$ DOLAR → Alış: 5,35 / Satış: 5,37
€ EURO → Alış: 6,08 / Satış: 6,11

Temayül Yoklamaları aday tespitinde ne kadar etkili?..

Ahmed ÇITLAKOĞLU
Ahmed ÇITLAKOĞLU
  • 19.11.2018
  • 15 kez okundu

“Bir insanın şöhretine ve görünüşüne aldanma, namaz ve niyazına bakma, aklına ve doğruluğuna bak!” (Hz. Ömer)
***
AK Parti’de Belediye Başkan adaylarını tespit kriterlerinden olan Temayül Yoklaması; parti teşkilat birimlerinin aday adayları hakkında kanaatlerini belirlenmesi açısından önemli bir kriter… Bir nevi mini önseçim sayılır.
Temayül yoklamaları, aynı zamanda teşkilatın aday adaylarını, aday adaylarının da teşkilat üyelerini tanımaları için güzel bir fırsat… Temayül yoklaması olmasa ne aday adayları teşkilat üyelerini tanır, ne de teşkilat üyeleri aday adaylarını!
Ancak Temayül yoklamaları aday tespitinde tek ve nihai bir kriter değildir.
Temayülde ön sıralarda yer almak; kesin aday olacağı anlamına gelmediği gibi, arka sıralarda yer almak da aday olmayacağı anlamına gelmez.
Aday adayları arasında yer alan şuanda ya da daha önceki dönemlerde parti teşkilatında vazife almış, belediye başkanlığı ve milletvekilliği yapmış şahsiyetlerin temayülde ön sıralarda yer almasından daha tabii ne olabilir ki?.. Bu, fıtrî bir pozitif ayrımcılıktır.
Ancak Temayül değerlendirmesinde bu şahsiyetlerin ön sıralarda yer alması; onlar için de pek artı sayılmaz. Adaylık için kuvvetli bir işaret kabul edilmez. Lakin bu şahsiyetlerin geri sıralarda yer almaları; onlar için ciddi manada bir güvensizlik işareti olarak değerlendirilir ve onların aday olmamaları için kuvvetli delil kabul edilir!
Keza daha önce teşkilat birimlerinde vazife almamış, zaman darlığı sebebiyle kendilerini teşkilat üyelerine tam tanıtamamış şahsiyetlere temayülde düşük puan çıkması onlar için yetersizlik işareti sayılmaz, sayılmamalı da! Lakin bu şahsiyetlerin ön sıralarda yer almaları onların aday olmaları için kuvvetli bir delil kabul edilebilir.
***
Temayül yoklamasında delegeler hissî davranmamalı!..
Birine olan aşırı sevgi, diğerlerine aşırı nefrete dönüşmemeli… Birilerine olan aşırı kin, adaletsizliğe dönüşmemeli.
Şahıs olarak pek sevemediğiniz bir aday dahi olsa, parti menfaatine uygun, seçimi kazanabilecek ehil bir şahıs ise evet denilmelidir!
Aksine, çok sevdiğiniz yakın bir dostunuz dahi olsa, seçimi olumsuz etkileyebilecek ise ona hayır denilebilmelidir.
Temayülde rey kullanacaklar, hatıra gönüle göre değil, teşkilat sorumluluğu şuuruyla rey kullanmalıdır.
Aday adayların sosyal medyadaki paylaşımları onların en iyi referanslarıdır. Fikri yapılarını, düşünce tarzlarına bir delildir.
Aday adaylarının sosyal medyadaki son 2-3 aylık raporlarından ziyade en az son bir yıllık paylaşımlarına bakılmalıdır… Bu aday adayının derdi ne imiş, bugüne kadar ne ile meşgul olmuş, parti ile memleket meseleleriyle ne gibi derdi olmuş; bu, küçük bir kıstas olacaktır!
Adaylar adayları arasında bir önceki genel ve mahalli seçimlerde aday olanlar varsa, önceki seçimlerde seçmende bıraktıkları intiba göz ardı edilmemelidir.
***
Aday adaylarının (resmi mazereti olanlar hariç) partiye kayıtlı olup olmadıkları, geçmiş yıllarda parti aleyhinde faaliyetlerinin olup olmadığı muhtemelen puanlamada etkili olacaktır!
Bugün bir koltuk aşkıyla partiye gelenlerin yarın yine bir koltuk aşkına partiyi terk edebilecekleri herhalde göz ardı edilmeyecektir!
***
Bir aday adayı düşünelim ki, kuruluşundan buyana partinin neferi olmuş, mesleki sahada kendini yetiştirmiş, şehr-i emin vasıflarına haiz bir şahsiyet… Tanıtım yönünden masraftan kaçınmamış, halkla ve basınla iyi diyalog kurmuş, teşkilat üyelerinin tasvibi de almış amma… O ilin milletvekillerinin (adaylık için) gönlündeki şahıs değilse ne olacaktır?
Seçilinceye kadar teşkilatın önünde el pençe divan duran, seçildikten sonra teşkilat üyelerinin önlerinde el pençe divan durmak zorunda kaldıkları milletvekillerinin teşkilat üzerindeki vesayeti; il ve ilçe teşkilatları için bir acziyet ifadesi olmaz mı?
***
Aday olabilmek için teşkilatın reyine ihtiyaç duyan, fakat seçildikten sonra teşkilatı tanımayan belediye başkanları dün olduğu gibi yarın da olacaktır!
***
“Sarhoş, cinayeti yapar da sonra “özrüm vardı, kendimde değildim” der. Kendinde olmayış, kendiliğinden gelmedi sana, onu sen çağırdın.” (Hz. Mevlana)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ