YAZIMI KIŞA ÇEVİRDİN - Giresun Gündem - Giresun Gündem
$ DOLAR → Alış: 6,54 / Satış: 6,57
€ EURO → Alış: 7,46 / Satış: 7,49

YAZIMI KIŞA ÇEVİRDİN

Ali Zafer TOPŞİR
Ali Zafer TOPŞİR
  • 27.12.2015
  • 198 kez okundu

70’ li yılların sonları, İran İslam devrimi olmuş, şahlık rejimi yıkılmış, artık özgür bir ülke olarak dünyaya örnek olacak bir ülke İran. İlim, fen, sosyal adalet, katılımcılık, özgürlük, vefa, insanlık gibi kısaca tüm İslami değerlerin insanlığa sunulduğu yüce meymar Ömer Bin Abdülaziz döneminin tekrar sunulacağı dönemin gelişi, biz İslami düşünenleri mutlumu mutlu etmeye yetmişte artmıştı bile. Ne büyük hayaller kurar olmuştuk Müslümanların ve dünya insanlarının kardeşliği ve mutluluğu üzerine. Bahar gelip çiçekler açacaktı İslam toplumlarının dağlarında, yeni farabiler, el Cabirler gelecekti, Mevlanalar Afganistan’dan gelip Konya ovasına kurulacak ve tüm dünyayı kardeşliğe çağıracaktı. Moğol yağmacılarından daha beter olan emperyalist yağmacıları kim durdurabilirdi. Artık yunusların ,keremlerin sevda günü yaklaşmıştı.

Ancak emperyalizm, İran devriminin başına Saddam belasını sarmıştı ve ülke kaos içerisine düşürülmüştü.İran ve Irak olanca güçleriyle uzun yıllar birbirlerini perişan ettiler.Bu dönemde emperyalizmin Doğu blok ülkesi de İslam’ın ana merkezlerinden biri olan Afganistan’ı işgalden geri durmamıştı.Demek ki Rusların sıcak denizlere inme günleri gelmişti kendilerince.Ülkemizde ise 12 eylül günleri başlamıştı. Ayrıca ülkemizde bölücülük unsurlarının ortaya çıkışı da o dönemlere rastlamaktadır. Tüm bu olaylar yeni bir dönemin başlangıcının işaretleri gibiydi. Birlikte yaşadık olanları… ve yaşamaya devam ediyoruz.

Rusya tarafından seksen sonlarında işgal edilen Afganistan’dan önce Ruslar gittiler sonra Mücahitler, daha sonra Taliban en sonunda da Afganlılar gittiler ve ülkeye ABD isimli emperyalist hakim olmuş durumda. Eğer, ülke dünyanın en büyük uyuşturucu üretim merkezi ise bunun sebebi Mazlum Afganlı kardeşim değil ülkeyi bu hale getiren emperyalistlerdir.Şu iyi bilinmelidir ki emperyalistlerce Afganistan’da pişirilen zehirli çorba kaşıkla  İslam ülkelerine dağıtılır ve ulaştırdıkları ülkeleri zehirlerler.En son El kaide denilen zehirli virüs ve İslam adına insan öldüren yapıların üretim merkezi ne yazık ki Afganistan’dır.Şu da bir gerçektir ki Afganistan-Kırım hattına hakim olan bölgeye her zaman hakim olmuştur.Kırımı kaybeden Osmanlı çökmüş,Afganistan bağımsız olduktan sonra da Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.

70’li yıllarda İslami kesime yeni bir umut olarak ortaya çıkan İran ise İslam’ın Ömer Bin Abdülaziz anlayışından uzak, mezhep saplantılarıyla hareket etiğinden statükonun temel yapısını oluşturmuş,yıllarca sadece sözde İsrail karşıtlığı yapmış,geçen bu şüreçte ilim,fen,sosyal adalet,özgürlük,İslam kardeşliği,katılımcılık,vefa gibi İslami değerlerde ne yazık ki dünyaya örnekler sunamamış ve bunca zaman boşa gitmiştir.

Ülkemizde ise gerici-yobaz ve irticacı ötekileştirmelerine karşın 28 şubat döneminde bir bütünlük ortaya koyan İslami yapı  süreçte tüm amaç iktidar olmakmış gibi bir anlayış sergileyerek yeni bir şey üretememiş ve üretememektedir. Dumura uğratılmış bir hali vardır.İnsan sabahlara kadar tartıştığı, çözümsüz konular üzerinde fikir yürüttüğü geçmiş günleri özlemiyor değil.

Afganistan perişan, iç barış sağlansa bile 50 yılda zor kendine gelir,İran mezhep sarmalından zor kurtulur ve orası artık statüko merkezidir,Irak daha uzun yıllar iç savaşa devam eder,Suriye şimdilik Rusya tarafında kalmış görünse de sonu nereye varacak belli değil,72,5 milletten oluşan Rusya ve ABD de bölücülük yok ancak kalkınmaya uğraşan Müslüman ülkelerin bölücülük sarmalına düşmeleri öngörüsüzlükten olsa gerek.Mezhep konusunda ise, İslam ülkeleri akılsız davranarak mezhepsel bloklaşmaya doğru ilerliyorlar.Oysa Arapları islamın şemsiye devleti Osmanlıdan koparan en büyük etken Vahhabi bölücülüğü. Osmanlılarla olmayı bırakıp İngilizlerle birlikte olmaya yelken açan Araplar ayrıldılarda çok mu iyi ettiler. Şimdilerde ise Suriye-Irak-İran-Afganistan aksına şii; Suudi Arabistan-Katar-Mısır –Türkiye hattına da Sünni bir çatışmacı yapı yerleştirmeye çalışan emperyalistlerin tuzakları  inşallah kendi başlarına geçer. Belki de temel amaçları Türkiye-İran çatışmasını sağlamak olabilir.

Gelinen noktada cin şişeden çıkmıştır. Medeniyetler arası çatışmayı savunanlar İslam ülkeleri arası ve daha da dar anlamda İslam ülkelerinde iç çatışmayı körükleyip başarılı olmuş görünmektedirler. Afganistan’dan sonra Irak-Suriye-Libya gibi İslam ülkeleri  mutlu yaşanamaz ülkeler haline gelmişlerdir.Emperyalistler, İslam ülkelerinin ırki ve mezhebi eksenlerde iç savaşa yönelebileceklerini görmüştür.

Afganistan da dini bir savaş yoktur,onların mücadelesi Peştun-Tacik eksenindedir.Irakta savaş ırk ve mezhep eksenine yıkılmıştır.Yemende savaş mezhep eksenininde olup Suudi Arabistan da üç gün içerisinde bu sarmalın içine düşebilir ki petrol bölgeleri genelde Suudi Arabistan’ın şii bölgelerinde bulunmaktadır.Ayrıca Rusya ülkelerin içerisinden ekip bularak  emperyalist anlayışını yaygınlaştırma çabasındadır. Nitekim işgalciliğini Kırım,Gürcistan ve Suriye de göstermiştir.

Çözüm İslam ülkelerinin  emperyalistlerin oyununa düşmeden Ömer Bin Abdülaziz yoluna girmelerindedir. Eğer böyle bir şey olsun, aydınlığın gelişiyle karanlığın kaybolması gibi hakkın ve hakikatin önünde hiçbir kötülük duramaz.Aksi durum Müslüman ülkelerin ve Müslümanların felaketi olur, benden söylemesi.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ