$ DOLAR → Alış: 3,85 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,52 / Satış: 4,54

TAŞERON İŞÇİLER İŞ BAŞINA

Ali Zafer TOPŞİR
Ali Zafer TOPŞİR
  • 05.03.2016
  • 466 kez okundu

Devlete bürokratlar tarafından taşeron işçiler alınırken bunun doğru olmadığını söylediğimizde arkadaşlarımız bizlerle günlerce tartıştı. O günün şartlarında siyasileri de yanlarına alarak destek buldular ve devlete bir milyona yakın taşeron işçi alındı.

Ancak taşeron işçiler tarafından açılan binlerce dava ile büyük sıkıntı yaşayan Çalışma Bakanlığı, bu sorunu çözmek için çalışmalar yaptı. Bu çalışmaların neticesinde bakanlık, taşeron işçileri ya mahkeme kararları doğrultusunda kadroya geçirecek ya da tazminatlarını ödeyip hepsini çıkartacaktı.

Öncelikle Anayasa’nın 128. Maddesi’nin 1. Fıkrası’nda; Devlet’in, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği belirtilmiştir.

Yine, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2. Maddesi’ne göre;

İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.

Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

 

Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez denilmektedir.

Evet, taşeron işçilerin görev yaptıkları kamu kurumlarına kamu çalışanı olarak atanmaları gerektiğine dair, geçtiğimiz günlerde iş mahkemelerince verilmiş mahkeme kararları mevcuttur. Bu kararlar temel olarak 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2 ve 3. Maddeleri, Yargıtay Yerleşik İçtihadı ile 5538 Sayılı Yasa’yla İş Kanunu’nun 2. Maddesi’ne eklenen 8 ve 9. Fıkraları ve ülkemizin de taraf olduğu Anayasamıza göre kanunlarında üstünde olan 94 Sayılı İLO Sözleşmesi’nin 2. Maddesi hükümlerini dikkate alınarak verilmiştir. Bu kararlar neticesinde Karayolları Genel Müdürlüğü 6000 civarında taşeron işçiyi işe almış ve 4000 civarında daha taşeron işçiyi aslı işe almak için kadro istemiştir.

Mahkemelerin hukuki olarak dayandığı bu yasalardan taşeron işçilerin kurumların yardımcı ve destek işlerinde çalışabileceğini, kurumların asıl işlerinin asıl kurum çalışanları tarafından yerine getirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu bağlamda taşeron işçiler mahkeme tarafından asıl işi yapan kamu çalışanları gibi değerlendirilerek, işe başladıkları tarihten itibaren asıl işveren olan,  kamu kurumunun işçisi sayılması kararına varmıştır.

Söz konusu İLO Sözleşmesi, Anayasamızın 90. Maddesi’ne göre onaylanmış olup, iç hukuk kuralı olarak kabul edilmiştir. Yine Anayasamıza göre kanunlarında üstünde olan İLO Sözleşmesi hükümleri ile iş kanununda yapılan düzenlemeler birbirine aykırıdır. Bu düzenlemelerin Yargıtay içtihatları ve taraf olduğumuz İLO Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda açıkça muvazaalı olduğu anlaşılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa, Yasa ve İLO Sözleşmeleri’ne göre devlette taşeron işçi çalıştırılamaz. Çalışanlar hukuki haklarını takip ettiklerinde devletin asli elemanı sayılırlar. Anayasa, Yasa ve İLO Sözleşmeleri değişmediği sürece böyle olduğu bilinmelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ