$ DOLAR → Alış: 5,61 / Satış: 5,63
€ EURO → Alış: 6,43 / Satış: 6,45

“KEKEMELİK İÇİN TEDAVİ OLMADIM, FINDIK YEDİM GEÇTİ!”

“KEKEMELİK İÇİN TEDAVİ OLMADIM, FINDIK YEDİM GEÇTİ!”
  • 22.05.2017
  • 1.012 kez okundu

ÖZEL RÖPORTAJ VE FOTOĞRAFLAR:

           ÖZLEM ÖZSOY

İlk defa  Giresun’a gelen ve Giresun Belediyesi’nin konser amaçlı davet ettiği ünlü sanatçı Hüseyin Turan, Gündem Gazetesi Haber Muhabiri Özlem Özsoy’a konuştu.

Özel hayatından kesitlere de  yer veren sevilen sanatçı, tüm sorulara yanıt verirken mütevaziliğinden her zaman ki gibi ödün vermedi..

Türk halk müziğinin önemli seslerinden olan Hüseyin Turan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile 40. Uluslararası Giresun Aksu Festivalinin geçtiğimiz cumartesi günü konuğuydu. Bu etkinlik için şehrimize gelen Turan, birbirinden güzel olan eserlerini yaklaşık 1,5 saat sahnede kaldığı Atatürk Meydanı’nda söyledi.

Kendisini orada bekleyen binlerce müzikseverin karşına çıkan Ünlü sanatçı Turan, birbirinden güzel eserlerini Giresun halkı için seslendirdi.

Bugüne kadar yapmış olduğu albüm çalışmalarıyla Türk Halk Müziği severlerinin gönlüne taht kuran Hüseyin Turan,  o kadife sesiyle kalplere nüfus ediyor. Konser öncesi son saatini, son dakikalarını Gündem Gazetesine ayıran sanatçı, türkülerinin güzelliği kadar, kibarlığı, nezaketiyle de dikkat çekiyor. Gelin şimdi şehrimize gelen bu güzel insanı daha yakından tanıyalım.

              “İZMİR’DE BÜYÜDÜM, İZMİR’DE EVLENDİM, KIZMIN ADINI DA İZMİR KOYDUM!”

ÖZLEM ÖZSOY: “Hüseyin bey  öncelikle ilimize hoş geldiniz, bizler elbetteki sizleri tanıyoruz, ülkenin sınırlarını çoktan aşmış şöhretiniz var. Zaten  zaman zaman yurt dışındaki konser çalışmalarınızı da takip ediyoruz. Gündem Gazetesi’ne okuyucularımıza hatırlatmak adına, sizi sizden, kısaca tanıyabilir miyiz?”

HÜSEYİN TURAN: “Hoşbuldum çok  teşekkür ederim. Aslen Erzincan’a bağlı Tercan, Tercana da bağlı Beykonak köyü’nde doğdum.8 kardeşiz, küçük  yaşlarda İzmir’e geldim ve bu ilde  büyüdüm. İzmir’de okudum,İzmir de evlendim. Bu kadar İzmir’i çok seven birinin, haliyle içi dışı İzmir olunca İzmir bağlantılı Leyla İzmir koyduk.(Gülüyor)..Eşimle de çok öncelerden konuşurduk, ‘ bir kızımız olursa ismini  İzmir koyalım’diye, bu yüzden kızımın adını böyle verdik.”

ÖZSOY: “İzmir güzel  bir isim olmuş.Sanıyorum Okan Bayülgen’in kızının ismi de İstanbul. Sizden sonra sanat camiasında  bu furya devam edebilir. (Karşılıklı gülümsemeler..)”

TURAN: “Tabi ki olabilir insan sevdiği, gönül verdiği ismi koymasından daha doğal ne olabilir ki?”

ÖZSOY: “Doğru diyorsunuz,bende aslen Afyonlu olmama rağmen buraya Giresun’a gönül verince buradayım bir kaç yıldır. Peki siz Giresun’a daha önce geldiniz mi veya gezme olanağı bulabildiniz mi?  Çok değişik  sebzeler ve yeşillikler üzerine kurulu bir mutfağı  var bu bölgenin. Onlardan tatma imkanınız  oldu mu, düşünceleriniz nelerdir?”

“GİRESUN’A,20- 30 YIL KADAR ÖNCE GEÇMİŞTİM HAYAL MEYAL HATIRLIYORUM”

TURAN: “O zaman  bu akşam okuyacağım  repertuarımda Karahisar Kalesi türküsü var bunu size armağan etmiş olalım. Ben buradan yaklaşık 20- 30 yıl kadar önce geçmiştim hayal meyal hatırlıyorum. Bu ilk gelişim, bizleri Giresun halkıyla buluşturan  çok değerli insan sevgili Giresun Belediye  Başkanı Kerim Aksu’ya da teşekkürler ediyorum. Giresun’un biraz bu otel çevresinde bulunan kısmını gezebildik, burası Karadeniz’de iyi konumu olan bir yer. Umarım dokusu bozulmaz. Türkiye’nin her yerinde bunu söylüyorum,bir doku var o doku bozulursa o şehrin tadı tuzu kalmaz. Burada da o doku umarım bozulmaz. Yemeklerin tadına gelince; konser öncesi hafif bir şeyler yemeye özen gösteriyorum, hepsini tatmadım ama mesela kiraz kavurması,fındık kavurması, taflan,ve de en enteresan olanını söyleyeyim çilek çorbası içtim. Çilek çorbasını çok beğendim ilk defa duydum ve ilk defa burada içiyorum (gülüyor)..Geri kalan yemeklerini de konser sonrası tadarız. Ama hepsi sağlıklı besinler..”

ÖZSOY: “Birazda son  albümden bahsedelim istiyorum,11 solo albümünüz olan “Ya Ali- Ehl-i Deyişler” Şubat 2017 yapımı bu albüm öbür çalışmalarınıza hem içerik hem isim olarak pek benzemiyor bu  konuya biraz değinir misiniz?”

TURAN: “Bu albüm benim uzun yıllardır araya yapmak istediğim bir albümdü. Her seferinde bir repertuar çıkıyor bunu erteliyordum, en sonunda dedim ki bu çıksın önce. Diğer albümler gibi değil özel bir albüm,burada sadece deyişleri okuduk. Çünkü o kültürle büyüdüm, o kültürle beslendim. Her  zaman bir tarafımda duruyordu o zaten. Ama ben bütün Anadolu’yu kucaklayan ve Anadolu’nun her yöresinin ayrı bir güzelliği olduğuna inanan ve bunun bilincinde olan birisiyim. Her yöreyi okuyorum, her yörenin insanını bu şekilde tanıdım zaten. Bizim aslında uzun yıllardır bir misyonumuz var birleştirmek. Geldiğimiz dönemde her ne kadar ayrıştıysak da, biz yine birleştirmeye devam ediyoruz., İşte bugünde Giresundayız.Erzincanlıyım,  İzmir’de büyüdüm, İstanbul’da oturuyorum ama buradaki insanlarla da gönül bağımızın olduğunu bugün çok daha iyi anladım. Doğru yolda gittiğimin de teyiti oldu bu bir anlamda. Anadolu   bambaşka bir yer, bu deyişlerde  ben o büyüdüğüm, yoğrulduğum, beslendiğim o kültüre  vefa ve hizmet anlamında bir albüm yaptık.”

SANATÇI TURAN,KIZININ DOĞUMUNDAN SONRA KONUŞMA

AKSAMASININ DÜZELMEYE BAŞLADIĞINI SÖYLEDİ

ÖZSOY: “(Esprili bir şekilde konuşma aksamaları üzerinden takılıyoruz..)Bu arada    etkileyici ve de uzun bir cevap verdiniz, bunları bir çırpıda söyleyiverdiniz. Hiç kekelemeden duraksamadan, konuşmanız düzelmiş, tedavi mi oldunuz nedir, bunun sebebi?”

TURAN: “Fındık yedim geçti, bol bol fındık yiyiniz (Kahkaha atıyor..) Ben kekemelik tedavisi olmadım, gerekte duymadım. Benim mesleğime  türkü söylememe engel olmuyor ayrıca bana bir ayrıcalık kattığına da inanıyorum. Kızım doğduktan sonra  biraz daha dikkat etmeye başladım, akıcı ve hızlı hale geldi ama geçmedi.”

ÖZSOY: “Bu arada  etkileyici ve de uzun bir cevap verdiniz, bunları bir çırpıda söyleyiverdiniz hiç kekelemeden duraksamadan, konuşmanız düzelmiş tedavi mi oldunuz nedir bunun sebebi?”

TURAN: “Fındık yedim geçti, bol bol fındık yiyiniz (gülüyor) ben kekemelik tedavisi olmadım, gerekte duymadım. Benim mesleğime türkü söylememe engel olmuyor ayrıca bana bir ayrıcalık kattığına da inanıyorum. Kızım doğduktan sonra  biraz daha dikkat etmeye başladım, akıcı ve hızlı hale geldi ama geçmedi.”

ÖZSOY: “Konser saati geldi orkestranızın akord ayarlarını bile duyuyoruz, sizi daha fazla yormayalım bize söylemek istediğiniz son mesajınızı alalım.  Bize bu yoğun temponuzda zaman ayırdığınız için  Gündem Gazetesi olarak teşekkür ederiz. Başarılarınızın devamını dileriz.

TURAN:  “Ben teşekkür ederim. Tek hedefim; Anadolu’nun en değerli hazinelerinden olan türkülerimizi doğru icra edebilmek ve halkımızla paylaşabilmek. Türküler birlikte yaşamayı hoşgörüyü insan olmayı anlatır. Neşet Ertaş’ın dediği gibi  ‘Nerde bir türkü söyleyen görürsen yanına otur, çünkü kötü insanların türküsü yoktur’.”

HÜSEYİN TURAN’IN İŞTE ÖZGEÇMİŞİ

Erzincan‘ın Tercan‘a bağlı Beykonak köyü’nde 8 kardeşin beşincisi olarak dünyaya gelen Hüseyin Turan, ilkokul ikinci sınıfa kadar yaşamını burada   sürdürdü. Ardından ailesiyle birlikte İzmir‘e yerleşti. Lise yıllarında bağlamayla tanıştı. Bağlamayla birlikte halk oyunlarına da ilgi duydu ve bu alanda eğitim aldı.

 

Hüseyin TuranEge Üniversitesi Halk Oyunları Ekibi‘yle birlikte katıldığı Üniversiteler Arası Halk Oyunları Yarışmaları’nda üç Türkiye Birinciliği ve Ege Üniversitesi Türk Halk Oyunları Bölümü‘yle birlikte katıldığı, Polonya’nın Zakopane kentinde düzenlenen yarışmada da Dünya Birinciliği elde etti.

1985‘te Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Meslek Yüksek Okulu Muhasebe Bölümü’ne girdi. Üç sene burada öğrenim gördü, ardından Ege Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuar’ını kazandı. Müzikal yaşamına üniversite yıllarında ağırlık verdi. Konservatuardan önce düğünlerde çalan bir grubun solisti olan Turan, konservatuar okurken bir grup arkadaşıyla birlikte Grup Laçin‘i kurdu; Grubun 1995 yılında Barış Müzik‘ten yayınlanan “Türkü’den Sevgiye” ve 1996 yılında Duygu Müzik‘ten yayınlanan “Doğaçlama Yürek” albümlerinde tar, bağlama ve solist olarak yer aldı. Daha sonra gruptan ayrıldı ve 1996 yılında İstanbul‘a taşındı.

 

1997‘de ilk solo albümü Hüseyin Turan‘ı, 2000 yılında ikinci albümü Aklıma Düştü Gözlerin’i Bay Müzik’ten yayınladı. Bu albümlerin ardından 2002 yılında Turna Sesi, 2004 yılında Hoş Geldin, 2005 yılında Kilit, 2007 yılında Adı Karanfil, 2010 yılında Leyla Nefesi albümlerini Seyhan Müzik etiketiyle yayınlayan sanatçının 2012 yılında yayınlanan albümü “Dolu” 2014’de yayınlanan albümü “Süveyda” 2016 yılında yayınlanan 20. Yıl Özel Albümü “Ki” ve 2017 yılında yayınlanan, deyişlerden oluşan “YAAli / Ehl-i Deyişler” albümünü kendi kurduğu firması Doğaç Müzik etiketiyle yayınlandı.

 

2010 yılında TRT  Müzik kanalında, canlı yayında konuklarını ağırladığı, canlı performansların yer aldığı Karanfil adlı programı hazırlayıp sundu. 2013 yılında Trt Türk kanalında, repertuarı izleyicilerin belirlediği Dilek Ağacı adlı programını Emel Taşçıoğlu ile birlikte hazırlayıp sundu..

Onur Ünlü‘nün senaryosunu yazdığı, yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği 2014 yapımı, polisiye komedi türünde sinema filmi İtirazım Var’da küçük bir rol aldı, ayrıca filmde Eşrefoğlu Al Haberi ve Ah Bana Bana adlı türküleri seslendirdi.2015 yılında Karnaval Medya Grubu bünyesindeki Halk Müziği radyosu Gönül‘de, usta yorumcuların konuk olarak ağırlandığı ve canlı performansların yer aldığı “Hüseyin Turan ile Gönülden” adlı programını Çetin Erker ile birlikte hazırlayıp sundu.Evli ve Leyla İzmir adında bir kız çocuğu babasıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ