$ DOLAR → Alış: 5,36 / Satış: 5,38
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10

ÖĞRETMENLERİMİZ VE OKUL YILLARIMIZDAN

Candemir SARI
Candemir SARI
  • 26.11.2018
  • 13 kez okundu

Boşuna dememişler, ‘Kutsal meslek’ diye…
Vakıa insan yetiştiriyorsunuz. Nasıl yetiştirirseniz öyle büyür o fidan.
Temeli sağlam olunca yukarıya doğru sağlam gider insan denilen muhteşem bina.
Öğretmen bilcümle yaşamın mimarlarıdır.
Heyhat…
Yılın son aylarında doğmama rağmen 6 yaşında iken okula başlattılar. Aslında 5.5 yaşında bile değildim.
Sanırım hiperaktif bir çocuk olmamın bundan büyük etkisi oldu.
Zira annemin aktardığına göre; Gemiler Çekeği Mahallesinden aile dostumuz Giresunspor’un eski kalecisi Tarzan Mehmet (Mehmet İkinci)’in muhterem eşinin sitemkâr, “Emine bacım her zaman gel başımın üstünde yerin var. Lakin gelirken bu çocuğu (yani beni) getirme” sözlerinin bundan büyük etken olduğunu düşünüyorum.
Hatta evde bulunan elektronik aletlerin (radyo – pikap) sökülmesine rağmen yerine takılamaması bunda hızlandırıcı etki yaratmıştır.
Hatta rahmetli babamın bizim ufaklıklara (Ali Emre ile Süleyman Cemre) tornavida pense vererek televizyon ve müzik setini hedef gösterdiğini biliyorum.
Demek ki yaramazlıklarımdan dolayı içinde uhde kalan babacığım taarruz emrini veriyordu.
Bereket versin ki çocuklar yaramazlık konusunda bana çekmemişler.
İyi ki de çekmemişler.
20 sene önce babaannelerinin aldığı son model orgu bile ilk defa bu sene sehpanın üzerine çıkartarak “Sahi bu da ne imiş?” diyerek gözlerimi yaşarttılar.
Konuyu dağıtmayalım.
Öğretmenlik sahi neden kutsaldır?
Her zaman sevdiğim gibi atasözlerine kulak verelim; “Kötü bir doktor bir kişiyi, kötü bir öğretmen ise binlerce kişiyi öldürür” diye sanırım boşuna söylememişler.
Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözü ne kadarda manidardır.
Gözlerimin önüne hemen Emel Baykal hocam geliyor. Bildiğim kadarıyla ilk kez birinci sınıftan alarak beşinci sınıfını tamamladığı ilk grup oluyoruz.
1971-72 Eğitim öğretim dönemi idi. Eski Mithat Paşa İlkokulunun yukarıda, üst tarafta (Güneyde) kalan 2 katlı binasının alt katında “Ali topu tut”, “Ali topu at” gibi ilk cümleleri daha dün gibi hatırlıyorum. Kurdele takmaya gelince ikinci grupta olmama içerleyerek ağladığımı hatırlıyorum. Üçüncü sınıfta sıra arkadaşım rahmetli Mehmet Eynesilli ile yine sıra arkadaşı olan kız arkadaşlara aşık olmamız ve onlarında öğretmene bizi söylemesi üzerine kulaklarımızın çekildiğini hiç unutmuyorum.
Tüm bunlardan öte öğretmenimiz Emel Baykal’ın bize aşıladığı Atatürk sevgisini hala taşıyoruz.
Ortaokula gittiğimizde ülke sıkıntılı bir süreçten geçiyordu. Türkçe Öğretmenin Filiz Temür ile Sosyal Bilgiler Öğretmenim Muzaffer Alkurt unutamadıklarımdan olmuştur. Zira “Siz Atatürk olsanız ne yapardınız?” sorusu ile bu zamana kadar yazı yazmamın fitilini ateşleyen Filiz Temür hocama sonsuz şükranlarımı sunarım.
Her ne kadar yazdığım kompozisyon ile “Sen Başbakan mı olacaksın?” sözleri üzerine ortaokul arkadaşlarımın halen daha beni “Başbakan” diye çağırmasına kızmıyorum artık.
Bazen beni en fazla kızdıran sınıf arkadaşlarım; Mimar Zübeyir Şahin, Üniversite Hocası Dr. Rahman Çakır ve dişlerimizin 53 yaşına rağmen sağlıklı kalmasını sağlayan Diş Hekimi Faruk Aydın Demir’e, ayrıca bir dönemin başarılı sporcusu Giresun Güreşinde duayen Mustafa Kımıl’a sevgilerimi iletiyorum.
Ve rahmet-i rahmana ulaşan ortaokul sıra arkadaşım Atatürk Lisesi Coğrafya öğretmeni Ünal Yılmaz’ı elbette unutmuyorum. Mekânı cennet olsun.
1980 öncesi okuduğum Giresun Lisesinde malum kargaşadan dolayı pek bir anım yok. İyi ki de yok!
1980 – 1981 Eğitim Öğretim dönemi ve sonrasında vekil Beden Eğitimi ve asil Coğrafya Öğretmenin İsmail Bozalioğlu daha sonra asil Beden Eğitimi Öğretmenim Özdemir Bozatlıoğlu ile Teknik Meslek öğretmenin Sadık Torlak’ı unutmam mümkün değil. Geçtiğimiz günlerde Hakk’ın rahmetine kavuşan Matematik öğretmenim Metin Çıtır’a ise ‘sen bir ekoldün’ diyorum.
Bir de hayata beni hazırlayan diğer öğretmenlerim var.
Mustafa Dağ vardı Gazeteciliği bana öğreten… Babam kadar da yakın biri idi desem sanırım mübalağa etmemiş olurum.
Sporda Selami Çelebi vardı… Taek Won Do ve Judodan çok hayatı bana sevdiren, yıllar yılı dağ gibi arkamda duran hocaların hocasıdır.
Seyfullah Çiçek tanıştığım öğretmenler arasında en değerlilerindendir şüphesiz.
Hikmet İlhami Temel ismine ayrı bir paragraf açmak lazım… Bendenizin öğretmeni olmamasına rağmen birçok öğretmenden fazlasını bana öğreten bir âdemoğludur. Espiye İmam Hatip Lisesinin en uzun süre ile yöneticiliğini yapan isimin bana kazandırdıklarını yazmaya kalksam sanırım bir roman olur.
Gazeteci dostum, ağabeyim Asım İnan hocam senin yerin her zaman ayrıdır diyorum.
İbrahim Bozkurt ve Ahmet Kurdoğlu öğretmenlik mesleğinin her zaman yüz akları olmuştur.
Ünal Malkoç’tan çok şeyler öğrendik… Öyle ki hala da öğrenmeye devam ediyoruz. Onun öğretmenliğinin yanı sıra gazetecilik yaptığı dönemin şanslı isimlerinden olmakla gurur duyuyorum. Ünal hocam, tam bir Giresun beyefendisidir.
Başkanvekilliğini yaptığım Aydınlar Ocağı Başkanı eğitimci Nurettin Bölük’ten ne yalan söyleyeyim dosdoğru konuşmayı ve muhalifliği öğrendik.
ABD’de samimi oldum, eski Dereli İlçe Milli Eğitim Müdürü Nurettin Tatar’ı… Sahi siz ne kutsal mesleğin kutsal hizmetkarlarısınız.
Ali Karadeniz’in yeri her zaman ayrı olmuştur. Ülkü Ocaklarının efsane başkanı ve müziği Türk Milliyetçilerinin gönlüne nakşeden isim olarak anılmaya devam edecektir. Ayrıca Türk Milliyetçiliğinin şeklen değil fikren yürümesi gerektiğini anlatan Türkeş’in askeri olarak hedef karakterimdir.
Bir dönem Müdürlüğümü de yapan ve bendenize çok şeyler katan Türk Milli Eğitiminin efsane eğitimcisi Halit Azizoğlu’nu es geçmem mümkün değildir.
Ahmet Gürsoy her zaman pek öne çıkmayı sevmeyen ancak birçoğundan fazla saygı ve sevgiyi hak eden bir isim olmuştur. Diksiyon ve hayat eğitiminde kazandırdıklarını yadsıyamam.
Ve her şeyden öte yaşamımda çok önemli bir yere sahip olan yaşam duayenim ve hocam Şeref Çakmak’a çok şeyler borçluyum. İktisadi ve Ticari İlimler diplomasının yanı sıra İlahiyat Diploması ve yüksek eğitimi ile yaşamıma ışık olmuştur. Öğretmenlik ve hocalık sadece okulda ve sınıfta olmaz dedirtmiştir.
Bu vesile ile başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizi bir kez daha saygı ve sevgi ile anıyoruz.
İyi ki varsınız yada vardınız!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ