$ DOLAR → Alış: 4,84 / Satış: 4,86
€ EURO → Alış: 5,68 / Satış: 5,70

ÇOCUK VE GENÇLERİMİZİ KORUYALIM

Abdullah KESKİN
Abdullah KESKİN
  • 09.01.2018
  • 366 kez okundu

Gün geçmiyor ki, öğrencilere yönelik istismar haberi gelmesin.

Tamamen ahlak dışı ve toplumu gerginleştirmeye yönelik haberler.

Üzücü olanı ise, bu haberlerin ağırlıklı olarak okul ve bazı özel yurtlardan gelmesi.

Geçen hafta içerisinde Diyanet İşleri Başkanlığı öyle bir skandala imza attı ki, bir anda duyarlı kesimlerin haklı tepkilerinin odağı oldu.

Kendi Web sitelerinde,“…9 yaşındaki kız çocukları anne, 12 yaşına gelen erkekler baba olabilirler…” anlamında yorumlanan görüşlerini yayınladı.

Bu yazı basına yansıyıp tepki alınca gönderiyi silip, yalanlayarak, ‘biz böyle demek istemedik’ diye açıklamada bulunduysalar da, ‘iş işten geçmiş… cin şişeden çıkmıştı.’

Aynı diyanet, “..babanın öz kızına şehvet duyması haram değil…, telefon, faks, sms ve internet iletileriyle eşinizden boşanabilirsiniz…” diye görüş bildirmişti.

Etik olmayan, düzeysiz, sapık söylemi fetva olarak dile getiren ise maalesef diyanet.

Ahlak yoksunu sözde öğretmen, “..Beden Eğitimi dersinde eşofman giyen kız öğrencilerden tahrik oluyorum..onlara ilgi duymayan ya erkek değil, ya da Müslüman..” diyebilecek kadar soysuzlaşabilmekte.

Henüz kendi başına tercih yapma düşüncesine gelmemiş ilkokul öğrencilerine ‘başörtüsü takma partisi’ düzenlenerek çocukların ellerine, ‘şükür ki kapandım, ben de artık kapalıyım ve mutluyum…’ dövizleriyle medya gösterisine dönüştürebilmekte.

MEB ve Diyanet arasında yapılan işbirliği çerçevesinde, okul öncesi çocuklarına         “ Kuran Kursu Eğitim Programı” adıyla dini eğitim verilmesi uygulamaya konulmakta.

Tüm bunlar yapılırken eğitim bilimi, çocukların fiziksel, zihinsel, pedagojik gelişimleri dikkate alınmamakta, yok sayılmakta.

Okul spor salonları mescide çevrilmekte, öğrencilere ‘dini sohbet’ adı altında çağdışı bilgiler verilmeye çalışılmakta.

Değerler eğitimi kapsamında ‘gönüllü öğretici’ adı altında, yeterli donanıma sahip olmayan imamların derslere girmelerine izin verilmekte.

Batman Üniversitesinde bazı kız öğrenciler peçe takarak derslere girmekte.

Milli Eğitim Müdürü, “..yeni yıl kutlamaları Hıristiyan dinine ait.. Milli değerlerimize aykırı, kutlanamaz…” görüşünü resmi yazı ile okullara duyurmakta.

Son yıllarda hızla çoğalan bu ve benzeri olaylar münferit olarak düşünülmemeli.

Basına yansıyan iddialar ve aysbergsin görünen yüzü.

Milli Eğitim Bakanlığı Ensar ve Birlik Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Diyanet ile protokol yaparak, okullarda her türlü etkinlik yapmalarına izin vermekte.

Böylece yetki ve sorumluluklarının bir bölümünü devretmiş olmakta.

Bu kurumlar, eğitimin niteliğini artırmak için çaba gösterecek değiller ya.

Nasıl bir eğitim yaklaşımında oldukları bilinmekte.

Öğrencilerin arkasına sığınılarak laiklik ve bilimsel eğitime savaş açılmış durumda.

Çocuklar kirli siyaset ve düşünceye alet edilmekte.

Okullarda çağdaş düşünce, akılcılık ve bilimsellik ötelenmiş durumda.

Okul öncesi ve ilkokullar ‘sübyan mektebi’ ne dönüştürülmek istenilmekte.

Sadece çevresi ile değil, uluslar arası düzeyde rekabet edebilecek yaratıcı, bağımsız düşünceye sahip bireyler yetiştirmek bunların düşünebileceği durum değil.

Eleştirel düşünceli, sorgulayan, olayların neden ve sonuçlarının analiz sentezini yapabilen, düşünen bireyler yetiştirilmesi için eğitim vermeleri de beklenemez.

Ortaçağ dini yaşam biçimini topluma enjekte ederek biat eden, aklını kiraya veren, ‘ben bilemem büyüklerim bilir’ anlayışındaki bireyleri yetiştirmek ilk öncelikleri.

Bir dönemler merdiven altında filizlendirilmeye çalışılan, gerçekle ilgisi olmayan din, eğitim aracılığı ile çocuklara şırınga edilmeye çalışılmakta.

İlkokuldan itibaren iradesini bir başkasına ipotek veren, özgür iradesini kullanamayan nesiller yetiştirilmesi uğraşı verilmekte.

Asıl üzücü olanı veli, öğretmen ve yöneticilerin eğitimin yığınla biriken sorunlarını yok sayıp görmezlikten gelerek, bu durumlara alet olmaları, kobay olarak kullanılmaları.

Çocuklarımızı diyanet dahil olmak üzere tarikat, bazı vakıf ve derneklerden korumak birinci önceliğimiz olmalı.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ