• DOLAR
    8,1511
  • EURO
    9,6377
  • ALTIN
    498,48
  • BIST
    1,1814
ŞİİRE VURAN GÜNEŞ ADI: MUSTAFA ÖNEŞ

ŞİİRE VURAN GÜNEŞ ADI: MUSTAFA ÖNEŞ

 

Bugün sizlere tanıtmak istediğim değerli sanat adamıyla ilgili ‘Üst Başlığı’ uyaklı bir biçimde attık atmasına da;

Şimdi anlatıma ‘giriş’ yapmakta zorlanıyorum adeta…

Çünkü bazı insanları anlatırken bu kadar çok zorlanmıyorum ama bazı insanları anlatmak için yola çıktığımda inanın (bir benzetmeyle) ifade edecek olursam; elim-ayağıma dolaşıyor!

Düşünsel yolculuk yaptığım, zihinsel yollar hep birbirine karışıyor!

Hele-hele anlatmak istediğiniz adam bir sanatçıysa;

Hele-hele şiir dünyasında ülkenin en iyi eleştirmeni ise;

Hele-hele bu insan, yüz-yüze gelmemiş de olsak bir hemşehriniz ise;

Sözcüklerin ayaklarını birbirine dolaştırmadan nasıl ellerinizi cesaret yüklü bir şekilde klavyenin üzerinde dolaştırabilirsiniz ki!

Ama eksiğiyle-gediğiyle de olsa anlatmak zorundayım…

Daha doğrusu kendimi sorumlu hissediyorum…

Adı: Mustafa

Soyadı: ÖNEŞ

Doğum Tarihi: 1935

Doğum yeri: Giresun

Mesleği: Eleştirmen-Şair- Redaktör- Felsefeci

Yakınları: Ali Avni ÖNEŞ’in kardeşi (ünlü gazeteci ve yazar)

Yakın arkadaşları: Cemal Süreyya- Mehmet Fuat- Edip Cansever- Fazıl Hüsnü Dağlarca- Doğan Hızlan-Şükran Kurdakul ve diğerleri.

Şiir eleştirileri yaptığı ve şiirini yazdığı Dergi ve Yayın organları;

VARLIK DERGİSİ

YELKEN

ALAN-67

SOYUT

PAPİRÜS

YENİ DERGİ

YENİ ORTAM GAZETESİ

EVRENSEL KÜLTÜR

MİLLİYET SANAT

CUMHURİYET

1935 yılında Giresun-Merkezde dünyaya gelen Mustafa ÖNEŞ, çocukluk ve ilkokul yıllarını Giresun’da geçirir. Ancak babasının görev gereği Erzurum’a tayin olması nedeniyle orta okulu ve liseyi Erzurum’da bitirir.

Daha sonra yüksek öğrenimini ise İstanbul’a geçerek İstanbul Üniversitesi- Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirir.

Üniversite yıllarında bir yandan eğitimin sürdürürken, bir yandan da Kitapçı yanlarında çalışır.

Yayın-Evlerinde Redaktörlük yaparak kendine ekonomik kaynaklar yaratmanın peşinde koşardı.

Bir süre geçici de olsa memurlukta yapmıştır.

1966 yıllarında Mehmet Fuat’ın teşvik etmesiyle şiirlerde yazmaya başlamış ve şiirleri daha çok ‘Oğlak Yayın-Evi Yayınlarında’ okurları ile buluşmuş ve yayınlanmıştır…

Yine o tarihlerde “Yeni Derginin’ düzenlemiş olduğu bir ‘Eleştiri Yarışmasında’ BİRİNCİLİĞİ Doğan Hızlan ile birlikte paylaşmıştır.

Sanat ve edebiyat dünyasındaki arkadaşları ve en yakın dostları onu en çok koltuğunun altından eksik etmediği çantasıyla, birde sohbet sıralarında alışkanlık ve adeta hastalık haline dönüştürdüğü Kibrit Kutusu üzerine çizdiği birbirinden güzel desenleriyle tanımış olması!

Eleştiri sanatını ise şöyle ifade ediyor ünlü şiir eleştirmeni ve değerli insan Mustafa ÖNEŞ;

“Eleştirmenin, dolayısıyla eleştirenin yeterlik ölçüsünün; dili, konuya yaklaşım yetkinliği, çözümleme aşamasında ortaya koyduğu yaratıcı katkı, üzerine eğildiği yapıtla bağlantısını yitirmeden okura özgür bir sunabilmiş olmasını da bırakmalıdır. Özetlersek. Türkiye’de eleştirinin niceliği değil, niteliği tartışmaya açılmalıdır.”

2006 yılında “Mehmet Fuat- Eleştiri/ İnceleme Ödülüne” laik görülen, ünlü şiir eleştirmeni Mustafa ÖNEŞ, uzun süredir Üsküdar’da ki evinde ilerlemiş yaşına rağmen yalnız yaşayan değerli eleştirmen bu yalnız yaşamanın olumsuzluklarını da haliyle birlikte yaşıyordu…

Sanat ve edebiyat çevresindeki kadim dostları onu arada-sırada evine giderek ziyaret edip, hal-hatır sorup, yalnızlığını gidermeye çalışsalar da, zaman-zaman görüşmeleri uzayabiliyordu…

Arkadaşları tarafından görüşme beş-on gün uzayınca,şiir sanatının ünlü eleştirmeni; Mustafa ÖNEŞ, 2017 Yılı 22 Ocak tarihinde evinde yaşama veda ediyor ve arkadaşları onu üç gün sonra Üsküdar’daki evinde cesedini soğumuş buluyor.

Üç gün sonra otopsiye kaldırılıyor.

2017 yılı 27 Ocak tarihinde de Şişli Camisinde namazı kıldırılarak, Feriköy Mezarlığına kaldırılıyor..

Ve Giresunlu ünlü eleştirmen, şair Mustafa ÖNEŞ, İstanbul’dan bu dünyaya veda ediyor…

22 Ocak tarihinde yaşamını yitirdikten sonra üç gün evinde kimsenin haberi olmadan yatan şair ve eleştirmenimiz için Yunus Emre’nin şu dörtlüğü daha güzel tarif ediyor;

Bir garip öldü diyeler

Üç günden sonra duyalar

Soğuk suylan yuyalar

Şöyle garip bencileyin.

IŞIKLAR İÇİNDE UYUSUN…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar