• DOLAR
    7,8670
  • EURO
    9,3114
  • ALTIN
    484,13
  • BIST
    1,1831
ANADOLU’DA İKTİSAT

ANADOLU’DA İKTİSAT

İnsanın yaşamını sürdürebilmesi için maddi ihtiyaçlarının ve isteklerinin karşılanması gerekir. Sağlık, eğitim, güvenlik ve ulaşım gibi temel hizmetlerin yanı sıra, insanın en temel maddi ihtiyaçları yiyecek, giyecek ve barınmadır. Ekonominin işleyişini, piyasa süreçlerini, devletin ekonomiye etkilerini ve piyasaya müdahalelerini inceleyen hem sosyal, hem de teknik bir bilimdir. Tüm bu işleyişi, süreçleri, etkileri ve müdahaleleri anlayabilmek için iktisat biliminde gerek kurumsal ve tarihsel çözümleme çerçeveleri, gerekse teorik ve uygulamalı modeller kullanılmaktadır.

Mevcut kaynakların sınırlı, insan ihtiyaçlarının ise sınırsız olması, iktisat biliminin ortaya çıkma nedenidir. İktisat bilimi kaynakların kıt olması nedeniyle insanların yaptıkları tercihler ve bu tercihler nedeniyle aralarındaki ilişkiyi inceleyen bir bilimdir. Daha genel olarak iktisat toplumların nasıl zenginleşeceği ve refah seviyelerinin artacağı sorusuna cevap arar. Bu süreçte izlenecek politikalar, işsizlik, enflasyon, üretim düzeyi gibi kavramlar iktisadın inceleme alanına girer.

Kalkınmış olan ülkeler 4,0 endüstri çağını açmış bulunuyorlar. Bu yarışta ülkemizin olması için mutlaka eğitim şeklini değiştirmesi gerekiyor. İlkokuldan itibaren görsel ve uygulamalı eğitime geçilmesi gerekir. Bizimde 4,0 çağında olmamız gerekiyorsa eğitim sistemimizi Millileştirip Anayasaya koyup hergelen Milli Eğitim bakanının değiştirmesini önlemeliyiz yoksa onlar üretir biz geri kalmış teknolojilerini alıp hep o ülkelere muhtaç oluruz. Sayın Rektör beye ve İktisat bölüm başkanı Dekan beye şöyle bir önerim var. İlimiz merkezde 10 kişinin üzerinde işçi çalıştıran birçok işyeri var. Bu işyerlerini öğrencilere ayrı ayrı ülkeler olarak düşünmelerini sağlayıp, Ticaret ve Sanayi odası yetkilisi ile görüşüp, işyerlerini, tespit edip ve işverenle iş yerinde kaç öğrenciye hangi günlerde staj yapma imkanı tanır mutabık kalıp, işyerlerinde öğrencilerin işyerini bir ülke bütçesi gibi düşünüp, işyerlerinde bütçe, istihdam, sigorta, kar, zarar, eğitim, hammadde alımı, mamul hale gelen malın satışı ve sonuç olarak bütçenin durumunu gösteren bilançoyu çıkartarak hazırladıkları raporları bölüm başkanına veya Dekanlığa teslim edip ve bu raporları Dekanlık bölümün öğretim görevlilerinden oluşturacakları komisyonda  inceleyip değerlendirerek ders geçme notuna etkisinin sağlanması, öğrencilerin geleceğe hazırlanmasında faydalı olacağını düşünüyorum. Bu yöntem yoğun emek gerektiriyor, hiçbir başarı yoğun çalışma yapmadan kazanılmaz.

İktisat hakkında bilgiler kitaplara sığmayacak kadar görüşe sahiptir. Önemli olan doğru bilgiyi bulup ülke ekonomisini doğru yönetmek ve Milletin refah seviyesini yükseltmektir. Bu kadar önemli iktisat bölümün bence her ilde açılıp yeterli eğitimi verecek kadroyu kurmak mümkün değildir. Bunun için bizim ilimizde açılmış bulunan iktisat fakültesinin öğrencileriyle yaptığım sohbette sadece teorik ders verildiğini uygulama yapılmadığını ifade ettiler. Teorik bilgi pratiğe dönüşmediği sürece unutulacaktır. Açıldığı yıllarda sınıf şeklinde 50—60 kişilik sınıflarda ders gördüklerini bu yüzden teorik dersleri dahi anlamalarının zor olduğunu, nedeni ise sınıf mevcudunun çok kalabalık olması nedeniydi diye serzenişte bulundular. 2016 yılından itibaren amfi de modern şekilde derslere devam ettikleri hakkında bilgi edindim.

Yukarda yapmış olduğum bölümlerden anlaşıldığı kadar eğitim sisteminde artık teorik ve uygulamalı sisteme geçilmediği sürece başarılı olmak mümkün değildir. Eğitim görevlisi dersini verir ve çıkar ama bu öğrenciye uygulama sağlayacak o üniversitenin idari kadrosudur. Bu parçaları birleştiren yönetim mutlaka başarı grafiğini yükseltir. Yükselen grafik ülkemizin idaresinde söz sahibi olunca toplumun refah düzeyinin yükselmesini ve yaşam şartlarının sağlıklı olmasını sağlar.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar