$ DOLAR → Alış: 5,73 / Satış: 5,75
€ EURO → Alış: 6,33 / Satış: 6,36

19 Mayıs 1919, Samsun, Anadolu’ya Doğan Güneş

Hüseyin TATAR
Hüseyin TATAR
  • 20.05.2019
  • 4.324 kez okundu

Biz Anadolu’ya ne silah, ne cephane götürüyoruz; biz ideal ve iman götürüyoruz.
Bugün Samsun’dan Anadolu,ya bir güneş doğmak üzere yola cıktı. Mustafa Kemal ve 18 askerle beraber 16 Mayıs 1919 tarihinde öğle üzeri İstanbul’dan Samsun’a doğru yola çıkar. İstanbul, İzmir Anadolu’nun bir çok köşesi işgal altında.
Milli mücadele ateşinin Anadolu’da ateşlendiği gündür Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN ”geldikleri gibi giderler ”sözünü söylediği bugün benim doğum günüm dediği gün…
Samsun’da başlayan bu ateşin İzmir’de düşman ordusunun denize dökülerek tamamlandığı bir süreçtir…
Mustafa Kemal’in adını Anadolu bu coğrafya bu millet yüreğine altın harflerle yazmıştır…
Atatürk bugünü Büyük Nutuk’ta anlatırken; “1919 yılı Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım” diye başlar ve 16 Mayıs’ta İstanbul’da Bandırma vapuruna bindikten sonra Kız Kulesi açıklarında aranmasını takiben düşman zırhlıları arasından geçerken, güvertedekilere “Biz Anadolu’ya ne silah, ne cephane götürüyoruz; biz ideal ve iman götürüyoruz” diye sürdürür.
Atatürk’ün Anadolu merkezli Millî Mücadele fikri “İstanbul’da doğmuş, Samsun’da olgunlaşmış, Amasya’da ise uygulanmaya başlanmıştır” ve sırasıyla Erzurum ve Sivas kongrelerini yaparak başkan seçilmiştir.
19 Mayıs 1919, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilelebet payidar kalacak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yoluna çıktığı kutlu gündür.
Samsun’da tutuşarak tüm Anadolu’yu aydınlatan kurtuluş meşalesinin yandığı mutlu gündür. 19 Mayıs 1919,Samsun Anadolu,ya doğan güneştir.
19 Mayıs 1919 Ülkede umutların tükenmeye başladığı anda O; “Türk Milleti için bağımlı yaşamaktansa ölmek daha iyidir” diyerek Samsun’a çıkar ve Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesini ateşler. Ve bu millet Atatürk’e öyle inanır ki; Onunla birlikte Anadolu’nun her karış toprağında destanlar yazarken esaret altında kalamayacağını, kutsal vatan toprağının işgal edilemeyeceğini yedi düvele haykırır.
Türkiye Cumhuriyetine giden yolda 19 Mayıs, Türk tarihinde önemli bir mihenk taşıdır. Çünkü bir yanda silinmek bir yanda da ilelebet yaşamak vardır ulusun kaderinde. İşte bu yüzden Cumhuriyetimiz kurulduktan sonra Atatürk, 19 Mayıs gününü doğum günü olarak kabul etmesi işte bu yüzdendir.
19 Mayıs 1938 yılından beri Milli Bayram olarak kutlanan bu anlamlı gün için Mustafa Kemal Atatürk, “doğum günüm” diyecekti.
Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da, 9. Ordu Müfettişi sıfatıyla Samsun’a gelir gelmez Havza’da Osman Ağa ile görüştüğü anlatılır.
Samsun’dan Havza’ya geçen Mustafa Kemal Atatürk’e “Emrinizdeyim Paşam” diyerek Milli Bağımsızlık Savaşı’na büyük bir anlam katmıştı Topal Osman Ağa .
19 Mayıs, İstiklal aşkıyla tüm dünyaya destanını duyuran nice kahramanın, “Ya istiklal ya ölüm diyen: Antepli Şahinlerin, Sütçü İmamların, Hasan Tahsin’lerin, Seyit Onbaşıların, Atatürk’ün yaktığı özgürlük ateşidir.
‘Şüheda, toprağı sıksan şüheda…” diyor ya şair. İşte tam da öyle memleketimizin dört bir yanı. Antep’i Şahin Bey’ler Gazi, Maraş’ı Sütçü İmamlar Kahraman yaptı. Ege’de efeler, Erzurum’da Kara Fatmalar savundu haysiyeti. Topal Osman Ağa da Giresun ve çevresinde efsane olmuştu.
19 Mayıs 1919. Anadolu’nun her bölgesinde işgal zulmünü yaşayan halk, Ata’sının etrafında birleşti. Atatürk istiklal meşalesini yaktığında, uzun savaşlardan çıkmış Anadolu halkı, imkânsızlıklar içinde yorgun, bezgin, en önemlisi de moralsizdi. Yeni bir savaşa hali kalmayan millet, işgalcilerin zulümlerine karşı canını ve namusunu korumak için, direnmeye başladı. Bölgesel direnişler sonucu Kuvva-yı Milliye ortaya çıktı. Toprakları için, milli ve dini değerleri için canını yok sayarcasına çarpışan Anadolu insanı, 19 Mayıs ateşiyle Atatürk’ün liderliğinde, Milli Mücadeleyi başlattı.
Anadolu’da yaşanan işgaller, zulümler ve çaresizlik karşısında teslim olmayı düşünmeyen onurlu Türk Milleti, yurdunu kurtarmak için, kaderiyle baş başa kalmıştı.
Küllerinden doğmuş bir Milletin, Emperyalist güçlere karşı koymuş ve devlet olmuş bir milletin Kurtuluş tarihini çok iyi okuması ve anlaması gereken bir kahramanlık destanına sahip bir milletiz.
Bu bağlamda; M. Kemal ATATÜRK’ÜN “Milli irade kendi istikametinde bir nehir gibi coşup taşacaktır. Mücadeleyi her noktasından düşünerek kabul etmiş bulunuyoruz.
Memlekette umduğumuz milli uyanış ve coşku hâsıl olmuştur. Sadece dayanıklı olmak ve vazifede kusur etmemek temel şarttır.” Sözü kulaklara küpe olsun…
Bu milletin mücadelesi bayrak, bayrak Anadolu’nun en ücra köşesinde dalgalanırken her karışı şehit kanıyla sulanmış bu topraklarda açan gelincik çiçekleri ve beyaz papatyalar, ay yıldızlı al renkli Bayrağı Anadolu’da sessizce haykırması da ayrı bir güzeldir baharda. Anadolu’ya gelen baharla, Bandırma Vapuru, yurdun dağında taşında çiçek açtırmıştır.
Türk Milletinin ve geleceğimizin teminatı gençlerimizin bayramını kutluyor bu eserin mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, kurucu kahramanları ve aziz şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyorum.”
O yüzden 19 Mayıs Gençliğe Bayram oldu. 19 Mayıs da Milli Mücadelenin ruhu oldu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ