$ DOLAR → Alış: 5,32 / Satış: 5,34
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10

AMERİKAYI SEVMEYENLER SEVİLMEZDİ BUNLARDAN BİRİSİ DE FİKRİ SÖNMEZDİ

Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
  • 15.10.2018
  • 69 kez okundu

Yalan söylüyorsam; tövbe-şart olsun!
Kafadan uydurup, iftira ediyorsam; iki gözüm önüme dursun!
Aynen ‘üst başlıkta’ dediğim gibiydi…
Gerçi günümüzde bile hala öyle ya!
(zaten inanmak isteyenler ve hala tereddüt içinde bulunanlar içinde anlı-şanlı gazetelerimizden birisinin başlığını paylaştım)
Bugün siz değerli ‘sayfa arkadaşlarım’ ve ‘sohbet ortağım’ olan dostlarımla salt ‘Amerikalı Papaz Brunson’ üzerine sohbet etmeyi düşünüyordum ama;(bundan 39 yıl önce) 1979 yılının 14 Ekim tarihinde Fatsa Belediye Başkanı seçilen (terzi) Fikri Sönmez’i de sohbetimizin içine dahil ederek konuşalım istedim…
Hani (bize göre) Fatsa’nın efsane başkanı Terzi Fikri Sönmez’de affedilmeyecek derecede Amerikan düşmanı olduğu kadar; aynı zamanda tepeden-tırnağa toplumcu bir düşünceye sahip olan ve yüreği ezilen insandan tarafa atan bir devrimci ve sosyalistti…
(Yani gazete manşetlerinde de gördüğünüz üzere)
“Amerikayı sevmediği için komünistti” denilenlerdendi…
Veeeeeeeeeeeeeee!….
Veeeeeeee!…
Ve; bu gibi ‘Amerika sevmezlere’ baskı ve zulüm yapmak!
İşkence tezgahlarına yatırmak!
İdam sehpalarına çıkarmak!
Kısacası, Amerikan düşmanlarına gün-yüzü göstermemek ise; Vatanseverlikti!…
Hala da öyle ya!
Eh, şimdi izniniz olursa ‘Amerikalı papazı’ Amerikan severlere ve Amerikalılara bırakıp (belediye başkanlıkları seçimlere de yavaş yavaş gündem oluşturmaya başladığı için;) geçmişte “Amerika Sevmez” belediye başkanlarından söz etmek istiyorum…
Ki; bunlarda’da hiç şüphesiz ve tartışmasız Fatsa’nın efsane belediye başkanı; (terzi) Fikri Sönmez gelir…
Hani şu Fatsayı yönetirken; halkla birlikte yöneten sosyalist terzi Fikri’den söz ediyorum…
Hani şu mahalle komiteleri kurarak; Fatsa’da ne kadar çamurlu sokak varsa, bütün sokakları görev yaptığı 9 aylık süre içerisinde yürünebilir hale getiren…
O dönemlerde (moda haline dönüşen) karaborsacılığı önleyen…
İlçe sathında ne kadar karaborsacı varsa, onlara gereken dersi veren!
Kumar, alkol ve rüşvet gibi alışkanlıkları görev yaptığı 8-9 aylık süre içerisinde temizleyen!
Kurulan komitelerin verdiği eğitim çalışmalarıyla ‘kadına şiddet’ olayını ortadan yok eden Fatsa’nın toplumcu Belediye Başkanı (Terzi) Fikri Sönmez’den söz etmek istiyorum…
Ki; o ‘Amerikan Çocuklarının’ sevmediği belediye başkanı Fikri Sönmez, salt karaborsanın ve rüşveti ortadan kaldırdığı gibi (kendi yönetimden önce) belediye personelinin alamadığı aylık ve birikmiş ücretlerini de tıkır-kıtır ödeyiverir..
Çünkü onun felsefesi; her şeyden önce emeğe değer vermektir.
İşte böyle bir toplumcu ve devrimci belediye başkanından; korksa korksa kimler korkar?
Tabi ki ‘Amerikan-severler’ korkar!
Tabi ki kurulu sistemin başında oturanlar korkarlar!
Tabi ki kimilerine göre ‘iyi’ kimilerine göre ise ‘kötü rol model’ olduğu için; fil-dişi kulelerinde keyif çatanlar korkarlar!
Ki; bu tür gelişmelerden korktuklarından dolayı Amerika-Severler gereken önlemlerini almışlar ve dört-dörtlük planlarını da hayata geçirmek için ünlü “12 Eylül Darbelerini” yapmışlardır!
Ve (terzi) Fikri Sönmez ve benzerlerini de alaşağı etmişlerdir!
Fatsa’nın efsane başkanı alaşağı edildiğinde 48 yaşındaydı…
Şimdi tıpkı ‘(terzi) Fikri’ye benzer, onun kadar başarılı ve yine onun gibi 48 yaşında bir belediye başkanı daha var Tunceli’nin Ovacık ilçesinde…
Adı; Fatih Mehmet Maçoğlu…
Bakalım önümüzdeki belediye seçimlerinde onun akibeti nasıl olacak?
Siz nasıl düşünürsünüz onu bilmem ama; bana göre muktedirler ve egemen güçler şimdiden ‘alaşağı etme’ projesini çoktaaaaan yapmışlardır!
Hani o belediye başkanı da, tıpkı (terzi) Fikri Sönmez gibi (hem Amerika’ya ve hemde sisteme muhalif olmasına karşın) Ovacık Belediyesini zarardan kurtardığı gibi kendi tasarrufları ve kendi üretim biçimleriyle belediyeye para bile kazandırmışlar da onun için böyle diyorum…
Hemde 200 bin lira dolayında…
Nasıl mı zarardan kurtarıp, kar’a geçirmişler?
Vallahi bende basının ve elin yalancısıyım ama; demelerine göre belediye başkanı ‘makam arabası’ falan kullanmazmış…
Yani daireye de, gideceği yere de yürüyerek gidip-gelirmiş…
Hatta uzak bir yere giderse(personeli dahil) tıpkı sivil vatandaşlar gibi) taşıt ücretlerini kendi ceplerinden verirlermiş…
Yani kısacası; ne yapacaklarsa halkla birlikte karar vererek, yine hep birlikte ‘imece’ yöntemi ve komün felsefesi ve anlayışı içinde yaparlarmış…
Çünkü Ovacık Belediye Başkanı ülkenin ilk komünist başkanı…
Elbet ‘komün’ anlayışı içerisinde hareket edecek…
(ve sözü burada Ovacık belediye başkanına bırakırsak bakın ne diyor sosyalist ve komünist başkan Fatih Mehmet Maçoğlu;)
Tunceli-Ovacık belediye Başkanı da, tıpkı Fatsa Belediye başkanı gibi belli aralıklarla halka yaptığı çalışmalarla rapor verip bilgilendirerek ve bütün harcamaları önlerine sererek hesap verdiği için bu konuda şöyle diyor;
“Sosyalist düşüncede halka hesap vermek mecburidir. Biz sol ve sosyalistler bu bilinçteyiz. Halk bizi böyle düşündüğümüz için seçti ve bizimde halka hesap verme zorunluluğumuz var. Her belediye bizim gibi şeffaf ve halkçı olursa birçok sorun çözülür.”
Allah Allah, ne diyor bu adam?
Sahiden “halka hesap verilirse” sorunlar çözülebilir mi?
Belediyeler “halkla birlikte yönetilirse” daha başarılı sonuçlar alınabilir mi?
Allah Allah, tövbe estağfurullah!…
Şimdi durup-dururken benimde kafam karışmaya başladı!…
Acaba ne yapsak?
Bu seferde “ya herro, ya merro” diyerek bir risk alıp;
Sosyalist, devrimci ve toplumcu düşünceyi benimsemiş bir belediye başkanı mı seçsek, ne yapsak acaba?
Neyse önümüzde daha zaman var…
Üstelik şimdiden neyin ‘ne’ olacağı da belli olmaz!
Kim bilir, şu papaz Brunson olayından sonra belki düşüncelerde bir esneme ve değişiklik baş göstermiştir!
Neden olmasın?
Bal gibi de olabilir…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ