyi biliniz ki, *Allah azabı çetin olandır*. O’nun cezasının şiddetinden dolayıdır ki, *yalnızca zalimlere mahsus ve münhasır olmakla kalmaz, onların çevresinde bulunan yakınlarını da kaplar*.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM