$ DOLAR → Alış: 5,66 / Satış: 5,69
€ EURO → Alış: 6,35 / Satış: 6,38

‘Parti devleti’ görüntüsü var

Hilmi TAŞKIN
Hilmi TAŞKIN
  • 17.06.2019
  • 282 kez okundu

Önce şu soruya yanıt arayalım; Hiç böyle bir seçim süreci gördünüz veya yaşadınız mı? Şahsen ben ne gördüm ne de yaşadım.
Adeta ‘parti devleti’ görüntüsü var. Sözde Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasında bir seçim varmış gibi görünse de, sahada durum hiç de öyle değil.
Ekrem İmamoğlu’nun karşısında ‘parti devleti’ var görülüyor!
Önce ‘Parti devleti’ nedir sorusuna bir yanıt verelim. Sonra da somut örnekler verelim.
‘Parti devleti’, devletin tüm kurumları ile iktidar partisinden yana ‘partizanlaştırılmış’ olmasıdır. Partizanlık bu devletlerde vatandaşlığın önüne geçer.
Ehliyet ve liyakat yerine ‘bizim partili midir’ sorusuna verilecek yanıt önemli hale gelir.
Partili ise kamuda yükselir. Partili ise ihale alır. Partili ise işe girer. Yani partililer ‘meşru vatandaşlar’ olurlar.
Partili olmayan normal vatandaşlar ise sürekli ötekileştirilir.
Böylece ‘bizden’ ve ‘bizden olmayan’ şeklinde iki tür vatandaş oluşturulur. ‘Bizden’ denilenler 1. Sınıf vatandaş, diğerleri ise 2. Sınıf vatandaş gibidirler.
Hatta onlara çeşitli sıfatlarla yaftalama dahi yapılır.
Bu tür devlet modeli aynı zamanda otoriter bir görünüm alır. Lider odaklı bir sisteme dönüşür.
Biat – itaat kültürü oluşur…
Bu nedenle Toplumbilimci /gazeteci Emre Kongar diyor ki; “Parti devleti, kişi devleti demokrasiye aykırıdır. Tarih bunun büyük bir yanılgı olduğunun tanığıdır.”
Dikkat edecek olursak son anayasa referandumundan sonra hızla bu modele doğru yol alıyoruz.
Kurumlar ya yandaş hale getirilmiştir ya da kontrol altına alınmıştır.
Bürokrasi yandaş hale getirilmiştir.
Herhangi bir ilimizde bir başhekim geçici temizlik işçisi alırken dahi, kendini o makama getiren partinin il ya da ilçe başkanının ‘olur’ vermesine bakıyorsa durum ortadadır.
Diğer kurumlarda farklı değildir…
Yargıç karar verirken aklı ve gözü siyasi iradede ise; ‘acaba ne derler’ kaygısı yaşıyorsa durum ortadadır.
İhaleler de de durum aynıdır.
Başka örnekler de verilebilir. Örneğin 31 Mart seçimleri sonrasında İBB seçimi için YSK’ nun vermiş olduğu karar da bu durumun göstergesidir.
Bu tür devletlerde tüm kurumlar gibi, medyada denetim altında tutulur.
Medya kamuoyu algısı oluşturma konusunda iktidar için son derece önemlidir.
Çok kanallı tek seslilik ‘parti devleti’ için gereklidir.
***
23 Haziran günü yapılacak İBB seçimleri öncesinde ‘parti devleti’ görüntüsü daha net ortaya çıkmıştır.
Ekrem İmamoğlu, adeta tüm devlet gücüne karşı ç(alınan) mazbatasını geri almaya çalışmaktadır.
Hak, hukuk ve adaletin yerini bulması için çaba harcamaktadır.
Kendisine gösterilen ilgi de gösteriyor ki milletimizin desteği de onunladır. Karadeniz illerinde bayramın ikinci günü bunu gördük.
İstanbul’un ilçelerinde de görüyoruz.
Fakat ‘parti devleti’ tüm gücü ile sahada…
İBB’de kayyum görevine getirilen İstanbul Valisi sahada. İBB işçilerine ana bina önünde miting yaptırabiliyor.
Ordu Valisi sahada…
Buca Kaymakamı Mehmet Sadık Tunç sahada… İstanbul’da seçim çalışmalarında görüntü veriyor. Mardinli olması nedeniyle hemşerilerini yönlendirmeye çalışıyor.
Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık sahada… Seçim sandığı altında kalanları kurtarmaya(!) çalışıyor.
Bakanlar sahada…
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sahada… Oysa seçimin güvenliği Bakan Soylu tarafından sağlanacak!
Taraf olan birisi nasıl bunu yapacak?
Başta Nakşiler olmak üzere tarikatlar sahada…
Boşuna mı İsmailağa ziyareti yapıldı. Boşuna mı Cübbeli Ahmet Hoca destek amaçlı Habertürk TV’ de konuk oldu.
Yandaş medya ve yandaş gazeteciler sahada…
Bu hafta cumhurbaşkanı ve AKP genel başkanı Erdoğan’da sahada olacakmış…
Velhasıl devlet tüm gücü ile kurumları ile 23 Haziran seçimleri için seferber olmuş vaziyette.
‘Görevlerini’ yapmaya çalışıyorlar.
Tam bir ‘Parti Devleti’ görüntüsü içindeler.
İstanbul’da tüm billboardlar kiralanmış, buralara “16 Milyon İstanbullunun adayıyım” diyen Ekrem İmamoğlu’na yönelik karalama afişleri asılacakmış.
Kirli siyaset… Olsun zaten her şey mubah anlayışını geçerli hale getirdiler.
Demokrasilerde böyle bir siyaset tarzı yoktur. Olamaz da…
Tarihte örnekleri çoktur.
Böyle durumlarda hep kazanan halkın gücünü arkasına alan olur. Demokrasi olur…
Meydanlarda, anketlerde Ekrem İmamoğlu’nu işaret ediyor.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ