• DOLAR
    7,8313
  • EURO
    9,1693
  • ALTIN
    474,97
  • BIST
    1,1705
BAŞIMIZDAN EKSİZ OLMUYORSA FELAKET  SİZCE NEDİR BU EY ÜMMETİ MUHAMMET

BAŞIMIZDAN EKSİZ OLMUYORSA FELAKET SİZCE NEDİR BU EY ÜMMETİ MUHAMMET

Yoruldum be…

Vallahi yoruldum…

Her Allah’ın günü birbirine benzer olan ölüm haberlerini dinlemekten ve bitmek-tükenmek bilmeyen acılarını ağıtlarla ifade edenleri dinlemekten içim-dışım iyice kararı verdi…

Siyasiler birde ölenlerin ardından o klasikleşmiş, o kalıplaşmış ve o alışık olduğumuz ünlü yapmacık demeçlerini verirken; yüzlerine düşürdükleri o sahte görüntülerle birde -gerçekten çok üzülmüşler gibi- taziye demeçleri vermiyorlar mı; işte tam o sırada inanın zıvanadan çıkmamak için kendimi zor tutuyorum!

Allah’ın her günü toplu ölümlerin listesi veriliyor adeta televizyonlarda…

Flaş…flaş…flaş!…

Falanca ilin filanca caddesinde görülmedik bir telaş!

“Bomba yüklü bir kamyonetin patlatılması sonucu 20 ölü 120 yaralı”

Yaralılar hastaneye, ölenler cami avlusuna yan-yana diziliyor!

Bizleri yöneten çokbilmişlerimiz yüzüne düşürdüğü gölgeli hüzünlerle ve başını birazda öne eğerek konuşuyor; “Caniler hak ettikleri cezayı alacaklardır!”

Aslında ‘cezalandırılacak caniler’ kendilerini çoktan havaya uçurmuşlar ve hedeflerine ulaşmışlardır ama bizimkiler yıllardır ‘gerçek canileri’ arayıp bulmak yerine yüksek sloganlarla ‘cani arama’ eylemlerini yıllardan beri sürdürmekte olup, günü kurtarmayı hep başarmışlardır…

Sizleri bilmem ama ben her yapılan katliam sonucu yetkililerin nasıl bir demeç vereceklerini üç aşağı-beş yukarı ezberledim.

“Ülkemizin başı sağ olsun”

            “Caniler hak ettikleri cezayı alacaklardır”

            “Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacaktır”

            “Kimse bizi haklı davamızdan geri adım attıramaz!”

Falan, filan…  Cart-curt!…  uygusal-duygusal demeçler verilir!

Ve o günün acısı bir gün sonraya devredilir! İkinci gün yine aynı, yine aynı benzeş demeçler… Yönetsel güçlerin demeçleri alışık demeçlerdir de, muhalefetinki sanki farklı mıdır? Onların demeçleri de kendilerine özgü ve birbirine benzeş demeçlerdir.

“Öncelikle ölenlerin yakınlarına baş sağlığı ve ölenlere tanrıdan rahmet dileriz”

“Bunlar her yeri kan gölüne çevirdi!”

“Ateş düştüğü yeri yakar”

“Bunlar geldi, terör olayı çoğaldı”

Onlarınki de bunun gibi falan filan!

Cart-curt, seçmene selam!

****

Her gün bir yerler bombalanıyor…

Her Allah’ın günü cami kapılarından onar-yirmişer cenazeler kalkıyor…

Her gün bir yerlere füzeler düşüyor…

Kimse bu ‘neyin nesidir, kimin fesidir?’ diye sormuyor!

Bütün bu acı olayların ardından sadece ve sadece yönetenler, ara-sırada fırsat bulurlarsa muhalefet tarafında rol verilenler konuşuyor!

Ve bu tespiti yaptıktan sonra da insanın aklına şöyle bir şey geliyor;

Yahu bu ülkenin her ilinde, her ilçesinde üniversiteleri, yüksek okulları var. Bunların akademisyen ve anlı-şanlı profesörlerin neden hiç konuşmuyor?

Neden bu halkın sırtından maaşını alanlar sus-pus oturuyor!

Bu en üst bilim yuvaları suya-sabuna dokunmasınlar diye mi açıldı?

Hani birisi de kalkıp dese ki; “Yahu üniversitelerimizi yakasını bırakın bu işlere karıştırmayın. Onlar dünyanın en önde olan uluslararası üniversiteleriyle yarış halindeler” dese, yakasını bırakmayı bırakacağım da…

Bizim üniversitelerimizin çoğu geri kalmış Afrika üniversitelerinden bile geride ve adeta nal topluyorlar!

Neyse hadi diyelim ki onlar suskunluğunu korusunlar…

Peki diğer Sivil Örgütlerin kanaat öncüleri niye suskun-suskun oturup hiç bu konuda ortaya düşüncelerini öne sürüp ve önerileriyle öne çıkmıyorlar?

Örneğin; İş dünyasının patronları ve onların örgütü olan TÜSİAD…

İşçi sendikaları ve konfederasyonları…

Kısacası yaşamın her alanında örgütlenmiş örgütler neden bir araya gelip ve sorunların gün geçtikçe büyüdüğünü tartışmazlar?

Yoksa kişisel kazanımları kurtarmak daha mı önemli?

Yoksa ülkenin çıkarlarından çok partisini kurtarmak daha mı önemli!

İşte bunun üzerinde akıl başında olan her insan oturup düşünmeli ve küçük hesaplar peşinde koşmadan ülkesinin toplu çıkarlarını öne çıkarmalı diye düşünüyorum…

Çünkü bana öyle geliyor ki; atı alan Üsküdar’ı geçerse…

İş işten geçmiş demektir…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar