• DOLAR
    7,8553
  • EURO
    9,3089
  • ALTIN
    484,50
  • BIST
    1,1848
RİZEDE’Kİ ATATÜRK HEYKELİ

RİZEDE’Kİ ATATÜRK HEYKELİ

Rize Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk heykelinin başka bir yere yerleştirilmek üzere sökülmesi, bu ülkenin değerlerine sahip çıkanlar tarafından büyük tepki ile karşılandı.

Daha önceleri de aynı meydana “çay bardağı sembolü”  koymak bahanesi ile Atatürk heykeli kaldırılmak istenmiş, tepkiler üzerine geri adım atılmıştı.

“Meydan yenileme projesi” olan heykel kaldırma gerekçesine kargalar bile güler.

Adı “Cumhuriyet Meydanı” olan yerde bulunan Atatürk heykelinin basit bir bahane ile kaldırılması ülkenin değerlerine yapılan saygısızlık olarak görülmelidir.

Bu saldırılar elbette Rize ile sınırlı değil.

Cumhuriyet yönetimini kabul etmeyip, “reklam arası, 90 yıllık enkaz, olmasaydı da olurduk…”  diyenler, seslerini yükseltmeye başladılar.

Türkiye Cumhuriyeti’ni, Osmanlı’nın küllerinden adeta yeniden yaratan Atatürk’e karşı olma, O’nun yaptıklarını görmezlikten gelme, yok sayma anlayışı hep süregelmiştir.

TC’nin kurulmasını, devrimleri, çağdaş uygarlık düzeyini yakalama uğraşını bir türlü içlerine sindiremeyenlerin karşı davası olarak görülen bu ihanet, Cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana devam etmektedir.

Bazı güruhlar, dedelerinden aldıkları mirası “Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği” içersinde fırsat yakaladıklarında gündeme getirmekteler.

Bunlar Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren hep sinsice hareket etmiş, elverişli yer ve zaman bulduklarında harekete geçmişlerdir.

Saklanmayı iyi bilir, hiç acele etmez, hep fırsat kollar, “puslu havayı” sever, yıllarca kış uykusunda kalır, uygun zamanda ortaya çıkar ve çok yönlü saldırıya geçerler

Önceleri sıra dışı bir olay, tekil olarak görülen bu eylem Atatürkçü düşünceye, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılan bilinçli ve sistematik saldırıdır.

Demokratik yollardan gösterilemeyen tepkisizlik, göremeyenlerin utancı olmalıdır.

Atatürkçü düşünceye kimlerin nasıl, hangi amaç ve yöntemle saldırdığı bilinmekte.

Bu kin, nefret tohumları dededen oğul ve toruna geçmiş, devam etmekte.

Onların dedeleri Anadolu’nun işgalini alkışlamışlar, kutsal savaşın önderi Atatürk’ü olmayan vatana ihanetle suçlamış, kurtuluşu Amerika mandacılığı, İngiliz veya Alman egemenliğine sığınmada görmüşlerdi.

Yakaladıkları her fırsatta Atatürk’e düşmanlık yapan torunları ise, “kurtuluş savaşı yapılmamış, Batı Anadolu emperyalist ülkelerin maşası Yunanlılar tarafından işgal edilmemiş, bunlar aldatmaca, Atatürk’ün yaptığı Osmanlı’yı ortadan kaldırma mücadelesidir” diye propaganda yapmışlardır.

Onlara göre, Fransız ve İtalyanlar Akdeniz Bölgesine turistik amaçlı gezi düzenlemiş, İstanbul’u işgal eden İngilizler buradaki tarihi yerleri ziyarete gelmişlerdi.

Ege adalarında tatil yapan Yunanlılar ise, değişiklik olsun diye birkaç günlüğüne İzmir, Kütahya, Afyon, Uşak, Bilecik, Eskişehir üzerinden Polatlı’ya kadar gezmeye gittiler.         Atatürk’ü, dolayısıyla Cumhuriyet’i hedef alan bu davranış bir tür meydan okuma, bilinçli bir ihanetin yaşama geçirilmesi, provası olup, yakalanan her fırsatta tekrar edilecektir.

CHP’de kadın kontenjanı kullanılarak PM’ne alınan, ardından hiç çaba göstermeden İstanbul milletvekili yaptırılan zat, konu ile ilgili, “…ne irtica, ne de Atatürk’e hakaret vardır. Yeni kaidesine konulması olup, bir bardak suda fırtına koparılmasına gerek yoktur…” diye demeç veren Rize’li M. Bekaroğlu’nun bu söylemi ile, “Elhamdülillah Rize özgürlüğüne kavuştu” diye başlık atan Yeni Akit Gazetesi görüşü arasında ne fark var ki?

Farklı cümlelerle aynı hedefe doğru yol almaktalar.

Atatürk’ün kurduğu ve Cumhuriyetin kurucusu olduğunu iddia eden bu partiden böyle aykırı sesler çıkmasına ne demeli?

Atatürk devrim ve ilkelerine, Cumhuriyet’e sahip çıkması gereken CHP gençliği bu milletvekilinizin ne demek istediğini düşünüp, anlayabildiniz mi?

Önceleri yavaş ve sinsice, son yıllarda hız verilerek, bazı kesimler tarafından açıkça sürdürülen karalama kampanyalarına karşın, bu ulusun büyük çoğunluğu, kendisini çağdışı anlayıştan kurtarmak için askeri, siyasi, sosyal, ekonomik ve diğer tüm alanlarda verdiği savaşımın sonuçlarını gayet iyi bilmektedirler.

Sayfalara sığmayacak kadar birçok nedenlerden dolayı bu ulus, CHP milletvekili gibi düşünenlere karşın, Ata’sına sahip çıkacak ve çıkmaya devam edecektir.

Biliniz ki; Atatürk hepimizindir.

Cumhuriyet Atatürk demektir.

O, bu ülkenin birleştirici gerçeğidir.

Tarih değerlerinin kıymetini bilenler içindir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar