• DOLAR
    7,5575
  • EURO
    8,9826
  • ALTIN
    474,07
  • BIST
    1,1843
BU COŞKUYU YOK EDEMEZLER

BU COŞKUYU YOK EDEMEZLER

Bugün 23 Nisan,

Neşe doluyor insan…..

***

Sevinin çocuklar,

Övünün büyükler,

23 Nisan kutlu olsun.

Çok büyük bayram bu bayram…..

 

Dizeleriyle başlayan şiirler ezberlenerek bayram gününe hazırlık yapılmaktaydı.

Şiir ve şarkıları çocuklar değil, bu bayramın anlamını bilen, içselleştiren, özümseyen, Atatürk’e, O’nun devrim ve ilkelerine içtenlikle bağlı tüm vatandaşlar gönülden söylemeye devam etmekteler.

Çocukluktan kalan bilinen anılarımızın ilk sırasında 23 Nisan ve Cumhuriyet bayramı kutlamaları belleğimizde hep yer almakta.

Bayramlarda, çok farklı çocuk heyecan ve duygusu, küçücük bedenleri iliklerine kadar sarmalayan mutluluk, sevinç kaplamakta.

Hem de, bir hafta önceden başlar bu coşku ve heyecan.

Damağımızda çok farklı bir tadı kalmıştır bu bayramların.

O gün en güzel giysiler giyilir, saçlar daha özenle taranırdı.

Üzerinden onlarca yıl geçse de, o günlerden akıllarda kalan okunan şiirler, söylenen şarkılar, oynanan oyunlar, küçücük ellerde sağa sola sallanan Türk bayrakları..

Emperyalizme karşı direniş ve tam bağımsızlığı sağlamak amacıyla açılan TBMM’nin açılış günü ve Türkiye’nin ilk ulusal bayramı 23 Nisan 1920;

Bir simge ve Mustafa Kemal ise önderidir.

Ulusumuzun en önemli dönüm noktalarından birisidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşunun habercisidir.

Sevgi, barış, kardeşlik, paylaşım, eşitlik, huzurdur.

Ulusal bağımsızlık savaşını başarıya taşıyan, Türkiye’yi demokratik, laik cumhuriyete ulaştıran sürecin başlangıcıdır.

Anadolu’da yaşayan farklı etnik yapı ve inançtaki yurttaşların bütünleşmesidir.

Demokrasi, milli irade, ulus egemenliğinin en bariz göstergesidir.

Dünya çocuklarının katılımıyla kutlanan, barış ve kardeşlik gibi yüce değerlerin içtenlikle paylaşılması, dünyaya yayılması, değişik kültürlerin ortak noktada buluşması ve kaynaşmasına aracılık eden bayramdır.

Tebaalıktan yurttaşlığa, cemaat, teokratik zihniyetten laik anlayışa, dogmatizmden özgür düşünceye, zorbalıktan hukuka, inanç sömürücülüğünden dine saygı anlayışına geçişin sağlanmasına neden olmuştur.

O günün meclisinde halkı temsil edenler, ülkedeki tüm etnik grupların temsilcileri olup, egemenliği eline alarak bağımsızlık ve özgürlük savaşımı vermişlerdir.

Onlar yoksun, yoksul, dağılmış, yenilmiş, güçsüzleşmiş Anadolu halkıyla bütünleşip, hiçbir ayırım yapmadan başarıya ulaşmışlardır.

Terör gerekçe gösterilerek, bahanelere sığınılarak törenlerin ertelenmesini, göstermelik ve en alt düzeyde kutlanmasını sağlamaya çalışanlar, çocukların ruhlarında yarattığı heyecanı silemeyeceklerdir.

Ulusal bayramlar, toplumun ortak paydaşı belirli değer ve kavramları edilgen kılmak, zamanla yok etmek için çabalayanlar, inanç ile ilgisi olmayan uydurmalar ile bağlantı kurmaya çabalayanlar, siyasete alet olanlar ile,

Bu haftaya farklı motifler ekleyerek, inanç istismarı ve sahte kurgularla gölgeleyip amacından uzaklaştırmaya, duyguları yok etmeye çalışanlar amaçlarına ulaşamayacaklardır.

Bağımsızlık ve egemenliği ifade eden ulusal bayramların derinlerden gelen anlamının bilinmesi, sürekliliğinin sağlanması gereken farklı özellikleri vardır.

Bu günlerin tamamı bir bütündür.

Ancak, bu değerlerden rahatsız olunmakta, “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün içerisi boşaltılmaya çalışılmaktadır.

Güç, yetki, hak, hukuk, adalet gibi kavram ve uygulamalar evrensel değerlerden alınıp uygulandığında, toplumun huzuru sağlanmış olacaktır.

Aksi durumda, milli irade yok sayılır, egemenlik tek adam yönetimine gelir “ne istersem yaparım, her şey benimle başlar ve sona erer” anlayışı egemen olur.

Usanmadan söylemeye devam edeceğiz.

23 Nisan, ulusal bayramlar, toplumun değer ve kavramlarını unutturmaya çalışanlar biliniz ki;

Bu ulusun yüreğinden hissettiği Atatürk’e bağlılığı, ortak değerlerine olan saygı ve sevgiyi söküp atmanız mümkün değildir.

Başaramazsınız, başaramayacaksınız.

Nerede hata yapıldı?

Gazeteci-yazar Mine Söğüt’ün söylemiyle, “Cumhuriyetin en büyük hatası, gelecek nesillerin bindikleri dalı hiç kesmeyeceklerini sanmasıydı.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar