• DOLAR
    7,7150
  • EURO
    9,0003
  • ALTIN
    459,76
  • BIST
    1,1655
CHP, eleştiriler ve öneriler…

CHP, eleştiriler ve öneriler…

CHP’ye oy versin ya da vermesin, ülkemizde önemli bir kitle, CHP ve izlediği politikaları dikkatle takip eder. Bunun nedeni CHP’nin Türkiye Cumhuriyetinin kurucu partisi olmasıdır.

Bu nedenle; ülkemizin her zor durumunda gözler CHP’ye çevrilir. Bu bakışın ana nedeni şudur.

‘Kurduğun cumhuriyeti kurtar!’…

Gerçektende ülkemiz önemli sorunlarla dolu bir dönem geçiriyor.  Bu sorunların artmasında uzunca bir süredir ‘Yeni Türkiye’ adı altında iktidarın izlediği iç ve dış politikalardır.

CHP, bu politikalara karşı başarılı olabildi mi?

Seçim sonuçlarına bakacak olursak, başarılı olduğu söylenemez.

Bunun temel nedeni CHP’nin duruş, bakış ve tavır yanlışlıklarıdır. Bu durumun ana nedeni ‘yeni’ sözcüğünün büyüsüne kapılmalarıdır.

‘Yeni Türkiye’ söylemi ile AKP ülkemizi dönüştürüyor.

‘Yeni’ şifreli bir sözcüktür. İçeriye ve dışarıya verdiği mesaj farklıdır!

CHP, bu şifreli sözcüğün büyüsüne kapılmak ve ona göre adımlar atmak zorunda değildir. Kendisi gibi olmalıdır.

“Altı ok” felsefesine göre dik ve kararlı durmalıdır…

Doğru kadrolarla, doğru söylemlerle ve doğru eylemlerle ‘Yeni Türkiye’ sapmasından ve o sapmanın ülkemize yüklediği sorunlardan ülkemizi kurtarmayı başarabilmelidir.

Önümüzdeki hafta sonu gerçekleştirilecek olan kurultay ile bunu başarabilir mi?

Zor ama umutlu olmak istiyorum.

Mahalle delegeliği seçimlerinden başlayarak, ilçe ve il kongreleri sürecinde yaşananlar nedeniyle zor.

Kurultayda aynı sürecin devamı olacaktır. Doğru kadro, doğru söylem ve yapılması gereken doğru eylemler konusu yeterince tartışılmayacaktır.

Genel Başkanlık için de geçen kurultayda olduğu gibi bir yarış da olmayacaktır.

“Halk Arenası” programında Muharrem İnce aday olmayacağının işaretini verdi. Umut Oran’da aday olmayabilir.

Her ikisi de gelecek kurultay için beklemede olacaklardır.

Kılıçdaroğlu’nun kurultayda tek rakibi, yeterli imza toplarsa İzmir Milletvekili Mustafa Balbay olacaktır.

Ancak parti meclisi için durum farklıdır.

Asıl mücadele burada olacaktır. Çok sayıda aday adayı parti meclisine girebilmek için kıyasıya bir yarış içinde olacaklardır.

Doğru kadroların kurulabilmesi için bu yarış ve kazananlar oldukça önemlidir.

Yakasında altı ok olup, kafasında altı ok olmayanları dilerim delegeler saf dışı bırakırlar. Parti devşirmelerden kurtulur!

***

CHP’nin %25 oy oranına çakılı kalmasında etkili olan son dönemlerde yapmış olduğu politik, stratejik ve taktiksel hatalardır.

Bu hataları sıralamak gerekirse:

  • Ekmelettin İhsanoğlu’nun MHP ile ortak cumhurbaşkanı adayı gösterilmesidir. Burada hem isim ile hem de strateji ile hata yapılmıştır.
  • Genel Başkan’ın “Laiklik tehlikede değildir” açıklaması da hatadır. Özellikle de son günlerde yaşananlar bu açıklamanın ne kadar hatalı olduğunu bir kez daha göstermiştir.
  • Dokusal ve düşünsel olarak parti ile uyuşmazlık içinde olan bazı isimlerin, devşirme yolu ile üst düzey görevlere getirilmesi.
  • Örgütlerdeki sorunlara sağlıklı neşterler vurulamaması. ‘Adamcılık’ anlayışının etkili olması!
  • 7 Haziran sonrası  ‘iştikşafi’ görüşmeler adı altında 45 günlük sürenin heba edilmesi ve hükümeti kurma görevi verilmemesine etkin tepki gösterilememesi.
  • Yine 7 Haziran öncesinde ve sonrasında MHP ile seçimden sonrası için özel bir görüşme yapılması strateji ve taktiksel anlamda gerekiyordu. Bu özel görüşme yerine kamuoyuna açık şekilde “başbakanlığı sana vereyim” açıklaması da siyasal strateji ve nezaket açısından doğru olmamıştır.
  • TBMM’nin 7 Haziran ile 1 Kasım tarihleri arasında kapalı kalması da AKP’nin elini kolaylaştırıcı olmuştur. Bu nedenle TBMM’nin açık ve çalışır olması için gerekli çaba gösterilmemiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile seçim hükümetine meydan bırakılmıştır!
  • Seçim hükümetine üye vermemek de taktiksel olarak hatalı bir tavır olmuştur. Üye verme biçimi tartışılabilirdi. Ancak üye verilmeli ve seçim sürecinde hükümet markaj altında tutulmaya çalışılmalıydı…
  • Ankara katliamı sonrası inadına mitingler yapılarak terörün arka planını ve 1 Kasım için rolünü halka anlatmak gerekiyordu. Miting meydanlarının da AKP’ye bırakılması stratejik hata oldu.
  • Tüm üyelerin katılımı ile yapılan ön seçimler örneği varken, ilçe ve il kongrelerinin üyeler yerine delegelerle yapılması da hatalı olmuştur.
  • AKP’den daha çok Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği “yeni anayasa” konusunda da “başkanlık sistemine karşıyız, başkanlık sistemi kırmızı çizgimizdir” diyerek komisyon sürecine “evet” demekte dikkat çekici bir tutumdur. Kimin ipi ile hangi kuyuya inildiğine iyi bakılmalıdır!

Başka eleştirilerde yapılabilir. Önemli olan doğru bir süreç analizi ile geleceğe yönelik doğru çözümler üretmektir.

Bu konuda da önerilerimiz olacaktır.

a-) Öncelikle parti meclisine yakasında da kafasında da altıok olanlar seçilmelidir.  Delegeler bu konuda titiz davranmalıdır. Hemşericilik, bölgecilik, mezhepçilik, şöhret gibi faktörler bir kenara bırakılmalı ve elleriniz vicdanınızda olmalıdır.

b-) Kurultaydan sonra en kısa zamanda tüzük ve program kurultayı toplanmalıdır. Ülkemizin içinde olduğu duruma göre etkili ve tüm ülkeyi kapsayıcı bir parti programı hazırlanmalıdır.

c-) Grup konuşmaları ile veya basın açıklamaları ile halka ulaşmak olanaklı değildir. Bu konuda doğru ve eylemsel bir plan yapılmalıdır.

d-) Seçim, sadece seçim dönemlerinde yapılan çalışmalar ile kazanılmaz. Şimdiden 2019 veya olası bir erken seçim için tüm ülkede çalışma planı ve programı yapılmalıdır. Olası bir başkanlık referandumu içinde kamuoyu aydınlatılmalıdır. Uyarılmalıdır…

e-) Etkin bir gölge kabine kurulmalı ve iktidarın tüm uygulamaları bu yolla takip edilerek kamuoyu bilgilendirilmeli, TBMM’de de denetim yolları etkin şekilde kullanılmalıdır.

f-) Partide, söylem birlikteliği sağlanmalıdır. Örgütlerin yerel medyayı etkin şekilde kullanmaları için gerekli yönlendirmeler yapılmalıdır. Örgütlerin çalışmaları ile ilgili aylık raporlar istenmeli ve bu raporlar genel merkezde sağlıklı bir değerlendirmeye ve analize tabi tutulmalı, doğru çalışmalar diğer örgütlere de önerilmelidir.

g-) Tüm örgütler ve partililer halka yakın olmayı başarabilmelidir. Özellikle varoşlar ve kırsal için özel çalışma ekipleri kurulmalıdır.

Aksi halde başkanlık ve “hedef 2023” söyleminin arka planında yer alan hedefler gerçekleşir!

Tehlikenin farkında mısınız?

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

1 Yorum

  1. Chp nin seçim programında önemli başlıklar vardı ancak bunları meydanlarda anlatmada yetersiz kalındi örneğin aile sigortası gibi AKP nin torba kömür politikasını vuracak bir programın kitlelere anlatılması yetersiz oldu. Kürt meselesinde sorunun meclise getirilmesi defalarca söylendi ama mecliste nasıl ve neyi ele alacaklarını açıklama gereği duyulmadi. Gençlik Kolları Teşkilatı yeterli katkıyı sağlayamadi.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar