• DOLAR
    7,2252
  • EURO
    8,5214
  • ALTIN
    473,36
  • BIST
    1,1789
Şaban KARAKAYA
Şaban  KARAKAYA
saban@giresungundem.com
BÖLÜNMEMEK İÇİN DİRENİYORLAR SESLERİNİ DUYURMAK İSTİYORLAR
  • 0
  • 228
  • 24 Haziran 2020 Çarşamba
  • +
  • -

‘Çoklu Baro Sistemi istemiyoruz’ diyorlar…
Ve;
Ülkenin dört-bir yanından güle-oynaya yola giriyorlar..
Kazasız-belasız Ankara’nın ‘giriş kapısına’ kadar geliyorlar!
Ancak burada hayatlarının en büyük sürprizi ile karşılaşıyorlar;
Yani ‘etten duvar yapmış’ polis yetkilileri;
“Giremezsin” diyorlar..
“Neden?” diye soruyorlar..
“Yasa böyle” diyorlar!
“Yahu, yasayı bir ezbere bilenleriz, yasada böyle şey yok” diye uyarıda bulununca da;
“O zaman yukarının buyruğu böyle” diye gerekçe gösteriyorlar.
Kısacası…
Netekim…
Ülkenin dört-bir yanından Ankara’ya dertlerini anlatmak için gelen avukatları,Ankara sokaklarında yürütmek istemiyorlar..
Avukatlar;
“Sokaklarda yürümemizi istemiyorsanız, bırakın kaldırımlardan yürüyelim” diyorlar.
“Olmaz, yürüyemezsiniz”
“Yağmur çok yağıyor, bari şu çatının altına girelim”
“Giremezsiniz”
“O zaman yere oturalım”
“Oturamazsınız”
“Acıktık, simit gibi bir şeyler yemek istiyoruz”
“Yiyemezsiniz”
“Bari açlığımızı bastırmak için su içmemize izin veriniz”
“İçemezsiniz”
Kırk-bin dereden, kırk-bin sulu gerekçe getirdi polis Şefleri..
Ve;
Ülkenin dört-bir yanından gelen ‘Baro Temsilcilerini’ iki gün, iki gece Ankara Hükümet Merkezine sokmadılar..
Aç-arık, ser-sefil sokaklarda sabahlattılar…
Vay be!
Eskiden “emperyalizmin politikası böl, parçala yönettir” diyen solculara “bölücü bunlar, anarşist” diyorlardı..
Ve karşılarına ‘polis gücünü’ dikiyorlardı..
Bugün “Bölüp, parçalamak isteyenlere” alkış tutuyorlar!
Ve “Bölünmeyelim” diye direnenlerin karşısına da yine ‘polis gücü’ çıkarılıp ve Polis Bariyerleri kuruluyor..
Ne kadar düşündürücü…
Ne kadar can sıkıcı be!
Değişen hiçbir şey yok yani…
Bundan yıllar-yıllar önce..
Yani o meşhur 68’li yıllarda..
Şair Şemsi Belli ‘Anayasso’ şiirinin son dizelerinde şöyle derdi;
(….)
“Yerin,yurdun adresesin bilmirem
Angara’da; Anayasso!
Ellerinden öpiy Hasso,
Yap bize de iltimaso,
Bu işin mümkini yoh mi hooy baboov?”
Yani demem o ki;
Eskiden sade vatandaş yol bulup giremezdi Ankara’ya..
Günümüzde ise anayasayı ezbere bilenlerde giremiyor!
“Giremiyor” diyorsam, bu mecazi bir ifade olduğu kadar herkes için geçerli değil tabi..
Sadece ‘eylem yapma’ düşüncesiyle girmek isteyenlere yasak!
Sahi ‘Çoklu Baro Sistemine’ karşı çıkan ‘Baro Temsilcileri’ bu çıkarılmak istenen yasaya karşı ‘eylem’ koyarken parlamento içerisinde bulunan 123 Avukat nerelerdeydi?
Hadi bunlardan iktidar partisinde bulunan 68 Avukat kimlikli milletvekillerini bir tarafa bırakalım..
Cumhuriyet Halk Partisinde milletvekili olan 34 Avukat neden eylemci ‘Baro Başkanlarıyla’ sokaklarda geceleyip yatmadı?
HDP’nin içinde milletvekili olan 13 Avukat neden eylemcilerin yanında fiziki olarak saf tutup desteklemedi?
3 Avukat Milletvekili de İyi Partide var.
Bu avukatlar neden ‘Çoklu Baro Sistemine’-nutuk olarak değilde- bizatihi polisler eylemcileri itiştirip-kakıştırırken yanlarına gelip onlara destek vermedi?
Yahu ‘rüzgar gülü’ Baro Genel Başkanı bile gelip,günü kurtarmak için eylemcilerin yanında durmak istedi de, eylemci Avukatlar sırtını döndü..
Birde şu soru takılıyor zihnimin çengeline?
O da şu;
Ülkemizde devlet ve vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 132 Hukuk Fakültesi var..
Bu demektir ki; 132 Hukuk Fakültesinin, Hukuk bilgisi en iyi olan 132 Rektörü var demektir..
Bunlar neden hiç görünmez ortalıkta?
Yani bunların bu konuda hiçbir fikri ve düşüncesi yok mudur?
Üç-beş kelamı yok mudur?
Ne yalan söyleyeyim; birde bunu çok merak ediyorum ben…
Her neyse…
En iyisi boyumuzdan büyük işlere karışmamak!
Yani her şeye maydanoz olmamak!
En iyisi susmak!
Veya da bu sohbeti Aşık İhsani’nin ‘BALTA’ şiiriyle bitirmek..
Buyurun (geçmişte ceza olarak faturası ödenmiş şiiri) hep birlikte okuyalım…
Okuyalım bakalım; o günden-bugüne değişen bir şey olmuş mu?
Buyurun;
“Odun kırıcıydı adı İlyas’tı
yanaştım yanına yüzünü astı
işin nedir dedim bir küfür bastı
arkasından baltasını biledi
bana bak arkadaş dedim; dedi ne
dedim sen bir vatandaşsın; dedi he
dedim kanun var; dedi çekil be
arkasından baltasını biledi
dedim ilin nere senin; dedi Van
dedim çoluk çocuk; dedi sekiz can
dedim düzelecek; dedi ne zaman
arkasından baltasını biledi
dedim düzen; dedi onlara göre
dedim kötü mü ki; dedi bin kere
dedim hak adalet; tu dedi yere
arkasından baltasını biledi
dedim yoksulluğun ocağı söne
açıldı gözleri atıldı öne
dedim dur bakalım; dedi ne günü
arkasından baltasını biledi
dedim Amerika; dedi onu sil
dedim nasıl olur; dedi öyle bil
dedim vatan; dedi sahipsiz değil
arkasından baltasını biledi..

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM