• DOLAR
    7,8704
  • EURO
    9,3088
  • ALTIN
    483,59
  • BIST
    1,1828
Hüseyin TATAR
Hüseyin TATAR
htatar@giresungundem.com
GÜNEŞ BATMADI
  • 0
  • 689
  • 17 Eylül 2020 Perşembe
  • +
  • -

Bunun için, güneşli bir sonbahar gününün güpegündüz kapkaranlıktı. 17 Eylül 1961,
MİLLET İÇİN VERİLEN BİR ÖMÜR.
Demokrasi’nin şehitleri Başvekil ADNAN MENDERES, Maliye Bakanı Hasan Polatkan Dışişleri bakanı, Fatin Rüştü Zorlu .
Rahmetli Babam derdi.
Bu milletin gönlünde taht kurdu, sofrasına aş koydu, ülkeyi bolluk ve bereketle tanıştırdı, liberal ekonomiyi işler hale getirdi. Anadolu insanini Tandoğan Meydanı ve Gazi caddesine indi. Köylü şehrin belirli yerlerine kadar iner oralardan aşağı geçemezdi
Anadolu sanayi ve teknoloji ile tanıştı.!
17 Eylül 1961’de insanlık dışı muamelelerle asılan Başvekilimiz Adnan Menderes’i ölümünün 59. Yıldönümü
Ali Adnan Menderes Türkiye’nin, nazik, kibar, çalışkan, Vatanperver, Başbakanı Menderes’i 14 Mayıs 1950 Milletin İktidarıydı. Artık söz milletin Anadolu iktidara gelmişti.
Bir Demokrasinin doğuşuydu.
Toprağın tohumla buluşmasıydı. çarıktan medeniyete geçişin adıydı.
Gaz lambasının elektrikle aydınlanmasıydı. “gani arabasından traktöre geçişin adıydı” “Yeter söz milletin “di.
Dediği gündü Sözü milletten alıp darağacına astılar. ..
Kır at zincirlenmiş ufuk sahipsiz han kayıp hancı yok konuk sahipsiz ,baş köşede sırma koltuk sahipsiz ….
O, ‘Yeter söz milletindir’ diyerek Türkiye’de demokrasi mücadelesine öncülük etmiş, çoğunluğun sesi ve umudu olarak milletin iradesini iktidara taşımıştır.
Mazisini bilmeyen toplum, köksüz bir ağaç gibidir. 14. Mayıs.1950 tarihi, Türk Demokrasi tarihinde gerçek bir dönemeçtir. Demokrasinin gerçekten başladığı tarihtir.
Türkiye’nin sosyo ekonomik bakımdan en parlak dönemlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Çünkü yüzde 15, varan bir kalkınma hızına ulaşılmıştır. Fakat ne yazık ki muhalefet kıskançlık ve haset duygusu ile iktidarı yıpratmak ve karalamak gibi yanlış bir anlayışa sahip olmuştur.
NE OLMUŞTUR? Bu memlekete hizmet edenler büyük zararlar görmüş, haksızlıklara maruz kalmışlardır.
DİLEĞİM: Özellikle gençlerimizin, memleketimizin ihtiyaçlarını, bilim ve teknolojinin icaplarını bir sentez içinde birleştirerek, daima hoşgörülü, uzlaşmacı olmaları; memleket ve millet menfaatlerini her şeyin üstünde tutarak gece gündüz çalışmalarıdır. Geçmişin bilen geleceğine yürüyen gençler, sorumluk bilinciyle hareket etmeleridir.
“Güneşli bir ilkbahar gününün gecesini bir Beyaz İhtilalı’nın ışıkları aydınlatıyordu. 14 Mayıs 1950 ve hemen sonrasında da Türkiye’nin siyasal, sosyal ve ekonomik hayatında yepyeni bir zihniyet inkılâbı hareketi başlıyordu. Tam on bir yıl, dört ay, üç gün sonra güneşli bir sonbahar gününün güpegündüz karanlık basıyordu. O zihniyet inkılâbı hareketinin önderi, T.C. Devleti’nin Başbakanı Adnan Menderes, kendi devletinin kurduğu darağacının önce sandalyesinde, sonra da kendi devletinin cellâdı tarafından asılarak Allah’ın huzuruna çıkıyordu. Bunun için, güneşli bir sonbahar gününün güpegündüz kapkaranlıktı. 17 Eylül 1961, saat: 13.05″
Adnan Menderes’in son sözleri ,Menderes’le son görüşmesini ise şöyle anlattı: Avukatı Asal “İdamdan bir süre önce davayı konuştuktan sonra gözleri buğulu bir şekilde ayrıldık. Sağ elini havaya kaldırarak ‘Allah’ıma, milletime devletime hesap veriyorum’ dedi. Bunlar müvekkilimin son sözleri oldu.” Aziz efendim güneş batmadı ŞEHİTLERİN kanı ile sulanmış topraklarda seymenler vardır, dadaşlar vardır,horanlar vardır,efeler vardır ,zeybekler vardır. Zeybeklerin zeybeği, efelerin efesi dadaşların dadaşı vardır… Müvekkilim, bugün İstanbul Vatan Caddesi’nde, vatanın bağrında, ay yıldızlı al bayrağın bezendirdiği anıt mezarda. Akan sular, uçan kuşlar, yürüyen insanlar onun sevgisiyle ve hasretiyle yanan gönüller, günün her saatinde ‘Menderes’im, aziz şehidim’ diye ruhuna ulaşmaya gayret ediyor. Menderes’im, aziz şehidim, sizi savunurken, ‘güneş batarken, gölgeler büyük olur’ demiştim. Yanılmışım, beni lütfen bağışlayınız. Her günün seherinde yükselen ses semada yansıyor.
Güneş batmadı.
Aziz Efenim güneş batmadı
Yassı ada’ 9 ay boyunca 20’ye yakın davada kendini savunmaya çalışan Demokrat Partililer ile ilgili karar 15 Eylül’de açıklandı. Proje mahkeme; Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan, eski TBMM Başkanı Refik Koraltan başta olmak üzere 15 sanık hakkında idam kararı verdi.
Yargı muktedirin intikam aracı olursa!..
59 YIL ÖNCE BU GÜN;
Hasan POLATLAN ile Fatin Rüştü ZORLU Alçakça ve Hunharca Canlarına Kıyılarak Şehid edildiler!…
Yassı Ada Mahkemeleri, bağımsızlığını kaybeden yargının iktidarın elinde nasıl intikam aracı olabileceğinin en acı örneklerindendir. Ancak, ne tarih ne de mazlumlar zalimlerin yakasını bıraktı.
16 Eylül günü Hasan Polatkan, Fatın Rüştü Zorlu’yu
17 Eylül 1961 Pazar Adnan Menderes Üç yiğit insan milletimiz unutmadı Mekanları Cennet Ruhları şad olsun.
Vefakar milletimiz merhum Menderes ve arkadaşlarını daima hayırla yad edecek, kalbinde sürekli yaşatacaktır”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM